• BIST 96.400
  • Altın 144,450
  • Dolar 3,5644
  • Euro 4,0031
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 17 °C

Kreş, anaokulu ve ilkokul çağında spor önemlidir

Tarık Bağdat

Dün sabah televizyonda haberleri izliyorum. Aklı evvel bir sendika kreş, ilkokul gibi eğitim kurumlarında din dersinin konulması gerektiğini hatta olabiliyorsa zorunlu ders olmasını eğitim şurasında kabul ettirmiş. Kendilerini gönülden tebrik ediyorum. Dünya'daki birçok devletin Mars'ta hayat olduğunu evrende yalnız olmadığımızı kanıtlamak için yaptığı uğraşlar içinde biz her bireyin aklı erdikten sonra kabul etmesi gerektiğini peygamberimizin bile dile getirdiği konuyu çocuk yaşta aşılama telaşına düşmüşüz. Kutlarım eğitimcileri.

Yahu Türkiye de çocuklarımızın çoğunluğuna matematik zekasını genlerimizle geçirememişiz. Geçiremediğimiz için de bir türlü kendimizi geliştiremiyoruz. Yok kardeşim yok.
Sağlıklı bir nesil nasıl yetiştirmeliyiz? Eğitim sistemi çöktü nasıl kaldırabiliriz?  Konularına kafa yormamız gerekirken.
İran bile eğitimin önemini kavramış; eğitimin spor, sanat ve edebiyat üzerinden gelişmesi gerektiği kanısına vardığı dönemde bu konuda bilimsel çalışmalar yaptığı dönemde biz molla dönemini getirmeye çalışıyoruz. Kutlarım sizleri.
Kreş, anaokulu ve ilkokul çocuğun sağlıklı gelişimi için sporun zorunlu olması gerektiği dönemdir. Asıl Avrupa'daki gibi, Afrika gibi 3. Dünya ülkelerinde olduğu gibi eski Türklerde olduğu gibi spor ön plana çıkmalıdır.
 Neden?
Çünkü; Çocuğun buluğ çağı öncesi ve sonrası düzenli olarak yaptığı spor etkinlikleri, sağlıklı bir fiziki yapının gelişmesini sağlarken; geç yaşlarda fiziki yapının bozulmasını engellemede önemli bir rol oynamaktadır. Bilindiği gibi büyümenin en hızlı olduğu çocukluk devresinde insan vücudu değişken bir yapıya sahiptir. Çocuk bu devrede sağlıklı beslenir, düzenli egzersiz yapar, gerekli uykuyu alır ve esnekliği, koordinasyonu, dayanıklılığı ve kuvveti artıran faaliyetlerde bulunursa büyüme gelişme yeteri kadar olur ve genetik olarak sahip olduğu fiziki yapıya ulaşabilir. Böylece çocuk yetişkin çağa geldiği zaman uzun boya ve iyi bir solunum, dolaşım sistemine sahip olabilir. Ayrıca düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme, Türkiye’mizde spor yapamadığımızdan yaygın olan kalp hastalıkları, şeker hastalığı ve daha birçok kanser türünün oluşma riskini azaltır. Aktif bir yaşam tarzı ile kazanılan fiziki sağlık, çocuğa olumlu bir bakış, güven ve kontrol duygusu kazandırır. Ailelerin fitnesa yaklaşımı davranış ve etkinlik düzeyi çocuk üzerinde çok etkilidir. Eğer aile etkin ise çocuğun öyle olma olasılığı yüksektir.

Spor gelişmekte olan çocuklar için yalnızca sağlık ve gelişme için değil aynı zamanda şahsiyet gelişimleri ile mental sağlıkları açısından da önemlidir. Spor yapan çocuklar kişisel deneyimlerini, yaratıcılıklarını geliştirir ve sorumluluk duygusu kazanırlar. Yardımlaşma ve işbirliği yapma, arkadaşlarına ve oyun kurallarına saygı gösterme gibi sosyal davranışları da kazanarak olumlu bir benlik gelişimi sağlarlar.        

Günümüzde yarışma sporlarına çok erken yaşlarda başlandığı bilinen bir gerçektir. Çocukların zevk ve eğlence yapmaları gereken spor uygulamalarının yerini genellikle aşırı yüklenmeli, stresli, ne olursa olsun kazanma arzusu ile yaptırılan ve büyükler tarafından organize edilen yarışmalar almaktadır. Bu yarışmalar ilerleme değil kazanmanın esas alındığı ve antrenörlerin yarışması şekline dönüşen yarışmalar olmaktadır. Avrupa konseyi çocukların spora başlatılması konusunda eğer çocuğun üzerinde akut ya da kronik zararlar bırakmayacağından emin olunmuyorsa o spor dalına başlamasının tavsiye edilmeyeceği görüşünü ileri sürmektedir.

Dünya üzerindeki çoğu aklı başındaki İnsanlar çocuk ve spor konusunu eğitimin içinde ve bilimsel, hukuksal yönleri ile değerlendiriyor, bu konuda birçok çalışmalar yapıyorlar. Ülkemizde ise yerel bazda bazı bu konuya önem veren kurumlar çalışmalar yapmaktadır. Buda bir elin parmaklarının yarısını geçmemektedir.
Aslında eğitim şurasında şu konu damgasını vurmalıydı. Spor ağırlıklı dersleri sınıf öğretmenleri mi? yoksa spor adamları mı? Yoksa yerel yönetimlerin açacağı tesislerde eğitim sonrası zorunlu nasıl kılmalıyız, idi. Dağ her zamanki gibi bireyin kendi geceğim karara ben damga vuracağım konusuna takıldı kaldı.
Yazık, gerçekten yazık benim ülkem insanıma. En önemlisi ise bu vatanda yetişen çocuğumuza yazık.

Bu yazı toplam 1229 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim