• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 5 °C

KURBAN BAYRAMI MESAJI

Mehmet Sönmezoğlu

Yüce Rabbimize sonsuz şükürler olsun ki, tüm Müslümanlar olarak aynı iman ve heyecanla kutladığımız dinî bayramlarımızdan Kurban Bayramına bir kere daha ulaşmış bulunuyoruz.

Bayramların gerek fert, gerekse toplum hayatında çok önemli yeri vardır. Bayramlar, dinî şuur ve duygunun gelişmesine; millî ve manevî değerlerin güçlenmesine; karşılıklı sevgi ve saygının artmasına; birlik-beraberlik ve kardeşliğin kuvvetlenmesine; toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın tesisine; dargınlık ve düşmanlıkların giderilmesine vesile olan müstesna sevinç ve mutluluk günleridir.

Allahu Teâlâ, bu sevinç ve mutluluğa fakir ve yoksulların da katılabilmesi için Ramazan Bayramında sadaka-ı fıtır, Kurban Bayramında da kurban ile mü’minler arasında paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma tesis etmiştir.

Kurban, insanlık tarihi kadar eski bir ibadettir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur: “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık…” (Hac, 22/34) Kurban, Hz. İbrahim (a.s.)’den günümüze kadar, hep teslimiyet ve fedakârlık sembolü olarak mü’milerin hayatında apayrı bir öneme sahip olmuştur.

Hz. Peygamber (s.a.s.) de, kurban kesmenin önemini belirterek şöyle buyurmuştur: “Âdemoğlu, kurban günü Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir amel işlemez…” (Tirmizî, Edahi, 1) Başka bir hadis-i şerifinde ise, “Bugünde (bayramda) ilk yapacağımız ibadet namaz kılmak, sonra kurban kesmektir” (Buharî, Edahi, 1) buyurarak Kurban Bayramı’nın en önemli özelliklerinin bayram namazı kılmak ve kurban kesmek olduğunu bildirmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), bir defasında bayram hutbesini tamamladıktan sonra kurbanlık koçunu kendi eliyle kesti. Keserken; “Bismillahi vallahu ekber. Bu benim adıma ve ümmetimden kurban kesmeyenlerin adınadır!” dedi. (Tirmizî, Edâhî, 22)

Yüce Rabbimiz rızasını kazanmamız ve kendisine yakınlaşmamız için biz kullarından malımızla, canımızla ve diğer bütün imkanlarımızla fedakârlıkta bulunmamızı istemektedir. İşte kurban bu manada, en güzel fedakârlık ve Allah’a yaklaşma vesilesidir.

Kurban ibadeti, insanı cimrilik ve aşırı mal sevgisinden uzaklaştırır; paylaşma, yardımlaşma ve kardeşlik duygularını geliştirerek toplumda huzur ve mutluluğun hakim olmasını sağlar. İnsanları sevgi ve merhametle birbirine bağlar. Allah’ın nimetlerinden bütün kulların istifade etmesini sağlar.

Kurbanla mükellef olan Müslümanlar kestikleri kurbanların etlerini akraba ve komşularından başlamak üzere çevresindeki yoksul ve fakirlere dağıtmalı, onları sevindirmelidir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “…Artık onlardan, siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.” (Hac, 22/28) Ayrıca zengin, fakir ayrımı yapmadan misafirlere, eş, dost ve akrabalara da ikram edilmelidir.

Arefe günü sabah namazında başlayıp, bayramın 4. günü ikindi namazında sona eren teşrik tekbirlerini de yerine getirmeliyiz. Allah Resûlü (s.a.s.), yeme, içme ve eğlenme günleri olan bayramların aynı zamanda Allah’ı zikretme ve kulluk şuurunun zirveleştiği günler olduğunu hatırlatarak, “Haberiniz olsun, bu bayram günleri yemek, içmek ve zikir günleridir” (Ebu Dâvud, Edâhî, 10) buyurmuştur.

Bayramda başta anne-babalarımız olmak üzere, akrabalarımızı, dostlarımızı mümkünse ziyaret etmeli, değilse telefon ederek gönüllerini almalıyız. Karşılaştığımız kimselere güler yüz göstermeli, bayramlarını tebrik etmeli, çocuklarla ilgilenmeli, fakirlere yardımda bulunarak onları sevindirmeli, ölen yakınlarımızın kabirlerini ziyaret ederek Kur’an okumalı ve dua etmeliyiz. Küskünlükleri, kırgınlıkları bırakmalı, dargınları barıştırmalıyız. Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de; “Şüphesiz mü’minler kardeştirler, öyleyse dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin…” (Hucurât, 49/10) buyurarak dargın olanların aralarının düzeltilmesini emretmiştir.

Toplumun bütün kesimlerinin bayram sevincine ortak olmasını sağlamalı, bunun için boynu bükük yetimler, ihtiyaç içinde kıvrana fakir ve yoksullar, kimi kimsesi bulunmayan biçare insanlar, yaşlı ve hastalar unutulmamalıdır. Onlara yardım yaparak, ilgi ve alaka göstererek onların da bayram sevincini yaşamalarını temin etmeliyiz.

Bu vesileyle; aziz milletimizin ve tüm İslam Âleminin mübarek Kurban Bayramını en içten duygularla kutluyor; bu bayramın milletimizin birlik ve beraberliğine, ülkemizin huzur ve mutluluğuna ve bütün insanlığın hidayetine vesile olmasını Yüce Mevlâmızdan niyaz ediyorum.

Bu yazı toplam 606 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim