• BIST 87.765
  • Altın 145,713
  • Dolar 3,5904
  • Euro 3,8155
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 11 °C

Körfez İlimtepe’den yükselen “elektrik” feryadı

M.Tanzer Ünal

Bu nasıl iş, bir bilen varsa söylesin!

Hani artık sorun kalkmıştı?

Hani Kocaeli’nin elektrik verilemeyen hiçbir yeri yoktu?

Demek biz işlerimizi üstünkörü yapıyoruz.

Baştansavma…

Çoğunluğun sıkıntısı yok mu? Yok…

Azınlığın durumu önemli değil.

Bağıran, bağırsın!

                                               ********

Önceki akşam eve geldim, gönderilen maillere göz atıyorum.

Saat 19.18’de çekilen bir mesaj, dikkatimi çekti.

Okuduklarıma inanamadım.

Körfez İlimtepe’den bir okurum feryat ediyor.

Oturduğu sitede 29 Aralık’tan buyana elektrikler yokmuş.

80 yaşındaki babasının küçük evine sığınmak zorunda kalmış.

Yaşadıklarını “zulüm” olarak niteliyor.

Okuyalım!

“Sayın Tanzer Ünal beyefendi, yazılarınızı günlük olarak takip eden bir İzmitli olarak sesimizi ancak sizin duyuracağınıza inanıyorum.  Ben Osman Esen, yaklaşık 1,5 yıldır  Körfez İlimtepe 33.Sokakta bulunan  Orhankent sitesinde oturuyorum. 29 Aralık 2016 sabah saat 06:00 civarından bu yana elektrik kesintisi yaşıyoruz. Sitemizde 62 adet  yapı mevcut. Onlarca aile 1 haftadır SEPAŞ’ın zulmüne maruz kaldık. Türkiye’nin en fazla katma değer üreten ilçesinde büyük bir  rezalet yaşanıyor. Hiçbir yetkili de neler oluyor kardeşim demiyor. Ey SEPAŞ nedir bu rezillik? İnsanlar 99 depreminde bile bu kadar mağdur edilmedi diye bizim adımıza SEPAŞ’tan hesap soracak yetkili yok. Şayet hava şartları ve yağış sebep olsa bu kesintiye o zaman hiçbir kayak merkezinde elektrik olmazdı. Beceriksizliklerini örtmek bu kadar kolay olmamalı. Ben 1 haftadır ( 5 kişilik ailemle sığındığım ) 80 yaşındaki babamın küçücük evinde 7 kişi yaşamaya çalışıyorum. Peki, babam burada yaşamasaydı bu kış  kıyamette nerede kalacaktım? Nitekim gidecek yeri olmayanlar evlerine soba kurup mum ışığıyla oturuyorlar.  Bizlerin çektiği maddi ve manevi kayıplarımı kim karşılayacak? Otelde kalsaydık  masrafını kim karşılayacaktı? Bu şehir bu şekilde yönetilmeyi hak etmiyor. Resmi yetkililer, siyasiler bu şirketten bu rezilliğin hesabını sormalı. İlk iş olarak ellerinden tüm yetkilerini alıp TEDAŞ'A devretmeli. Saygılarımla…”.

 

Evet, bir yetkili çıkıp da cevap versin

Osman Esen adlı okurumun feryadını okudunuz.

Bir gün değil, iki gün değil tam 7 gündür bu kentte yaşayan bir vatandaş, devletimizin bir vatandaşı, elektriksiz.

Sadece bir kişi değil, Orhankent’teki 62 konutta oturan 200-250 kişi karanlıkta!

Kim bilir sadece Orhankent değildir, çevresindeki site ve münferit konutlarda da elektrik yoktur.

Yazık değil mi bu vatandaşlara?

Onlar insan değil mi?

Onlar vatandaştan sayılmıyor mu?

Onlar vergi vermiyor mu, vatandaşlık görevlerini yerine getirmiyor mu?

Bir yetkili çıkıp da vatandaşın deyimiyle “bu zulme” bir açıklık getirsin!

Batının en gelişmiş kentinde mi, yoksa doğunun geri kalmış bir kentinde mi yaşıyoruz, bilelim.

 

Halil İnalcık Hoca’nın söylediği…

Halil İnalcık, ülkemizin yetiştirdiği değerli bir tarih profesörü…

Daha yeni, 25 Temmuz 2016 tarihinde, 100 yaşında kaybettik.

Hoca, hayata gözlerini yummadan önce, ülkemizin yaşadığı sıkıntılar konusunda şunları söylemişti:

“Karamsarlık korkaklıktır. Türkiye büyüktür. 1500 yıllık bir tarihimiz var. Canımızla başımızla bu büyüklüğü devam ettirmeliyiz. Bırakıp kaçmak ihanettir bence. Eğer noksanlar varsa gidermeye uğraşmalıyız. Bu devletin tarihine yakışır şekilde yaşamalı ve çok çalışmalıyız.”

Hocamızın söyledikleri, bizlere bir öğüt!

Harfiyen yerine getirmeliyiz.

Halil İnalcık’in bu öğüdünü twitter hesabından paylaşan Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü’ye teşekkürler.

 

Enflasyonda istikrar

Biliyorsunuz, devlet yönetimlerinde istikrar çok önemli.

Siyasal istikrar…

Ekonomik istikrar…

İstikrarlı gidersek sorun yok, istikrardan saparsak sorun başlıyor.

Biz, Allah’a şükür, her türlü ekonomik konuda istikrara sahibiz.

Buna “enflasyon” konusu da dahil.

“Enflasyonun da istikrarı olur mu?” demeyin, neden olmasın, bal gibi olur!

Şöyle…

Türkiye, 2001 yılında büyük bir ekonomik kriz yaşamıştı.

Enflasyon, yüzde 68.53 idi.

Ekonominin başına Kemal Derviş getirildi, “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı” uygulandı ve ekonomi kendini toparlamaya başladı.

2002 yılında enflasyon yüzde 29.75’e düştü.

AKP, Kasım 2002’de iktidara geldi ve Derviş’in programını uygulamaya devam etti.

2003 yılında enflasyon yüzde 18.36’ya geriledi.

2004’te enflasyonda tek haneyi gördük, yüzde 9.32…

Enflasyonun 2005 sonrası seyri ise şöyle:

*2005’te yüzde 7.72…

*2006’da yüzde 9.65…

*2007’de yüzde 8.39…

*2008’de yüzde 10.06…

*2009’da yüzde 6.53…

*2010’da yüzde 6.40…

*2011’de yüzde 10.45…

*2012’de yüzde 6.16…

*2013’te yüzde 7.40…

*2014’te yüzde 8.17…

*2015’te yüzde 8.81…

*Ve 2016’da yüzde 8.53…

İstikrarı görüyor musunuz?

Enflasyonda tam 2004 yılındaki yerdeyiz.

13 yıl önce bulunduğumuz yerde…

2004 enflasyonu yüzde 9.32 idi, bugün 8.53…

Aradaki fark, “bir arpa boyu” değil!

Ne diyelim, istikrarlı bir enflasyonumuz var.

Düşürmeyi başaramıyoruz, ama Allah var, yükselmesine de izin vermiyoruz.

İstikrar iyidir, iyi!

Bu yazı toplam 1471 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
mpolat
06 Ocak 2017 Cuma 12:27
12:27
bende orhankent sakiniyim 1 hafta üzerine elektrik verildi psikolojimizi bozdular aile fertleri hasta çocuklarımız okullarından geri kaldı tamda sınav haftası bu çektiğimiz çilenin hesabını soracak bir vatan evladı yokmu
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim