• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 21 °C

Kültür Tepesi, bu haliyle “yamalı bohça” gibi

M.Tanzer Ünal

Uzun yıllar İzmit’te Kozluk Mahallesi’nde oturduk.

3.Yolda, sonra 2.Yol’da…

Biz oturmaya başladığımızda tüm mahalle bahçeli iki katlı evlerden oluşuyordu, derken rant çılgınlığı başladı, o güzelim evlerin yerine apartmanlar dikilince biz de çareyi İzmit’ten kaçmakta bulduk.

Benim bu söylediğim, 70’li yıllar…

İzmit; güzel, dingin, yaşanası bir ilçeydi.

Kozluk, o dönem İzmit’inin en gözde semtiydi.

“Denize nazır” bir semt!

Evlerin bahçesinden deniz görünürdü.

Evlerin ikinci kat balkonuna oturun, Körfez adeta ayaklarınızın altındaydı.

Ya şimdi?

Apartmanlar birbirinin önünü kese kese yükseldi, son katlardan dahi deniz görünmez oldu.

Bahçeler mahvoldu, doğa beton yığınına döndü, o güzel yaşam elimizden uçup gitti.

Kozluk Mahallesi’nin 70’li yıllarda çekilen fotoğraflarıyla bugün çekilen fotoğraflarını yan yana koyun, gördükleriniz karşısında utanırsınız.

O derece…

Sadece Kozluk mu, diğer mahalleler de aynı.

İnsanlar, ölmeden kendilerini modern mezarlara gömdüler.

Topraktan, doğadan koptular, dört duvar içine hapsoldular. 

 

Bugünkü Kültür Tepesi ve çevresi…

Nostaljim depreşti…

Anlatmaya devam edeyim.

Çarşıdan Kozluk’a çıkan yolun etrafında sağlı sollu ahşap evler vardı.

Yol, Arnavut kaldırım taşlarıyla kaplıydı.

Sonra asfalt moda oldu, ne yaptılar biliyor musunuz, kaldırım taşlarının üstüne asfalt döktüler.

O güzelim ahşap evler de yıkıldı, çirkin, kişiliksiz, karaktersiz apartmanlar yapıldı.

Orada eski haliyle kala kala bir Verem Savaş Derneği binası kaldı.

Biraz daha ilerleyip düzlüğe çıktığınızda, “tarih kokusu” almaya başlardınız.

Sağda Yeni Hamam…

Hemen karşısında set üstünde tarihi bir bina…

İttihat ve Terakki Cemiyeti için yapılmış, ancak daha sonra önce Akçakoca İlkokulu, arkasından Kız Enstitüsü ve Özel İdare olarak kullanılmaya başlanmış.

O tarihi bina neredeydi biliyor musunuz?

Şimdiki 50.Yıl İlkokulu’nun bulunduğu yerde.

1973 yılında o güzelim tarihi binayı yıktılar, yerine “Cumhuriyet’in kuruluşunun 50’inci yılı” anısına şimdiki beton yığınını yaptılar.

Altı çarşı, üstü okul!

O eski tarihi doku uçup gitti.

Devam edelim…

Okulun karşısında ne var?

Redif Binası…

1863 yılında İzmit Mutasarrıfı Hasan Paşa tarafından redif (ihtiyat, yedek) subayları için yaptırılan askeri bina…

Allah’tan bu binaya şimdiye kadar dokunan olmadı.

Uzun süre “Askeri Mahkeme” olarak kullanıldı, 2011 yılında dönemin Valisi Ercan Topaca tarafından restore ettirilerek müzeye dönüştürüldü.

Hemen yanındaki Kolordu binası sonradan yapılmıştı, bölgenin kültür dokusuna yakışmıyordu, büyük depremde hasar gördüğünden boşaltıldı ve daha sonra da yanındaki orduevi sinemasıyla birlikte yıktırıldı.

İyi de oldu.

İç tarafta sarayımız var, Kasr-ı Hümayun…

Diğer adıyla “Av Köşkü”.

Sultan Abdülaziz’in av köşkü…

Yapımı, 1862…

İmparatorluk döneminde İstanbul dışında yaptırılan tek saray!

1967 yılına kadar vilayet olarak kullanıldı, birkaç kez restorasyon geçirdi, şimdi müze…

Berisinde saraya ait yine tarihi bir bina var…

Eskiden savcılık binası olarak kullanılıyordu, restore edildi, müzenin bir parçası.

 

Kültür Tepesi’nde neler vardı, neler kaldı?

Hafta başında, pazartesi günü, merak ettim Kültür Tepesi’ne gittim.

47 yıl önceki halini bildiğim tepeye…

Neler vardı, yıkıla yıkıla neler kalmış, bir bakayım dedim.

Arabamı park ettim, ağır aksak ayağımla şöyle bir dolaştım.

Kolordu binası ve orduevi sineması yıkılınca, tepenin derinliği artmış, tepe hava almış.

Eski adliye binasının yıkılması da iyi olmuş.

Arkasında yüksek eski bir duvar vardı, onu da yıkmışlar…

Duvarın tarihi değeri var mıydı yok muydu, bilmiyorum.

Vali konağı duruyor…

Ah, vali konağının oraya yapılması ne büyük hataydı, söylemiş yazmış ama dinletememiştik.

Tam o noktada il ve ilçe jandarma komutanlığı binaları vardı, yıktılar yerine vali konağını yaptılar.

Söylediğimize şimdi geldiler, vali konağı için yer arıyorlar, yeni bir vali konağı yapıldığında burayı da yıkacaklar.

 

Acaba tepede, tepeye yakışmayan başka hangi binalar var?

Tepede cami tarafına doğru yürüyorum.

İmaret Camii’ne doğru…

Çoğu kişi bilmez, İmaret Camii’nin eski adı “Abdüsselam Camii” idi.

Caminin ve Redif Binası’nın arkasındaki duvarları da yıkmışlar.

Dümdüz etmişler, çevre düzenlemesi için hazırlıklar başlamış.

Bulunduğum noktada etrafıma bakıyorum, Kültür Tepesi’ne yakışmayacak binalar.

Hele biri, “hani üflesen yıkılacak” derler ya, öyle bir bina.

Yarısı zaten yıkılmış…

Hemen berisindeki, görünüşünden belli tarihi bir ev, herhalde 80-100 yıllık var, o da öyle duruyor.

Onun önünde yan yana, dışları boyalı, pek tarihi görünmeyen yapılar…

Bir de sarayın tam arkasında yeni yapılmakta olan bir bina gördüm.

Hem de çelik konstrüksiyondan…

Oradaki çalışanlara “Ne bu?” diye sordum, kafe gibi bir yermiş.

İşte şimdi olmadı!

“Kültür Tepesi” diyoruz…

Tarihi özelliği olmayan bütün binaları yıkıyoruz…

Yine tarihi özelliği olmayan vali konağını dahi yıkacağız…

Bir taraftan da tarihi dokuya uymayacak “uyduruk bina” yapıyoruz.

 

Söylemek istediğim şu

Eğer “Kültür Tepesi”, gerçek anlamda kültür tepesi olacaksa…

BİR- O tepede sadece ve sadece tarihi binalar bulunmalı. Redif Binası, Kasr-ı Hümayum Sarayı, sarayın ek binası ve İmaret Camii…

İKİ-Tepeye kafe ve başka amaçlı uyduruk yeni bina yapılmamalı.

ÜÇ-Tepenin doğu tarafındaki bütün binalar değeri verilerek istimlak edilmeli, tarihi değeri olmayanlar yıkılmalı, tarihi yapılar aslına uygun olarak restore edilmeli ve kültür amaçlı kullanılmalı.

Benim Kültür Tepesi’nde gördüklerim bunlar.

Bu haliyle Kültür Tepesi, “yamalı bohça” gibi!

Bir tarafı düzgün, daha doğrusu çevre düzenlemesinden sonra gerçekten mükemmel olacak, diğer tarafı varoş!

Bir tarafı “kültürlü”, diğer tarafı “kültürsüz” bir tepe!

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, bu yazdıklarımı iş işten geçmeden bir değerlendirsin.

İsterse Kültür Tepesi’ne bir de beraber çıkalım, ortak gözle yazdıklarımı bir tartışalım.

Orada yeni binalar yapmaktansa, tarihi değeri olan evleri restore edip değerlendirmek en doğrusu!

Bu projeye de bu yakışır!

İşte o zaman Kültür Tepesi bütünüyle olağanüstü bir görüntüye kavuşur.

Bu yazı toplam 1859 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Manav
16 Şubat 2017 Perşembe 19:22
19:22
Yeni ruhsatlarda izmitin kadim mimârisi şart koşulmali. Varşova gibi canlanmalı şehrimiz
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim