• BIST 107.115
  • Altın 143,813
  • Dolar 3,5581
  • Euro 4,1457
  • Kocaeli : 26 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 26 °C

Körfez köprüsünden geçerken bu yazdıklarımı hatırlayın

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, bugün kentimizde önemli bir açılış töreni var.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada…

Başbakan Binali Yıldırım, burada…

Bakanlar, milletvekilleri, ülkemizin ne kadar büyük büyük insanı varsa tekmili birden, burada…

Saat 18.00’de, “OSMANGAZİ” adı verilen İzmit Körfez Köprüsü hizmete açılacak.

Nutuklar atılacak…

“100 yıldır çözülmeyen sorunu biz çözdük” denilecek…

Sonra da iftara geçilecek.

10 bin kişinin katılacağı toplu iftar yemeğine…

                                               *******

Yatırım, güzel şeydir.

Ülkeye eserler kazandırmak, sevapların en büyüğüdür.

Ama bütün bunları yaparken halka doğruları söyleyeceksin.

Gerçekleri anlatacaksın…

“Köprü yaptık, ama devletin kasasından bir kuruş çıkmadı” gibi üstü örtülü yalanlar söylemeyeceksin.

“Milletin cebi” ile “devletin kasası” farklı şeyler mi?

Devletin kasasında olan, milletin parası.

Ha oradan çıkmış, ha buradan!

Sonuçta bu köprüyü millet olarak “kendi öz kazancımızla” yapmadık.

Japonlara yaptırdık, borcumuzu ödeyeceğiz…

Özeti; devlet kefil oldu, millet ödeyecek.

Hani bir süre önce yapılan “Körfez geçişi 90 lira olacak” açıklaması var ya, aslında anlaşmada geçiş ücreti 35 dolar artı KDV.

Yani bugünkü kurla 117-118 lira…

Bunun 90 lirasını vatandaş ödeyeceğine göre, geri kalan 27-28 lirasını vatandaş adına devlet ödeyecek demektir.

Bugünkü kurla bu böyle…

Kur yükselirse, vatandaş da yandı, devlet de.

Bir de her gün 40 bin geçiş zorunluluğu var.

Bu kadar geçiş olmazsa bile, yatırımcı firmayla 40 bin üzerinden hesap görülecek.

 

 

AKP, “Yap-İşlet-Devret”e karşıydı, şimdi kendisi uyguluyor

İki ay önce, 27 Nisan’da yazdığım yazıda, Körfez Geçiş Köprüsü ile ilgili gerçekleri şöyle anlatmıştım:

“Sevgili okurlarım, dünya ne garip değil mi?

AKP bir zamanlar kısa adı YİD olan Yap İşlet Devret Modeli’ne şiddetle karşı çıkardı.

Hazine garantili yatırımların şaibeli, hatta soygun olduğunu söyler, partinin kuruluş yıllarında bu durumu her fırsatta eleştirirdi.

Hatırlayın…

Recep Tayyip Erdoğan, salt CHP’ye vurmak için, İzmit Belediyesi tarafından yaptırılan Yuvacık Barajı’nı günlerce diline dolamıştı.

Yuvacık Barajı ile yatıyordu, Yuvacık Barajı ile kalkıyordu.

Sefa Sirmen’i yerden yere vuruyordu…

Barajın yılda 142 milyon metreküp su üretmesi öngörülmüştü.

Hazine, bunun 100 milyon metreküpünü garanti etmişti.

Bu şu demekti:

Barajdan yılda 100 milyon metreküp su kullanılsın kullanılmasın, hazine firmaya parasını ödeyecekti.

O zaman bu olay, “Dereye akan suyun parası bile devletten çıkacak” diye eleştiriliyordu.

AKP’nin, Türkiye çapında aleyhte yürüttüğü kampanya buydu.

Baraj için “haybeden” ödenen paralarda, tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardı.

Hem günahtı, hem de suç!

Devlet bu yöntemle soyuluyordu.

Yetkililerden hesap sorulmalıydı.

Nitekim, AKP iktidara geldikten sonra Sefa Sirmen ve barajı yapan firmaların yöneticileri, ağır ceza mahkemesinde yargılandılar.

Amacım, Yuvacık Barajı ile ilgili suçlamaların ayrıntılarına girmek değil.

Yuvacık Barajı yapımında bazı fırıldakların dönüp dönmediğini yeniden gündeme taşımak değil.

Bu konuda yazılacak her şey yazıldı, söylenecek her şey söylendi.

 

 

Başkasını eleştiriyorsan, kendin yapmayacaksın

Esas şunun üzerinde durmak istiyorum.

AKP, şiddetle eleştirdiği “Yap İşlet Devret” modelini, kendi iktidar döneminde pek çok projede uyguladı, uygulamaya da devam ediyor.

Para yok pul yok, sarıldı bu sisteme.

Yapacaksın…

Şu kadar süre işleteceksin…

Sonra da devredeceksin…

Bunlardan biri de Körfez Geçiş Köprüsü.

Öncelikle şunu belirteyim…

Köprüdür, yoldur, havaalanıdır, bu tür yatırımlara karşı olan biri değilim.

İhtiyaçtır, yapılacaktır…

Ancak burada, emperyalist ülkelerin ayak oyunlarına gelmememiz için, uyanık olmamız şart!

“Ne veriyorlar, ne alacaklar?” bunun hesabını iyi yapmalıyız.

Halka, doğruları söylemeliyiz.

Halkın yıllar boyu soyulmasını önlemeliyiz…

Hükümet, oy toplamak için siyasi gayelerle bu yatırımları yapar, ama ceremesini halk çeker.

Nihayetinde heba edilen para, halkın parasıdır.

 

 

Körfez Geçiş Köprüsü yapıldı da…

Sevgili okurlarım, Yuvacık Barajı ne idiyse Körfez Geçiş Köprüsü de odur.

Her ikisi de “Hazine garantili” yapılmıştır.

Devletin yeteri kadar parası olmayınca, para da teknoloji de yüklenici de yurt dışından bulunmuş ve bu projeler gerçekleştirilmiştir.

 Barajın “hazine garantisi”ni anlatmıştım, köprünün hazine garantisi de şöyle:  

Köprünün 7.6 milyar dolara mal olacağı söyleniyor.

Kredi de teknoloji de Japonya’dan.

Yüklenici ve işletici firma da Japon!

Parasını getirdi, yaptı, işletecek, karını fazlasıyla alıp memleketine götürecek.

Ama görüyorsunuz, dinliyorsunuz…

“Siyasi muktedirler” ne diyor?

Bu köprü için cepten bir kuruş harcamamışız…

Köprüyü bedavaya getirmişiz…

Doğru, devletten bir kuruş çıkmadı, ama milletten fazlasıyla çıkacak.

Yabancı firmayla devletimizin yaptığı anlaşmanın esasları şöyle:

*Otomobil geçiş ücreti 35 dolar artı KDV olacak. (Bugünkü kurla 117 lira)

*Günde 40 bin araç geçecek, eğer geçmezse geçmeyen araçların parasını Hazine ödeyecek.

Yani anlayacağınız…

Barajda, dereye akıtılan suyun parasını belediye veriyordu…

Köprüde, geçmeyen araçların parasını Hazine ödeyecek.

Nihayetinde, barajın da köprünün de parasını millet ödüyor.

 

 

Köprünün borcu kaç yılda bitecek?

Körfez Geçiş Köprüsü bitmek üzere.

Kesin bir tarih yok, ama bir iki ay içinde hizmete girecek.

Köprüden geçiş ücreti, projenin taa başında 35 Dolar artı KDV olarak belirlendi.

Belirlenmek zorundaydı, çünkü yabancı firmayla buna göre anlaşma imzalandı.

Her gün 40 bin araç geçecek, 35 Dolar artı KDV’den şu kadar yapar…

Ya o kadar araç geçmezse?

Önemli değil, sözleşmenin altında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kapı gibi imzası var…

“Köprüden her gün 40 bin araç geçmiş gibi, araç başına 35 dolar ödemeyi taahhüt ederiz…”

Bitti gitti!

Gerisi yabancı firma için hiç önemli değil.

Şimdi düşünün…

Aynı ölçülerde değil, ama İstanbul’da iki köprümüz daha var.

Her iki köprüden de otomobillerin geçiş ücreti 4 lira 75 kuruş.

Vatandaşlar, İstanbul’daki Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerinden 4 lira 75 kuruş ödeyerek geçebiliyor, İzmit Körfez Köprüsü’nden geçmek için ise 117 lira ödeyecek.

Dolar kuru yükselirse, bu rakam daha da artacak.

4 lira 75 kuruş nerede, 117 lira nerede?

Aradaki fark neden bu kadar yüksek?

Efendim, iki boğaz köprüsünü devlet bizden topladığı vergilerle yaptı, geçiş ücreti bu nedenle düşük…

Körfez Geçiş Köprüsü’nü Japonlar finanse etti, para getirdi, teknoloji getirdi, yüklenici firma getirdi, bu nedenle geçiş ücreti 117 lira.

İşinize gelirse…

İşin içinde kullanılan dış kredi var…

Krediye ödenen faiz var…

Yüklenici kârı var…

Teknoloji bedeli var…

Eeee, arada sağa sola ödenen komisyonlar da var…

Böyle olunca, bir geçiş bugünkü kurla 117 liraya geliyor.

Tamam da, bu hesapla köprünün borcu kaç yılda bitecek?

Anlaşmada bu da belirtilmiş.

Tam 5 bin 595 günde…

Yani kabaca 15 yılda…

 

Demem o ki

Sevgili okurlarım, demem o ki…

AKP bir zamanlar “Yuvacık Barajı nedeniyle halkı soyduruyorsunuz” diye CHP’ye yükleniyordu…

Şimdi kendisi “halkın soyulmasına neden olacak Körfez Geçiş Köprüsü”nü yaptı.

Değişen bir şey yok!

Yuvacık Barajı’nda, suyu kullansa da kullanmasa da parasını millet ödüyor…

Körfez Geçiş Köprüsü’nde de, köprüden geçse de geçmese de parayı yine millet ödeyecek.

Bu olaydan nasıl bir ders çıkarmalıyız?

Demek ki neymiş…

*Yaptığı hatalar nedeniyle başkalarını tenkit ediyorsan, kendin o hataları yapmayacaksın.

*Yuvacık Barajı’nın yapılış yöntemi “soygun”sa, Körfez Geçiş Köprüsü’nün yapılış yöntemi de “soygun”dur.

Var mı birbirinden farkı?

Baraj, CHP’nin bu milletin sırtına yüklediği yük…

Köprü, AKP’nin bu milletin sırtına yüklediği yük!

Yazımı sonlandırırken, her nedense aklıma 90’lı yılların o nostaljik banka reklamı geldi:

“Yok aslında birbirimizden farkımız, biz Osmanlı Bankasıyız…”

 

Hayırlı olsun da, bu gerçekleri de bilelim

 

Evet, bugün köprü açılıyor, hayırlı olsun.

Hayırlı olsun da yukarıda anlattığım gerçekleri de bilelim.

Lay lay lom, ağzımız açık dolaşmayalım.

Yapılan köprü AKP’nin eseri değil, milletin eseridir.

Çünkü parası milletin cebinden çıkacaktır.

15 yıl boyunca her geçişimizde ödeyeceğimiz paralarla köprüyü biz finanse edeceğiz.

Bu yazı toplam 3278 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mustafa
30 Haziran 2016 Perşembe 12:24
12:24
Herşey çok doğruda bunu anlayacak yok ki
okur
29 Haziran 2016 Çarşamba 18:57
18:57
Elemtere fiş kem gözlere fiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim