• BIST 82.185
  • Altın 147,989
  • Dolar 3,8274
  • Euro 4,0748
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

Kurban Bayramı’nda dinî görevlerimiz

Mehmet Sönmezoğlu

Yüce Rabbimizin inayetiyle dinî bayramlarımızdan olan Kurban Bayramı’na kavuşmuş bulunmaktayız. Bugün arefe günü, yarın da inşallah mübarek Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz. Bu bayram, kurban ibadetinin yerine getirildiği bir bayramdır. Bu nedenle hali vakti yerinde olan Müslümanlar kurban için gerekli hazırlıklarını tamamladılar. Daha önce çeşitli vesilelerle kimlerin kurban kesmekle mükellef olduğu, kurbanlık hayvanlarda aranan şartlar gibi konularda muhterem halkımızı bilgilendirmeye çalıştık. Bu yazımızda ise; bayram günlerinde yapılması gereken işler konusunda bazı hatırlatmalarda bulunacağız.

 

Kurban Bayramı’nda Müslümanlar olarak yapacağımız ilk iş bayram namazı kılmaktır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.),  “Bugünde (bayramda) ilk yapacağımız ibadet namaz kılmak, sonra kurban kesmektir” (Buharî, Edahi, 1) buyurmuştur. Cuma namazı ile mükellef olan kimselere bayram namazı kılmak da vaciptir. Bütün vatandaşlarımızı yanlarına gençleri de alarak camilerimize bekliyoruz. Hadiste belirtilen ikinci önemli görev ise, kurban kesmektir.

 

Kurban kesmenin vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra; bayram namazı kılınmayan yerlerde ise, sabah namazı vakti girdikten sonra başlar. Hanefîlere göre kurban kesme süresi bayramın 3. günü akşama kadardır.  Şafilere göre ise 4. günü de kurban kesilebilir. Kurbanın makbul olabilmesi için belirlenen süre içerisinde kesilmesi gerekir. Bayramın birinci günü kesmek daha faziletlidir.

 

Kurban kesim işlemi usulüne uygun olarak yerine getirilmeli, hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet verilmemelidir. Kurban sahibi elinden geliyorsa kurbanını kendisi kesmeli, eğer kesemiyorsa ehil birine kestirmelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “…Kesecek olursanız kesmeyi iyi yapın. Bıçağın ağzını bileyin. Hayvanı rahat ettirin (hayvana zahmet vermeyin).” (Müslim, Sayd, 57) Kurbanını başkasına kestiren kimse, kurbanın etinden veya herhangi bir şeyini kasap ücreti olarak vermesi caiz değildir.

 

Kurbanlık hayvanların üzerine mutlaka Allah’ın adı anılmalıdır. Zira Kur’an’da, “…(kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın” (Hac, 22/36) buyrulmuştur. Kurbanlık hayvan kesmek için yere yatırılınca, “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur…” (En’âm, 6/162-163) “Ben hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben Allah’a ortak koşanlardan değilim.” (En’âm, 6/79) ayetleri okunur. Ardından üç defa “Bismillahi Allahü Ekber” diyerek derhal kesim yapılır.

 

Kurban kesilirken sahibinin yanında bulunması müstehaptır. Hz. Peygamber (s.a.s.) kızı Hz. Fatıma (r.anha)’ya hitaben, “Kurbanın kesilirken orada hazır bulun. Zira işlemiş olduğun her günah, kurbanın kanından ilk damlası yere düştüğünde, bağışlanır” (Et-Tergib ve’t-Terhîb, c. 2,  s. 154) buyurmuştur. Kurban kesen kimse -dinimize göre herhangi bir zorunluluk olmamakla beraber- dilerse böyle bir ibadeti yapma imkanına kavuştuğu için Allah rızası için iki rekat şükür namazı kılabilir.

 

Kurban kesiminde çevre temizliği için gerekli tedbirler alınmalı, hayvanların kanları ve yenilmeyen kısımları toprağa gömülmeli veya bu amaçla hazırlanmış uygun yerlere bırakılmalıdır.

 

Kurbanın eti ve derisi: Ortaklaşa kurban kesenler kurbanın etlerini aralarında tahmini olarak değil, tartarak taksim etmelidir. Eğer aile fertleri arasında ortaklaşa kurban kesilmişse, etlerin tartı ile paylaşılması gerekmez. Kurban eti üçe taksim edilip; bir bölümü kurban kesemeyen fakirlere dağıtılmalı, bir bölümü akraba ve komşulara ikram edilmelidir. Bir bölümü de ev halkı için alıkonulabilir. Hz. Peygamber (s.a.s.)’in tavsiyesi de bu şekildedir. Maddî durumu müsait olmayan ve ailesi kalabalık olan kimse kurban etinin tamamını çoluk-çocuğu için ayırabilir. Durumu iyi olanların ise, günümüzde ihtiyaç sahiplerinin arttığını dikkate alarak kurban etlerinin çoğunluğunu dağıtmaları daha uygun olur. Kurbanın derisinin satılması, bakım ve kesim ücreti olarak verilmesi caiz değildir. Kurbanın derisi, bir fakire veya hayır kurumuna bağışlanabileceği gibi evde seccade vb. amaçlarla da kullanılabilir.

 

Teşrik tekbirleri: Kurban bayramının arefe günü sabah namazında başlayıp bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar (ikindi namazı da dahil) 23 vakit, her farz namazın ardından getirilen teşrik tekbirleri kadın erkek her Müslümana vaciptir. (Şafilere göre sünnettir) Teşrik tekbirlerini unutmamalıyız.

 

Son olarak bayram gecesi ve bayram günü yapılması müstehap olan davranışları hatırlatmak istiyorum. Bayram gecelerini dua ve ibadetlerle ihya etmek, sabah erken kalkmak, gusül abdesti almak, en yeni ve güzel elbiseler giymek, güzel kokular sürmek, Kurban Bayramı namazına giderken sesli olarak tekbir getirmek (Ramazan Bayramı’nda sessizce), camiden dönerken gidiş yolundan başka bir yoldan eve dönmek, kurban kesen kimsenin ilk yemeğini kurbanın etinden yemesi müstehap olan davranışlardır.

Bu yazı toplam 697 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim