• BIST 97.565
  • Altın 145,228
  • Dolar 3,5680
  • Euro 3,9893
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 22 °C

Körfez’in bir Efe’si vardı

M.Tanzer Ünal

Güzel insanlar bir bir aramızdan ayrılıyor…

Mustafa Efe de güzel insanlardan biriydi.

80’li yıllardan beri tanırım kendisini.

35 yıldır.

Ticarete başladığı ilk yıllar…

Siyasete adım attığı ilk günler…

Temiz bir Anadolu çocuğu…

Bakir, gelişmeye açık Yarımca, Tütünçiftik bölgesi…

Yani şimdiki Körfez İlçesi…

İlk bakkal dükkânı, ilk mobilyacı…

Otomobil galerisi…

Sayıları artan ve hacimleri büyüyen beyaz eşya mağazaları…

Efe Ticaret’in Körfez’den sonra Derince ve İzmit’e yayılması…

İzmit’te benzin istasyonu…

ANAP’ta ilçe başkanlığı yaptığı yıllar…

11 yıldır devam eden Körfez Ticaret Odası başkanlığı…

Mustafa Efe, özetle…

*İyi bir aile babası…

*Düzgün bir ticaret adamı…

*Seviyeli bir siyasetçi ve Oda başkanı…

İdi.

 

Son görüşmemiz

Mustafa Efe ile en son 3 Eylül Cumartesi günü görüşmüştük.

Özel Cihan Hastanesi’nde…

Kırılan ayağımın ameliyatı sonrası “geçmiş olsun” ziyaretine gelmişti.

Gelişen olayları, yaklaşan Oda seçimlerini konuşmuştuk.

Tekrar aday olmaya kesinlikle niyeti yoktu.

“Yeter artık, her şeyin bir sonu var, 11 yıl yaptım biraz da başkaları bu görevi sürdürsün” düşüncesindeydi.

Kafasında bir isim vardı.

O ismi bana da söyledi…

“Sen sağlığına bir kavuş, ayaklan, üçümüz bir araya gelelim, seni tanıştırmak istiyorum” dedi.

Kısmet değilmiş…

Mustafa Efe gibi bir dostu kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim.

Güzel bir insandı…

Kaliteli bir insandı…

Böylesine kirlenen bir dünyada az bulunur bir insandı.

Ayağım nedeniyle dün cenazesine katılamamak, benim için ayrı bir üzüntü kaynağı oldu.

Oğlu Ömer’i aradım, görevimi telefonla yerine getirdim.

Mustafa Efe’ye Allah’tan rahmet diliyorum.

Ailesinin ve sevenlerinin acısını paylaşıyorum.

mustafa-efe-(bu-foto-birinci-konunun-icine-girecek).jpg


 

Demek oturup konuşmanın faydası varmış

İzmit Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Mustafa Yaman, görevine iade edildi.

Ne yapmıştı da, suçu neydi de görevden alınmıştı Mustafa Yaman?

15 Temmuz darbe girişimi gecesi, sosyal paylaşım hesabından gereksiz “muhabbet” yapmıştı.

“TRT’de ilan ediliyor el konmuştur diye. Sıkıyönetim ilan edildi. Yurtta Sulh Konseyi” ifadesiyle “geyik” yapmıştı.

Bu geyik üzerine Kocaeli Valiliği tarafından görevden alınmıştı.

Zaten pek çok kişinin başını, sosyal medyadan paylaştıkları bu “geyikler” yakmadı mı?

Zırt pırt gereksiz yazışmalar…

Böylesine hassas bir dönemde de Vali Hasan Basri Güzeloğlu gereğini yapmıştı.

***

Sonra ne oldu?

Şu oldu…

Muhtar Mustafa Yaman, CHP’ye yakın bir isimdi.

CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay devreye girdi, Mustafa Yaman’ın cumhuriyetçi ve Atatürkçü bir düşünce yapısında olduğunu, paylaştığı mesajın farklı değerlendirilmemesi gerektiğini, diğer partilerin il başkanlarına anlattı.

İl başkanları anlatılanlardan ikna olunca, durum, Vali Hasan Basri Güzeloğlu’na aktarıldı.

İl başkanları validen, “Muhtar Mustafa Yaman masum görünüyor, eğer sizce de uygunsa görevine iade edilsin” ricasında bulundular.

Vali Güzeloğlu da uygun gördü, Muhtar Mustafa Yaman dün görevine iade edildi.

Demek istediğim şu:

Oturup konuşmakta, diyalogda her zaman yarar vardır.

Konuşmayan insanlar, birbirlerini anlayamazlar.

Birbirlerine höt höt durmanın kimseye yararı yoktur.

Keşke, il başkanları, birbirleriyle konuşabilir hale gelmişken, oturup 15 Temmuz’dan sonra ortaya çıkan diğer bazı şikâyetleri de ele alabilseler.

Giderebildikleri kadar mağduriyetleri giderseler…

Hiç fena olmaz!

 

Liyakat belirleme soruları mı bunlar?

Hani, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra “Yenikapı ruhu” yaratılmıştı ya…

Hani, devlet kadroları FETÖ’cülerden temizlenip, yeni görevlendirmeler “liyakat esası”na göre yapılacaktı…

Geçenlerde, yeni öğretmen alımında sorulan soruları görünce, “Bunlar herhalde liyakat belirleme soruları” dedim kendi kendime.

AKP ruhuna uygun liyakat belirleme soruları…

Soruları okuyunca bana hak vereceksiniz.

*Son yüzyıla yön veren lider kimdir?

*Başkomutan kimdir?

*Yılbaşı kutlaması yapar mısınız?

*Alevi mi, Sünni misiniz?

*Gazi olayları sırasında ne hissettiniz?

*Hangi yurtta kaldınız?

*Ne tür yemekler yapıyorsunuz?

*İnsan kopyası iyi midir?

*Maç izler misiniz?

*Terör örgütlerini sayınız.

Nasıl ama?

Bu sorularla iyi “liyakat” belirlenir değil mi?

Ben, bu tür yöntemlerden üzüntü duyuyorum.

“Demek ki, 15 Temmuz bize ders olmamış” diyorum.

Hani artık devlet yönetiminde doğru şeyler yapacaktık?

İşe alınacak kişinin siyasi görüşüne ve inancına değil de, liyakatına önem verecektik!

Hepsi laftaymış.

Sadece öğretmenliğe girişte sorulan bu sorular bile, “Yenikapı ruhu”na aykırı!

 

Söylemek güzel de…

Başbakan Binali Yıldırım’ın, yeni ders yılı açılışında söylediklerini sanırım unutmamışsınızdır…

“Eğitim harcamalarını ülkemizin geleceğine yönelik birer yatırım olarak görüyoruz. Çocuklarımızın bilgiyi üreten ve insanlığın hizmetine sunan, geleceğin dünyasında söz sahibi olan fertler olarak yetiştirmek, ülkemizin gelişmesi ve ilerlemesi için büyük önem taşımaktadır. Eğitimi; öğrencilerimizin ruhi ve bedeni sağlıklarını ön planda tutan, ahlaklı bir fert ve toplum hedefiyle hareket eden, farklı düşüncelere daima saygı duyan, araştırmayı sorgulamayı vazgeçilmez kabul eden ve tam demokrasiyi benimseyen bir anlayış üzerine inşa etmeliyiz…”

Ne güzel sözler, ne güzel hedefler değil mi?

Bu sözlerin altına ben de imzamı atarım.

*Bilgi üretmek…

*İnsanların hizmetine sunmak…

*Geleceğin dünyasında söz sahibi olmak…

*Ruh ve beden sağlığı…

*Farklı düşüncelere saygı…

*Araştıran, sorgulayan…

*Tam demokrasiyi benimseyen…

İyi güzel de, Sayın Başbakan Yıldırım’a sormak lazım, küçükler için uygun gördüğümüz bu “yaşam ilkeleri”ne biz büyükler acaba ne oranda uyuyoruz?

Bilgi üretiyor muyuz?

Geleceğin dünyasında söz sahibi olmak gibi bir hedefimiz var mı?

Biz yetişkinlerin ruh ve beden sağlıkları ne kadar yerinde?

Farklı görüşlere saygı gösteriyor muyuz?

Araştırıyor, çevremizde ne olup ne bittiğini sorguluyor muyuz?

Tam demokrasiyi yüzde kaçımız özümsemiş durumdayız?

Biz büyükler, davranış ve kararlarımızla küçüklere örnek olacağımıza göre, sanırım eğitime önce kendimizden başlamalıyız.

Bu yazı toplam 2559 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim