• BIST 83.048
  • Altın 147,273
  • Dolar 3,7683
  • Euro 4,0468
  • Kocaeli : -4 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : -3 °C

Kültürel aktiviteler istiyoruz!

Hasan Altınkaya

Kartepe, bilindiği gibi, 10 belde ve 10 köyün birleştirilmesiyle oluşan yeni bir ilçe. Her bölgenin kendine has özelikleri ve barındırdığı potansiyeller, Kartepe’nin zenginlik kaynağı olarak görülebilir. Coğrafyası dağınık, sosyal dokuları birbirinden farklı olan bu beldelerde yaşayan insanlar artık “Kartepeli”…  Altı yılı aşkın süredir ilçe olan Kartepe’de, ne yazık ki herkeste “Kartepeliyim” diyecek aidiyet duygusu oluşmadı henüz. “Kışın kayak yapılan yer” algısı var hâlâ Kartepe için. Beyazın, mavinin ve yeşilin her tonunu bulabileceğiniz bu güzel ilçenin tanıtımı istenen seviyede yapılamıyor maalesef.

Yeni kurulan bir ilçe olması dolayısıyla noter, hastane gibi ihtiyaçlarını diğer ilçelerde karşılamak zorunda kalan vatandaş, ne yazık ki sosyal ve kültürel faaliyeler konusunda da aradığını bulamıyor. Koca ilçe, hemşehri derneklerinin kendi aralarında yaptığı etkinliklere mahkûm ediliyor. Çeşitli illere yapılan kültür gezileri ne kadar doğru bir hizmetse, ilçe halkının kendi bölgesinden bihaber olması da bir o kadar yanlış. Yağan kardan il dışından gelen zenginler kadar ilçe halkı da yararlanamayınca, bir sıcak çay içebileceği sosyal tesisleri olmayınca, Kartepe’yi sahiplenmek de hâliyle zor geliyor insanlara. İstanbullu Kartepe’ye gidiyorum der ama, bu nimetlerden yararlanamayan vatandaşlar alışılagelmiş isimleri zikretmeyi sürdürür. Zihinlere ne ekersen onu biçersin ya işte, o hesap!

Aidiyet duygusunun yer etmesi amacıyla öncelikle sosyal-kültürel etkinliklere hız vermek gerekiyor. Üç üniversite ve binlerce öğrencinin olduğu bir ilçede, yaşadığımız yerin farkına varmamızı sağlayacak yarışmalar yapılabilir meselâ. Düşünün, ilçenin dört bir yanındaki öğrenciler “Kartepe” ismi ile resim yapacak, fotoğraf çekecek, şiir ya da kompozisyon yazacak. Her öğrenci evinde ailesiyle konu üzerine sohbet edecek, yardım alacak, bilgilenecek, muhteşem bir paylaşım ortamı oluşacak. Aynı şekilde, mutlu, sağlıklı ve başarılı nesillerin ortaya çıkmasına büyük katkı sağlayan “Aile Eğitimleri” gibi projelere de zaman kaybetmeden başlanmalı. Bunları yapmak için çok büyük paralara ya da bilgiye gerek yok. Yeter ki heyecanınız olsun…

Bilindiği gibi şu günlerde “Mevlana Haftası”nı kutluyoruz. Her yerde yapılan “Şeb-i Aruz” etkinlikleri binlerce insanının ruhunu yıkayıp arındırdı. Bambaşka bir havaya girdi herkes. Böyle bir etkinlik için bile İzmit’e gitmek zorundaydı bu ilçe halkı. Tanınmış yazarlar, gazeteciler, sanatçılar Kartepe’ye getirilebilir. Her gün televizyonda izlediğimiz bu insanları yakından görme ve soru sorabilme imkânı sağlansa belki bir kıvılcım olacak. Alışkanlıkları yıkmanın en önemli adımlarından biridir bu tür faaliyetler. Kişisel istek ve beklentilerin had safhada olduğu bu ilçede, durumu değiştirmeye yönelik adımlar atmak gerekir. Yoksa bu sorunlar yıllardır var. Karanlıktan şikayetçi olmak yerine bir ışık yakalım, karınca misali…

Kültürel faaliyetler kapsamında din görevlileri de sahaya çıkmalı. Bu anlamda en büyük görev din görevlilerine düşüyor. Artık daha sosyal olmalılar. Bir memur gibi namazı kıldırmayı görev bilmemeli, bir genç uyuşturucu kullanıyorsa bundan sorumlu tutmalı kendini. Kahvehanelerde bir dönem din görevlileri halkla sohbet ediyordu. Bu uygulama aslında örnek bir çalışmaydı. Neden devam ettirilmediğini insan merak ediyor. Adım başı kahvehanenin olduğu bir ilçede, bu projenin yeniden başlatılmasının çok büyük faydaları olacağını düşünüyorum.

Festivaller ile ilçe tanıtımı yapılabilir. Her bölge ayrı bir zenginlik barındırıyor. Bir marka olan Eşme Ayvası yalnızca yol kenarlarında satılan bir ürün olmamalı. Bu ayva nasıl yok sayılır, anlamış değilim. Geçtiğimiz dönem kaymakamlıkça cezeryesi yapılmıştı. Hem öğrencilere burs olarak geri dönüyor, hem de üreticinin yüzü gülüyordu. Dönemin Valisi Ercan Topaca, ayva cezeryesini pişmaniye ile birlikte gittiği her yere götürdüğünü söylemişti. Bir marka kazanmıştık. Daha da büyütülmesi ya da yanına başka projelerin eklenmesini bekliyorduk ki, evdeki bulgurdan da olduk! Ne cezerye var, ne yeni bir proje. Eski tas eski hamam. Üretici yol kenarlarında dizdiği ayvaları canı çeken sürücülere satacak da, para kazanacak!

Maşukiye’nin armudu vardı bir zamanlar. Bir zamanlar diyorum, çünkü Maşukiye Armut Festivalleri yapılırdı. Çok değil, şurada ilçe olmadan hemen önce yapılırdı bu etkinlikler. Bütün halk toplanır, yarışmalar yapılır, dereceye girenlere ödüller verilirdi. Neden bu tür etkinliklerden vazgeçildi, merak ediyor insan. Üstelik sponsor destekleri ile ücretsiz yapılabilecek olan bu etkinlerin getirisi de çok olacaktır. Bir çırpıda akla gelenler bunlar. Yazmaya kalksak yüzlercesi çıkar ortaya. Kartepe’ye Arslanbey’den çıkıp, Maşukiye’den inin. Aklınıza bu anlamda en az ‘on tane’ fikir gelecektir. Bunları görmek, heyecan duymak ve kararlılıkla adım atmak gerekiyor artık. Hiçbir şey için geç kalınmış değil elbette…

Bu yazı toplam 1604 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim