• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 17 °C

KOÜ’de çok önemli bir ünite ‘Uyku Laboratuvarı’

KOÜ’de çok önemli bir ünite ‘Uyku Laboratuvarı’
İlk kez 2007 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde açılan Uyku Laboratuvarı büyük ilgi görüyor

Yalnızca bizim kentimiz için değil, komşu kentler için de önemli hizmetler üreten bir kurum Kocaeli Üniversitesi. Özellikle KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi, çevre illerimizi de aşıp, Türkiye’nin birçok yerinden gelen hastalara sağlık yardımı yapmakta. Bugün sizlere, çoğumuzun bilmediği, aslında çoğumuzun sıkıntısını çektiği bir rahatsızlığın tanısının nasıl konduğunu, tedavisinin nasıl yapıldığını, hem de en yetkili ağızdan anlatmak istiyoruz. Konunun uzmanı olan laboratuvar sorumlusu Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Boyacı’ya sözü bırakıp, sizlere sağlıklı bir yaşam diliyoruz…Haber: Ruhan ODABAŞ


OBSTRÜKTİF UYKU APNESİ NEDİR?

Uyku sırasında, gürültülü horlama ile birlikte, tekrarlayan solunum durmaları ve  solunum yüzeyelleşmesi ile karakterize bir hastalıktır. Normal kişilerde, solunum yolunu açık tutan kasların kasılmasıyla üst soluk yolu açık kalır. Bu kasların uyku sırasında gevşemesi ile üst soluk yolunda hafif bir daralma meydana gelir, ancak bu durum hava geçişinde sorun yaratmaz. Ancak bazı kişilerde, uykuda üst hava yollarında ortaya çıkan bu daralma solunumu ciddi düzeyde güçleştirir. Bu kişilerde, daralma, zaman zaman tam kapanmaya da gidebilir ve bunun sonucunda hasta belirli bir sure nefes alamaz.

 

SAĞLIK PROBLEMİ HABERCİSİ OLABİLİR

Tekrar nefes almak için büyük bir çaba sarf eder  ve gürültülü bir şekilde nefes alarak uyumaya devam eder veya kısa sureli bir uyanıklık sonrası tekrar uyur.   Solunumdaki zorlanma ve rahatlama ile karakterize bu döngü gece içerisinde uykunun sürekli bölünmesine neden olarak sabah yorgun uyanmaya yol açar. Bir kişinin uykuda tıkanması, gece içerisinde sürekli uyanıklıklar yaşaması ve ertesi gün yorgun ve uykulu olması haline “Obstrüktif Uyku-Apne Sendromu” adı verilmektedir. Yüksek sesli horlama ciddi bir sağlık probleminin habercisi olabilir.

 

HER HORLAMA UYKU APNE DEĞİL

Horlama solunum yollarındaki hava pasajının yeterli açıklıkta olmadığına işaret eder. Şiddetli horlama dar bir alandan hava geçişinin zorlanarak yapıldığını göstermektedir. Yetişkinlerin %10 ile %30’unda horlama görüldüğü tahmin edilmektedir. Ancak her horlama uyku apne demek değildir. Toplumdaki her 100 kişiden yaklaşık beşinde şiddetli horlama ile birlikte uykuda nefes durmalarının, dolayısıyla obstrüktif uyku-apne sendromu adı verilen hastalığın olduğu tahmin edilmektedir. Bu da demektir ki, çevrenizdeki kişileri dikkatlice incelerseniz, mutlaka bir uyku apne hastası görebilirsiniz.


OBSTRÜKTİF UYKU-APNE SENDROMUNUN SEBEPLERİ

Üst solunum yolunu daraltacak pek çok durum bu hastalığa yolaçabilir. Ancak hastalarımızın çok büyük bölümünde en önemli sebep obezite yani, aşırı şişmanlıktır. Bunun dışında; küçük çene yapısı, büyük dil, büyümüş bademcik, küçük dil ve yumuşak damakta hava geçişini daraltan şekil bozukluğu, erkek cinsiyet, alkol, uyku ilaçları ve sigara kullanımı gibi sebepler de bu hastalığa yolaçabilir.

 

Obstrüktif Uyku-Apne Sendromu’nun Belirtileri

*Yüksek sesli horlama.

*Horlamanın zaman zaman kesintiye uğraması ve ardından derin, gürültülü bir solunum ile birlikte horlamanın devam etmesi.

*Sabah yorgun uyanma.

*Uykuda baş ve boyunda aşırı terleme.

*Gün içerisinde uyku hali (trafik kazaları ve iş kazalarının önemli bir sebebi).

*Konsantasyon güçlüğü, unutkanlık.

*Sabah baş ağrısı.

*Gece sık tuvalete gitme.

*Erkeklerde ereksiyon güçlüğü, kadınlarda adet düzensizliği.

*Çocuklarda horlama, nefes alma güçlüğü, huzursuz uyuma, gündüz hiperaktivite ve okul başarısında düşüklük,

 

TANISI NASIL KONUR?

Bu hastalığın tanısı için, öncelikle hastaların şikayetleri dinlenir ve hastalar uyku laboratuvarında tek kişilik bir odada ve mümkün olduğu kadar ev konforunda bir gece yatırılarak, polisomnografi (uyku testi) dediğimiz bir test yapılır. Burada uykuda nefes durmalarının olup olmadığı ve ne sıklıkla olduğu saptanır. Burada belirtmek isterim ki Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Uyku Laboratuvarı Türkiye’deki en konforlu ve modern laboratuvarlardan biridir.

 

TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Obstrüktif Uyku-Apne Sendromu’nun tedavisi mümkündür. Hastalığın sebebi ve ağırlık derecesine göre seçilecek tedavi yöntemi belirlenmekle birlikte, hastaların çok büyük bölümünde CPAP ismi verilen; bir maske aracılığı ile burundan basınçlı hava uygulaması kullanılır. İlk bakışta çok kaba bir yöntem gibi görünmekle birlikte oldukça etkili ve başarılı bir tedavi yöntemidir. Bunun dışında; cerrahi yöntemlerle üst hava yolu darlığının giderilmesi, ağız içi araçlar gibi yöntemler de kullanılabilmektedir.

 

TEDAVİ EDİLMEZSE NE OLUR?

Obstrüktif Uyku-Apne Sendromu hastaları, uyku sırasında hem fiziksel hem de zihinsel olarak dinlenemezler ve sürekli yorgundurlar. Bu durum onların işlerini ve günlük sosyal aktivitelerini olumsuz etkileyecek düzeyde uykululuğa sebep olur ve başta trafik kazaları olmak üzere pek çok iş kazasına zemin hazırlar. Konsantrasyon güçlüğü nedeniyle işlerinde ve okullarında başarısız olurlar. Bunun dışında uyku sırasında yeterli oksijen alamadıkları için, başta hipertansiyon, kalp yetmezliği, kalp krizi ve felç olmak üzere pek çok hastalığa yakalanabilirler. Bütün bu nedenlerle; Şiddetli horlaması olan kişiler, mutlaka bir uyku uzmanı ile görüşüp bu horlamanın kendilerinde sağlık sorunu yaratıp yaratmadığını öğrenmelidirler. Ayrıca obezitesi olan ve gündüz sürekli uykululuk hali olan kişilere de aynı önerilerde bulunmak gerektiğini düşünüyorum. Uyku-apne sendromunun tanısı ve uygun yolla tedavisi onları bu hastalığın yaratabileceği tehlikeli sonuçlardan kurtaracaktır.


ÇEVRE İLLERDEN HASTALAR BAŞVURUYOR

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Uyku Laboratuvarı ilk kez 2007 yılında açıldı. İlk açıldığında laboratuvarımız sadece 2 oda ve 2 yataklı idi ve haftada 6 hasta yatırılabiliyordu. Bu dönemde, hasta sayısının çokluğu nedeniyle randevu sürelerimiz çok uzuyordu. Yaklaşık 7-8 ay sonrasına randevu verebiliyorduk. Bunun üzerine oda ve yatak sayısı 4 e çıkarıldı. Teknisyen sayısının da artırılmasıyla haftanın her günü 4 hasta olmak üzere haftada 28 hasta yatırılabilir oldu. Bu sayede randevu sürelerimiz oldukça kısalmış durumda (en fazla bir ay). İnanıyorum ki Türkiye’de hiçbir resmi uyku laboratuvarında bizden daha kısa süreli randevu verilemiyordur. Son günlerde İstanbul da dahil çevre illerden hastalar bize başvurmaya başladı. Bu yüzden Kocaeli halkının çok şanslı olduğunu düşünüyorum.

 

Şu anda laboratuvarda görev yapan teknisyenler:

Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Boyacı (Laboratuvar sorumlusu)

Hikmet Akkaya (baş teknisyen)

İsmail Hakkı Acar

İlhami Çakır

Mesut Yayla

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim