• BIST 73.391
  • Altın 133,161
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 9 °C

Körfez’de denize girelim mi, girmeyelim mi?

M.Tanzer Ünal

Fazla sürmedi…
AKP’lilerin, “Gördünüz mü, Körfez’i temizledik, Mavi Bayrak alacak hale getirdik” böbürlenmesi fazla sürmedi.
CHP Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, önceki gün düzenlediği basın toplantısında, “Körfez’de sakın denize girmeyin! Mavi Bayrak olayı siyasidir” diyerek hepimizin kafasında soru işareti oluşturuverdi.
Buyurun bakalım…
Okullar kapandı…
Sıcaklık arttı…
Körfez’de bir de “Mavi Bayrak” dalgalanan plajımız var…
Denize girelim mi, girmeyelim mi?
Karar verin!
Zor iş değil mi?
********
Önce şunu belirteyim.
“Mavi Bayrak”tan önce Körfez’de denize girilmiyor muydu?
Giriliyordu…
Kişisel bir karar.
İçine sindirme olayı…
İsteyen giriyordu, istemeyen girmiyordu.
Ancak bir plaja “Mavi Bayrak” verilmesinin anlamı farklıdır.
Eğer bir plajda “Mavi Bayrak” dalgalanıyorsa, bunun anlamı, “Burada gönül rahatlığı içinde denize girebilirsiniz” demektir.
“Denizin temizliği” ne kefil olmaktır…
Şimdi ortada bir “ikilem” var.
AKP’liler, “Bizim yönetimimizde Körfez temizlendi, gördüğünüz gibi Mavi Bayrak bile aldık, denize girebilirsiniz” diyorlar.
CHP’liler ise tam aksi görüşte…
“Mavi Bayrak verilmesi siyasi bir olaydır. Körfez, Mavi Bayrak alacak kadar temiz değil. Sakın denize girmeyin!”
Tamam da…
Bu millet, hangi tarafa inanacak?
İki taraf da “milletin vekili”…
“Deniz temiz” diyen de…
“Deniz kirli” diyen de…
******
Konuyu biraz daha açmak istiyorum.
Nedir “Mavi Bayrak” olayı?
“Mavi Bayrak”, plaj ve marinalara verilen uluslar arası bir çevre ödülüdür.
Bu ödülün uluslararası koordinasyonu, “Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı” tarafından sürdürülmektedir.
Türkiye, bu organizasyona 1993 tarihinde Turizm Bakanlığı’nın yönlendirmesiyle katıldı.
Ülkemizde bu programı “Türkiye Çevre Eğitim Vakfı” yürütüyor.
Anlayacağınız, Karamürsel Altınkemer Sahili’ne “Mavi Bayrak”ı bu vakıf verdi.
Bir plaja “Mavi Bayrak” verilebilmesi için 32 kriter aranıyor.
Sadece deniz suyunun temiz olması yetmiyor.
Belli başlı kriterler bakın neler!
*Yüzme suyu kalitesi.
*Deniz suyu analizlerinin ilanı…
*Çevre eğitimi ve bilgilendirme.
*Çevre eğitim etkinlikleri mekanı.
*Çevre yönetimi.
*Güvenlik ve hizmetler.
*Cankurtaran ve malzemeleri…
*İlkyardım olanakları.
*Çöp ve geri kazanım kutuları.
*Telefon olanağı.
*Duş, soyunma kabini, tuvalet.
*Yüzme sınırı.
*Engelliler için olanaklar.
*Yönlendirme levhaları.
*Peyzaj düzenlemesi.
*Plaja sağlıklı erişim olanakları.
Dediğim gibi…
Deniz suyunun temiz olması tek başına kriter değil.
Ama en önemli kriter. Olmazsa olmaz kriter…
İşte CHP, daha doğrusu CHP Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, bu “olmazsa olmaz” kritere itiraz ediyor.
“Körfez deniz suyu kirlidir. Mavi Bayrak kriterlerine uymuyor. Sakın denize girmeyin!” diyor.
Kaplan’ın söylediklerine biraz daha kulak verelim:
“CHP olarak denize girilmesini kuşkusuz en çok isteyenlerdeniz. Ancak parametreler ortadayken Mavi Bayrak asmanın anlamı yok. Bu tamamen siyasi bir karar. Tüm Kocaeli’nden numuneler alındı. Zaman zaman Körfez’de kırmızı-yeşil renk ve beyaz köpük oluyor. Bunun tek bir nedeni vardır. O da denizdeki tek hücreli canlıların aşırı üremesidir. Bu canlılar da sadece evsel atıkların, dışkıların olduğu yerde çoğalır. Bunun bilimsel açıklaması varken, halkın denize girmeye teşvik edilmesi doğru değildir. Resmen halk sağlığıyla oynanıyor. Onların görevi toplumun sağlığını korumaktır, tehlikeye atmak değil. Konunun takipçisi olacağım. Hem milletvekili, hem de bir doktor olarak kesinlikle Körfez’de denize girmeyin diyorum.”
Mehmet Hilal Kaplan’ı dün öğleye doğru telefonla aradım.
Dilovası’nda buldum.
Dilderesi’nin denizle buluştuğu noktaya, üzerinde “kuru kafa” bulunan Mavi Bayrak dikmeye hazırlanıyorlardı.
Karamürsel sahiline Mavi Bayrak verilmesini bu yöntemle protesto edeceklerdi.
Bazı şeyleri direkt kendisinden duymak istedim.
“Tamam, Körfez eskisi gibi değil, düzelme var. Ama kesinlikle Mavi Bayrak kriterlerinde değil. Mavi Bayrak dalgalandıran plajlara haksızlık bu, saygısızlık… Ben, milletvekili olduğum şehirde Mavi Bayraklı plaj olmasını istemez miyim? En çok ben isterim. Ama bu siyasi bir olay… Milletle dalga geçiyorlar, milleti aldatıyorlar. İşin peşini bırakmayacağım.”
*******
Mavi Bayrak polemiğinde böyle bir noktadayız.
Şimdi ne olacak?
AKP’ye inananlar, Körfez’de denize girecek…
CHP’ye inananlar girmeyecek mi?
Sorun ortada mı kalacak?
Toplumun kafasındaki soru işareti, yaz mevsimi boyunca devam mı edecek?
Bence şu yapılmalı!
Kabul edelim ki…
AKP siyaset yapıyor, “denizi temizledim” iddiasında…
Yine kabul edelim ki…
CHP de siyaset yapıyor, AKP döneminde denizin temizlenmediğini savunuyor.
Yani iki taraf da duygusal…
Konunun “bilimsel bir platform” tarafından ele alınması gerekir.
Elimizin altında Kocaeli Üniversitesi’nin Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı var, TÜBİTAK var…
Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü var…
Bu kurumları bir araya getirme görevi de doğal olarak Vali Ercan Topaca’ya düşüyor.
Üç kurumun hazırlayacağı ortak rapor, sanırım Mavi Bayrak polemiğine son verir.
Mehmet Hilal Kaplan, dünkü telefon konuşmamızda, böyle bir çalışmanın yararlı olacağını söyledi.
Sanırım, AKP tarafı da olumlu yaklaşır.
“Denizin temizliği” konusunda toplumun doğru aydınlatılması şart!

Bu yazı toplam 1284 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim