• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 18 °C

Korkuları nasıl yeneriz?

Mesut Akbulut

Hayatta hepimizin korkuları vardır ve korkusuz olmak mümkün müdür, henüz benim bilmediğim bir durum. Ancak bildiğim bir şey vardır ki, o da birçok şeyi olduğu gibi korkuları da yönetebileceğimizdir. Milliyet gazetesinin sitesinde Oya Uysal imzasıyla yayınlanan yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum…

**

Problem korkuya sahip olmamız veya bir kez yaşamış olmamız değil, ama bu duyguyla kullanılan şeklin hayatımızı engellemesidir. Önemli olan korkuyu yönetebilmektir. Öncelikle korku nedir? Korku, ne yeni bir his ne de zamanımıza özgüdür. Gelişmekte olan uygarlaştırıcı şekillerle ilgili olarak her zaman insanlığı korkutan unsurlar olmuştur. Korku kelimesinin kelime kökeni de, felaket anlamına gelen disaster’dan gelir.  Kaç çeşit korku vardır? Risk korkusu, Bir şeyleri kaybetme korkusu/ yalnızlık, Değişim korkusu, Bilinmeyenin korkusu, Ölüm korkusu, Başarısızlık korkusu, Acıdan korku ve daha neler neler… Çok çeşitli korkularımızın 4 temele dayalı olduğunu keşfettik: 

FİZİKSEL KÖKENLİ KORKULARIMIZ:

Hayvanlardan korku, yükseklik, kapalı mekan, açık alana çıkamama korkusu, hastalıktan korku, ölüm korkusu v.b.  Bu korkular, takıntı haline getirilmediği sürece yararlı olarak değerlendirilmiştir. Aksi halde, hayatı deneyimlemek için sahip olduğumuz bedenimizi çok kolay ve gereksiz bir şekilde yitirebilirdik. Bu korkularımız, bizim hayatta kalma dürtümüzü besler.

 

PSİKOLOJİK KÖKENLİ KORKULARIMIZ:

Kaybetme, yalnızlık, sevilmeme korkusu, acı, evlenememe korkusu, v.b.

 

FİKİRSEL KORKULARIMIZ:

Nedenini bilmediğimiz şeylerden korku, başarısızlık, insanlar insanlardan korkuyor, değişim korkusu, risk alma korkusu, aç kalma korkusu, v.b.

 

ILAHİ KÖKENLİ KORKULARIMIZ:

Allah Korkusu, Cehennem Korkusu, v.b.

**

Ayrıca öğrenilen korkular vardır (yılandan korkmak gibi ama Afrika’daki bir çocuk ise timsah ile nehir kıyısında oynayabilir!) ve geçmiş tecrübelerimizden gelen korkular da (denizden ya da karanlıktan korkmak gibi) bulunmaktadır. Hali hazırda yeni ürettiğimiz korkularımız olduğu gibi (başarısızlık, ayıplanma, güçlenmediğinde tek başına kalmaktan korktuğumuz gibi).

KORKULARA SAHİP İNSAN NE OLUR?

Bu korkuları yendiğimiz zaman, beraberinde sadece iyilikler ve büyük ruhsal gelişmeler taşıdığını bildiğimiz halde neden korkuyoruz? Korkuyoruz çünkü bu değişiklikleri tek başına yapmalıyız; kendisi ile karşı karşıya iken, diğerlerinin rızası bir anlam ifade etmezken ve yine alkış ve eleştiri önemli değilken.  Korkulara sahip insan ne olur? Genel olarak yaşam akışımızı engeller. Fiziksel olarak, katılaştırır, donuklaştırır (dondum kaldım!), eylemsizliğe sürekler. Ya da tam tersi panik yapar yani dengesizleştirir. Psikolojik olarak, olumsuzlaştırır, negatifleştirir, asabi yapar. Alışkanlık haline de gelebilir.

İĞNECİDEN KORKMAK…

Örneğin saldırıya uğradığımız sokaktan bir daha geçememek, bizi herkesin içerisinde azarlayan patronumuz önünde konuşamamak, çocukken yaramazlık yaptığımızda iğneciden korkutulduğumuz gibi. Diğerleri veya birinin önünde utanç duymamızı sağlar, güvensizlik yaratır, yalan söyletir, zayıflık yaratır.  Korkuları kabul etmek ve onları yenmek için harekete geçmek arasında uzun bir yol vardır.  Yenmek, bir fırsattır, bir eylem halidir. Yüzleşmeyi ve mücadele etmeyi kapsar. Kelime, içerisinde “hakimiyet” ve “yönlendirme” kelimelerini de barındırır. Bakış açısını değiştirerek olayı aşma durumudur.

ÇÖZÜMLER NELER OLABİLİR:

 Çözümü bulabilmek için ilk önce korkuyu tanımlamak gereklidir. Çünkü kökenini bilmediğimiz korkuya doğru panzehir uygulanamayabilir. Bir panzehir her tip korku için uygun olmadığı gibi, herkes için de aynı panzehir benzer durumlarda doğru olmayabilir. Bu açıklamayla yapılan genel ipuçları şu şekilde dile getirilmiştir:

KORKUYA ÇÖZÜM BULUNABİLİR

Korku durumunun aşılabilmesinde en yararlı unsur, onun hakkında bilgi sahibi olmaktır. Bilinç anahtar kelimedir. Korku bir enerji yayar ki bu enerjinin dönüştürülmesi gereklidir. Bilgi ve tecrübe ile beslenmiş “Bilinç” ile korkuya çözüm bulunabilir. Kararlı olmak gereklidir, yani korkularımızla mı hayatımızı devam ettireceğiz, yoksa onların hayatımızı yönlendirmesi ve engellemelerine seyirci mi kalacağız? Hareketsiz kalmaktansa, eylem halinde olmak, belki de zihnin fantezisinden rahatça kurtulmamızı da sağlayabilir.

ÖN KOŞUL CESARETTİR.

Örneğin, kapı arkasında bir kişinin var olduğunu sanmak yerine kapının arkasına bakmak gibi. Elbette, üzerine gidebilmek için ön koşul cesarettir. Cesaret, bilincin harekete geçireceği bir erdemdir, çünkü içerisinde zeka ve aşk pırıltıları taşır. Zeka taşır, çünkü bizi aptallıklardan korur, doğru ve yanlışı ayırt etmemizi sağlar. Aşk taşır ki bizim ileriye hareketimize neden olur. Kısaca, ölümden korksan bile örneğin ülkesini seven bir asker yine de savaştan kaçmaz, ya da ailesini seven bir adam teröristlere ailesini vermez, veya doğayı seven bir kişi orman yangınını seyretmez, veya işini seven bir kişi işinden kovulacağını bile bile doğruyu yapmaktan çekinmez. Elbette korkularımıza bir kerede ve kısa bir zaman sürecinde hakimiyet kuramayabiliriz, ancak bu konuda göstereceğimiz istikrar bizi zafere yaklaştıracaktır.

**

Korkularla mücadele ederken bize yararlı olabilecek bir ipucu sonuca odaklanmamaktır. Her zaman doğru eylem içerisinde bulunmak, yani beklentilerle hareket etmemektir. Örneğin, kariyer isteyen bir gencin patronu önünde konuşma korkusu! Burada önemli nokta eylemin yöntemine odaklanmadır, sonuç bundan sonra gelecektir ve eğer yöntem doğru ise sonuç da ona uygun olacaktır. Belki de en yararlı olanı kendimizi değil, başkalarını düşünmektir.

**

KORKMAK…

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.

Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.

Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için.

Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.

Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.

Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.

Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.

Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için… W.Shakespeare

 

korku-001.jpg

 

Gülsuyu’ndan uyarı

Gölcük  İlçe Milli Eğitim Müdürü Ercan Gülsuyu, müdürlüğün resmi internet sitesinden açıklama yaptı. Gülsuyu, vatandaşların mağdur olmaması için, İlçe Milli Eğitimin resmi internet sitesini takip etmelerini istedi. Gülsuyu, “İlçemizde resmi olarak açık bulunan Etüt Merkezi, Özel Okul, Özel Anaokulu, Özel Yurt, Özel Kurs vb. Özel Öğretim Kurumlarının güncel listesi Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi web http://golcuk.meb.gov.tr içerisinde bulunan Okullar/Kurumlar bölümünde Özel Kurumlar bölümünde yayınlanmaktadır. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için listede bulunmayan kurumlara itibar etmemeleri gerekmektedir ”dedi. Gölcüklüler bu uyarıyı dikkate alsın.

 

ercan-gulsuyu.jpg

 

Ayaz’dan 6’ncı semt konağı

Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz, Bahçecik Şehit Ekrem Mahallesi’nde altıncısı yapılan semt konağını vatandaşlarla birlikte inceledi. Ayaz, semt konağıyla ilgili vatandaşları bilgilendirdi. Ayaz, seçim beyannamesinde sez verdiğimiz bütün vaatleri yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. AKP’li belediler bu semt konağına büyük ilgi gösteriyor.

 

huseyin-ayaz.jpg

 

Hipodrom çevresi tamamen yenileniyor 

Kartepe İlçesi’nde alt yapı sorunu olmayan bölgelerde yol iyileştirme çalışmaları aralıksız devam ediyor. Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, Fatih Sultan Mehmet Mahallesi’nde Hipodrom çevresinde Boncuk, Burçak, Cemil ve Beyaz Karanfil Sokaklar üzerinde parke yol yapım düzenlemeleri ile güzergahları şık ve kullanışlı bir hale getiriyor.

 

hipodrom.jpg

 

Gençler, Dumlupınar’a gidiyor

Ülkemizin milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan bugünlerde Kocaeli’den  14-29 yaş arası 250 gencimiz, Türkiye genelinden 10.000 gencimizle birlikte Kütahya Dumlupınar’da buluşuyor.  Ücretsiz olarak düzenlenen bu programa bütün gençler davet edildi. Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlandığı ve Türkiye Cumhuriyetinin temellerinin atıldığı Başkomutanlık Meydan Muharebesi coşkusunun yaşanacağı 30 Ağustos Zafer Bayramı Törenlerine katılmak isteyenler, Gençlik Merkezleriyle irtibata geçebilirler.

Derince Gençlik Merkezi (0262) 229 58 48

Uluslararası Gençlik Merkezi (0262) 335 62 82

Körfez Gençlik Merkezi (0262) 528 01 40

 

 

Bu ağaç 1124 yaşında!

Gölcük’e bağlı Saraylı Mahallesi’nde yer alan ve geçtiğimiz günlerde yapılan çalışmalar sonucu yaşının 1224 olduğu tespit edilen çınar ağacına vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.  Eline fotoğraf makinesini ya da cep telefonunu alanlar ağacın yanında fotoğraf çekilerek güzel bir anı oluşturuyorlar. 1224 yaşındaki ağacın Gölcük’ün ve ülkemizin önemli bir değeri olduğunu belirten vatandaşlar, ağacın geçmişten günümüze bırakılan en güzel miraslardan biri olduğu düşüncesindeler.

 

agac-003.jpg

 

Atık yağları atmayın!

İzmit Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, okullardan toplanan elektronik atıkların yanı sıra evler kapı kapı dolaşılarak atık yağlar toplanıyor. Çevre Koruma ekipleri bir hafta gibi kısa bir sürede evlerden 100 litre bitkisel atık yağ ile 1000 kg e-atık topladılar. Toplanan yağlar biodizel olarak tekrar ekonomiye kazandırılıyor.  Herkesin bu kampanyaya destek vermesi lazım. Unutulmamalı ki, 1 litre atık yağ 1 milyon metreküp temiz suyu kirletiyor. Hesap ortada…

 

izmit-011.jpg

Bu yazı toplam 793 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim