• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 1 °C

Körfez İlçesi’nin bitmeyen derdi ve Kızılkaya’da bir öğle yemeği

M.Tanzer Ünal

Önceki gün Körfez programı yaptım.
Saat 11.00’de, yeni İl Emniyet Müdürü Hulusi Çelik’e “hoş geldin” ziyaretine gideceğim.
Oradan çıkıp Körfez Ticaret Odası Başkanı Mustafa Efe’ye uğrayacağım.
Öğle yemeğini de Körfez’de yiyeceğim.
*******
Programı aynen uyguladım.
Emniyet müdürümüzle yarım saat kadar sohbet ettik.
O beni tanıdı, ben kendisini…
İlk izlenimim, olumlu…
Bilirsiniz, aksi olsaydı, onu da yazardım.
Ortak dostlarımızdan “iyi şeyler” duymuştum.
İnşallah “iyi hizmetlerini” görürüz.
Umarım…
Emekli olan Yusuf Çalkavur gibi…
Hulusi Çelik de hizmet dönemini tamamladıktan sonra aramızdan “iyi izler” bırakarak ayrılır.
********
Emniyet müdürlüğünden çıkarken, görevli polise, Ticaret Odası’na nasıl gidebileceğimi sordum.
Biraz yol bulma sorunum var da…
Yeni açıldığında bir kez gitmiştim, ama bulabilmem imkansız.
“Yan yoldan git, TEM gişelerinin biraz ilerisinde…”
Girdim yan yola…
Girdiğim yol, dümdüz “yan yol” olarak devam etmiyor ki!
Yukarı sap, aşağı in, tekrar kendimi ana yolda buldum.
Derken, TEM gişeleri geride kaldı.
İleride bir benzinciye sordum, “Çok gelmişsiniz, şuradan geri dönün, önce kaymakamlığı, sonra ilçe emniyet müdürlüğünü göreceksiniz, hemen yanında” dedi.
Geri döndüm, biraz sonra yan yol “çıkmaz yol” oldu…
Dönmek mümkün değil, geri geri geldim.
Toprak bir yola girdim, gittim gittim, tekrar aşağı indim.
Hah, işte kaymakamlık!
Burası da ilçe emniyet müdürlüğü…
Oda binası göründü, ama girişi nerede?
Bir yol var, TEM’e çıkıyor.
Meğer o yoldan Oda binasına giriliyormuş.
İkinci kata çıktım, Başkan Mustafa Efe makamının girişinde bir beyle konuşuyor.
Tanıştırdı…
“Ahmet Kırcı, yönetim kurulu üyemiz…”
İçeri geçtik…
Ben, çektiğim yol çilesinden öfkeliyim.
“Dedim,” arkadaş “bana yolların böyle olduğunu neden söylemedin?”
Mustafa Efe güldü…
“Özellikle söylemedim, bir gazeteci olarak halimizi gör diye…”
Gerçekten çekilecek gibi değil.
Körfez halkı bu çileyi her gün nasıl çekiyor?
Hele dışarıdan gelen biri, Körfez’de gitmek istediği adrese nasıl ulaşır?
İnsan kafayı yer, inanın!
*******
Mustafa Efe, Ahmet Kırcı, üçümüz bir saatten fazla sohbet ettik.
Savaş ihtimali…
Piyasalar…
Siyasi durum…
Yaklaşan Oda seçimleri…
Birer cümleyle anlatayım.
Suriye ile savaş ihtimalinin artmasından tedirginler.
Piyasada “ödeme sıkıntısı” olduğunu söylüyorlar.
Siyasette “kırılma” beklemiyorlar.
Oda seçimlerinde, “gecikme ihtimali” üzerinde duruyorlar.
*******
Sohbetin sonu yok!
“Yemeğe çıkalım” dediler.
Körfez’de nerede yemek yenir?
Kızılkaya’da…
Epey oldu gitmeyeli.
İnşallah Arif Bey de orada olur, laflarız.
Sağlık sorunu vardı, inşallah iyileşmiştir…
Yan sokağa park ettik, Kızılkaya’nın önüne geldik.
Her zamanki gibi tıklım tıklım…
Sekiz on kişi içeri giriyor, sekiz on kişi dışarı çıkıyor…
İşte girişte Arif Bey.
Kucaklaştık…
Geçirdiği ciddi hastalık biraz yıpratmış.
Ama keyfi yerinde.
Her zamanki gibi yüzü gülüyor.
Burası Kızılkaya’nın yeni yeri.
Depremden sonra yapıldı.
Altı lokanta, üstü otel…
Bir anda 400 kişi yemek yiyebiliyor.
Aklınıza gelebilecek her türlü kebap…
Pide çeşitleri…
Yaprak döner…
Her gün 16 çeşit ev yemeği…
Çok özel tatlılar…
Bu konsepte bir lokanta İzmit’te yok.
Çınar da çok güzel, ama tarzı başka.
Sabahtan akşam 10’a kadar açık.
*****
Pencere kenarında bir masa hazırladılar.
Daha sipariş vermeden masa donatıldı.
Kuru patlıcan dolması…
Domates ve kabak dolmaları…
Mis gibi Çayeli kuru fasulyesi…
Yoğurt…
Acılı soslar…
Tadımlık bunlar…
Sonra siparişimiz geldi.
Nefis yaprak döner…
Rejimdeyim, yine de dayanamayıp yedim.
Akşama nasıl olsa dengelerim.
Böyle bir yeme içme yerine sahip oldukları için Körfez halkını kıskandım.
Bu duygularımı Arif Bey’e açtığımda, müjdeyi verdi:
“İzmit’te de düşünüyoruz… Görüşme halindeyiz. İnşallah 1000 metrekare bahçeli bir yer olacak…”
Çok sevindim.
İzmitliler adına sevindim…
*******
Kızılkaya, “toplu yemek” hizmeti de veriyor.
Sanayi kuruluşlarına, okullara, yurtlara…
Günde 7 bin kişiye…
Arif Bey, bütün bu hizmetleri yürütürken yalnız değil.
Çocukları büyümüş, işin başına geçmiş.
Onlarla da tanıştım.
Nurten Kızılkaya…
İlker Kızılkaya…
Salih Kızılkaya…
Maşallah babalarının “eli kolu” olmuşlar…
Yılların yorgunu Arif Bey’in, anladığım kadarıyla, gözü arkada değil.
Ne büyük mutluluk!
*******
Daha sık görüşmek üzere veda ettim.
Arabaya binerken, İzmit yönüne nasıl çıkacağımı sordum.
Yollar değişmiş…
Viyadükler, Körfez’i perişan etmiş.
İlçeyi “Berlin Duvarı” gibi ikiye ayırmış.
Belki “Berlin Duvarı”ndan daha beter!
Söylemediler…
“Sen gazetecisin, yolunu kendin bul ve çektiğin çileyi yaz!” dediler.
İşte ben de yazdım.
Şunu söyleyeyim, çekilecek çile değil!

Bu yazı toplam 1524 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim