• BIST 106.736
  • Altın 141,017
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 20 °C

“Kürdistan”dan sonra “Ermenistan” açılımı mı?

M.Tanzer Ünal

 

                                       

Başbakan Erdoğan’ın şu “taziye mesajı” olayı…

Bakıyorum da en çok “Kürtçüler” i, bir de dünyadan haberi olmayan “ağzı açık barış budalaları” nı sevindiriyor.

Efendim, Kürtlerden sonra Ermenilerle de barışacakmışız…

Genel yaklaşım bu!

Obama, ne diyordu?

“Büyük kıyım…”

Erdoğan, ne dedi?

“Tehcir… Yaşanılan acılar…”

Hayatını kaybeden Ermenilerin torunlarına taziye…

Başbakan, Ermenilerin acılarını paylaşıyor da, bizim acımızı paylaşan var mı?

Ermenilerin öldürdüğü 506 bin Türk ne olacak?

Şimdiye kadar ölen Türklerin torunlarından özür dileyen oldu mu?

Hiç taziye mesajı yayınlandı mı?

Sonra…

99 yıl önce yaşanan olayları, biz tutuyoruz bugünün değerleriyle yargılıyoruz.

 

 

24 Nisan 1915’te ne olmuş?

                                               *********

Öyle uzatıp kafa şişirecek değilim.

Rusların Doğu Anadolu’yu işgal ettiği yıllar…

Osmanlı Ordusu cephede savaşırken, Ermeniler “bağımsızlık” peşine düştüler.

Çeteler kurdular, devlete karşı isyanlar başlattılar.

Osmanlı’nın Kafkas bozgunundan sonra, Ermenilerin Müslüman halka karşı şiddetleri arttı.

17 Nisan 1915’te Van’da Ermeni isyanı başladı ve çevre illere de yayıldı.

Osmanlı Devleti, baktı olacak gibi değil, devlet aleyhine çalışan, Müslüman halkı katletmeye başlayan 2345 Ermeni’yi tutukladı.

Ve olay çıkaran Ermeni vatandaşlara tehcir (bulundukları yerlerden başka bölgelere gönderme) uyguladı.

Bu tehcir sırasında, bölgesel çatışmalarda ölenler olmuş.

Olabilir… 

Kargaşa varsa, çatışma varsa, savaş varsa insanlar ölür.

Ölenler kimler?

Osmanlı vatandaşı…

Türkler, Kürtler, Ermeniler, Araplar…

Efendim, siz Ermenileri öldürdünüz…

Tamam da Türkleri kim öldürdü?

Ölen veya öldürülen Kürtler, Araplar ne olacak?

Bunun çetelesini tutan var mı?

 

 

Bunlar fasa fiso, esas hedef başka?

                                                               *********

“Ermeni soykırımı” iddiası, yıllardır Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tepesinde, her an inmeye hazır bir balyoz gibi tutuluyor.

Kim tutuyor?

Emperyalistler…

ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri…

Neden tutuyorlar?

Sevr’in intikamını almak için!

Yine kafa şişirmeyeceğim.

Birkaç olaydan söz edeceğim, hepsi bu kadar.

Bunları bilmezsek, “Başbakan Erdoğan’ın “taziye mesajı” nı anlayamayız.

Önce şunu unutmayalım!

Osmanlı Devleti parçalandıysa, Ermeni ve Kürtlerin hainlikleri sonucu parçalandı.

Emperyalistler, hedeflerine ulaşabilmek için Ermenileri ve Kürtleri maşa olarak kullandılar.

Bunları size, “Cumhuriyetimizin 90’ncı yıldönümü ve bitmek tükenmek bilmeyen hainlikler” yazı dizimde uzun uzun anlatmıştım.

Sonunda Osmanlı, 1.Dünya Savaşı’ndan mağlup çıktı, 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr’de ölüm fermanını imzaladı, paramparça oldu.

Emperyalist devletler, Sevr’de, Ermenileri ve Kürtleri “verdikleri üstün hizmetler” den dolayı ödüllendirdiler.

İşte o ödül maddeleri!

SEVR’DEKİ ERMENİSTAN MADDESİ: (Madde 88 ve 93) “Osmanlı, Ermenistan Cumhuriyeti’ni tanıyacak. Türk Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek.”

(ABD Başkanı Wilson 22 Kasım 1920’de sınırı belirledi. Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis’i Ermenistan’a verdi.)

SEVR’İN KÜRDİSTAN MADDELERİ: (Madde 62 ve 64) “İngiliz ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon, Fırat’ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak, bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti’ne bağımsızlık için başvurabilecektir.”

 

 

Kürtlerin ve Ermenilerin hevesleri kursağında kaldı

                                               ********

Sevr Antlaşması’nın imzalandığı dönemde Türk Kurtuluş Savaşı devam ediyordu.

Türkler savaştan galip çıkınca, Sevr çöpe atıldı, yerine 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması imzalandı.

Bu antlaşmayla şimdiki sınırlarımız çizildi, emperyalist devletlerin maşalığını yapanlar avuçlarını yaladılar.

Ermenilerin ve Kürtlerin “devlet kurma hevesleri” suya düştü.

Peki, emperyalist devletler, Ermeniler ve Kürtler bu sevdadan vazgeçtiler mi?

Vazgeçerler mi?

Ermenileri ve Kürtleri kullanarak Osmanlı’yı parçalayanlar, bu kez Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni parçalamak için hainliklere başladılar.

İşte cumhuriyet döneminde yaşadığımız terör olaylarının temelinde bu hainlikler var.

 

 

Taşnak-Hoybun ihanet anlaşması

                                               ********

Size, 5 Ekim 1927 tarihinde Lübnan’ın Bihamdun şehrinde imzalanan bir “ihanet anlaşması” ndan söz edeceğim.

Dikkatle okursanız bugünleri daha iyi anlarsınız.

Taşnak, 1889’da kurulan ve “Bağımsız Ermenistan” için çalışan bir Ermeni örgütü.

Hoybun ise 1907’de faaliyete başlayan, “Bağımsız Kürdistan” için çalışan Kürt örgütü…

Yani bugünün Asala ve PKK’sı…

İki örgütün yetkilileri, 5 Ekim 1927 tarihinde, yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti daha 4 yaşındayken, bir araya geliyorlar ve devletimizi yıkmak için anlaşma imzalıyorlar.

19 maddelik bir anlaşma…

İhanet anlaşması…

Önemli maddeleri şöyle:

Madde 1. Her iki taraf bağımsız bir Kürdistan ve birleşik bir Ermenistan'ın kurulma hakkını karşılıklı olarak tanıyarak…

Madde 2. Her iki taraf hangi toprakların Ermenistan'a, hangilerinin Kürdistan'a ait olduğuna bakmaksızın ve sadece iki ülkenin kurtuluşunu temel amaç edinmiş olarak , ortak düşmana karşı........... İki ulus arasındaki sınırlar aşağıdaki prensiplere göre belirlenecektir: Yerli Kürt ve Ermeni nüfusunun 1914 önceki sayısı bu belirleme de temel esas olarak alınacaktır.

Madde 3. Mevcut antlaşma imza sahibi taraflar arasında, ortak düşman Turani- Türk öğesine karşı savunma ve saldırma işbirliği paktı olduğundan…

Madde 9Taşnaksutyun Partisi ve Kürt Ulusal Cephesi Hoybun, Ermenistan ve Kürdistan'ın kendilerine ait toprakları üzerinde bağımsızlıklarının tanınmaması nedeniyle, kendilerinin Türkiye ile savaş içinde olduklarını kabul ederler.

Madde10. İki tarafın hazırladığı rapor gereğince Taşnaksutyun Partisi askeri gücünü eylem halindeki Kürt güçlerine katacak ve söz konusu eylemler için gerekli olan silah ve mühimmatı sağlamaya çalışacaktır.

Madde 14. Taraflar kendilerine verilecek toprak miktarına göre, paylarına düşecek kamu borç miktarını ödemeyi kabul edeceklerini taahhüt etmektedirler. Ayni şekilde taraflar, yabancıların madenler ve demiryolu üzerindeki daha önce kabul edilmiş tüm imtiyazlarını tanıyacaklarını kabul etmektedirler.

 

Madde 19. Bu anlaşma Fransızca yazılmış olup iki nüshadan oluşmaktadır. "(3)

 

 

 *******************************************************************************

 

2.Hoybun Anlaşması, geçen yıl Washington’da yapıldı

                                               ********

Lübnan’daki Taşnak-Hoybun, yani Ermeni-Kürt Anlaşması’ndan bu yana kaç yıl geçti?

Tam 87 yıl…

Peki, o anlaşma unutuldu gitti mi?

Hayır unutulmadı.

Kürtler ve Ermeniler, hâlâ 87 yıl önceki anlaşmalarını sürdürüyorlar.

Her fırsatta birbirlerini kolluyorlar.

Emperyalist devletler de desteklerini sürdürüyorlar.

İşte kanıtları!

*Birinci olay… Geçen yıl bu zamanlar… BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, TBMM Başkanlığı’na başvuruyor, “1915 Ermeni soykırımıyla ilgili Meclis araştırması” açılmasını istiyor. Kendileri iktidarla el sıkıştılar, istediklerini aldılar ya, şimdi sıra yaptıkları anlaşmaya göre Ermenilere geldi.

*İkinci olay… Ne tesadüftür ki, aynı tarihte İsrail Parlamentosu’nda da “1915 Ermeni soykırımı” için önerge veriliyor.

*Üçüncü olay… 2013 Kasım ayının son günleri… Günümüz Kürt ve Ermeni ileri gelenleri Washington’da bir araya geliyorlar. Kimler mi? BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP Milletvekili Nazmi Gür, BDP Washington Temsilcisi Mehmet Yüksel ve Taşnak örgütünden Hagop Der Khatehadourian… Toplantıdan sonra Taşnak’tan şu açıklama yapılıyor: “Görüşme, Ermeni-Kürt işbirliği imkanlarının yanı sıra, ilişkilerin geliştirilmesi ve Batı Ermenistan topraklarında (Ermenilerin talep ettikleri Türkiye toprakları) ve Kürdistan ile ulusal ve demokratik hedefleri açısından yararlı bir diyalog fırsatı sundu.” Taşnak yetkilisi, amaçlarını şöyle açıklıyor: “Sevr anlaşması üzerinde durmaya devam edeceğiz. Bu anlaşma, davamızın kilometre taşlarından biridir…”

 

 

Bu hainliklere karşı neyin “taziye” si?

                                                                              *********

Size dilim döndüğünce olayların arkasındaki gerçekleri anlatmaya çalıştım.

Bu olaylar, öyle lay lay lom geçiştirilecek olaylar değil!

Efendim, Başbakan Erdoğan Ermenilerin torunlarına 9 dilde “taziye” yayınlamış.

Bana göre, bu taziye, üstü kapalı bir özür.

Ermeniler, Erdoğan’ın taziye yayınlamasıyla, davalarında “bir kertik” açtılar.

Başbakan’ın taziye yayınlamasına en fazla kimler sevindi, dikkat ettiniz mi?

PKK’lılar, siyasi temsilcileri BDP’liler…

Eee, ne de olsa ortaklar!

Taziye ile ilgili gelişecek olayları izlerken, bütün bunları bilin istedim.

                      

Bu yazı toplam 1138 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim