• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 16 °C

Kurt Seyit’in Rus kızına aşkı ve Kırım’ın gerçekleri…

M.Tanzer Ünal

 

                                        

Önceki akşam Star TV’de başlayan “Kurt Seyit ve Şura” dizisini izlediniz mi?

Ben izledim…

Kırımlı bir Türk gencinin Rus kızına aşkını anlatıyor.

Kurt Seyit, yeni tanıştığı Şura’nın gözlerinin içine bakarak lakabının anlamını şöyle açıklıyordu:

“Kırım’da çok ağlayan çocuklar kurt ulumalarından ağlar derler. Bu yüzden çok ağlayan çocukların kurt ismiyle anıldığında korkularını yendiklerine inanılır…”

Bu sözler, Kırım Türklerinin bitip tükenmek bilmeyen “kadersizliğini” özetliyordu.

Tedirginlik, korku ve gözyaşı…

kurt_seyit_313728185.jpg                                                             

Kırım’da olup bitenleri biliyorsunuz.

Soydaşlarımız, tarihin bu bölümünde de “zor günler” geçiriyorlar.

Sanki bu dünyaya “çile çekmek” için gelmişler, başları beladan bir türlü kurtulmuyor.

Sizlere Kırım’la ilgili bildiklerimi, Kırım’la ilgili duygularımı aktarmaya çalışacağım.

Gidip gördüğüm ve inceleme yaptığım için, bugün olup bitenleri daha iyi değerlendirebildiğimi sanıyorum.

 

 

Bir süredir Kırım’da olup biteni nasıl okumalı?

                                                               *********

Kırım, şu sıralar Rusya ile Batı arasındaki güç mücadelesinin odağında.

Olaylar şöyle gelişti!

Önce Batı emperyalizminin klasik “goygoyu” başladı.

Güya halk ayaklandı…

Meşru Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç görevden uzaklaştırıldı, yerine AB yanlısı bir yönetim getirildi.

Böylece ülkede Rus asıllı ve Rusya yanlısı insanlar muhalefete düştü.

Ukrayna’daki bu kargaşa Kırım’ı da etkiledi.

Ukrayna’nın başkenti Kiev ile Kırım’ın başkenti Simferopol arası neredeyse 800 kilometre…

Olaylar anında Kırım’a da sıçradı.

Tatarlar, muhalif harekete destek verdi.

Neden muhalefet desteklendi?

Türkler, neden Rusya’nın değil de Batı’nın yanında yer aldı?

Bunda…

*Tarihte yaşanmış sürgün günlerinin…

*Rus milliyetçisi Kozaklar’la yaşanan sıkıntıların…

*Dışlanmışlığın…

Etkisi büyük!

Şu anda Kırım’da Tatar Türkleri inanılmaz derecede güç durumda.

Bir tarafta “Hıristiyan Rus ve Ukraynalı”, diğer tarafta “Müslüman Tatarlar”…

Ukrayna da Kırım da fiilen ikiye bölündü.

Her iki tarafta da “korsan hükümet” var.

Ukrayna’daki AB güdümünde, Kırım’daki ise Rusya güdümünde…

Rusya, Ukrayna’yı Batı’ya kaptırmamak için her türlü numarayı yapıyor.

Kırım, fiilen Rus işgali altında.

Soydaşlarımız, tekrar Rus hegemonyası altına girme tehlikesiyle karşı karşıya…

30 Mart’ta referandum var.

Kırım’ın bölgesel statüsü belirlenecek.

Sonuç şimdiden belli gibi…

Sandıktan “Rusya’ya bağlanma” kararı çıkacak.

İşte o zaman Tatar Türkleri yandı!

Rus zulmü yeniden başlayacak.

Amerika da Rusya da stratejik konumdaki ülkeleri rahat bırakmıyorlar.

 

 

Kırım neden önemli?

                                               *********

Kırım, özerk bir cumhuriyet.

Ukrayna’ya bağlı…

Daha doğrusu bağlıydı, bu saatten sonra ne olacağı meçhul!

2 milyon civarında nüfusu var.

Nüfusun yüzde 60’ı Rus, yüzde 12-13’ü Tatar, geri kalanı da değişik milletten.

Kırım, neden stratejik bir nokta?

Karadeniz, geneliyle baktığımızda aslında büyük donanmaları ağırlayacak bir deniz değil.

Birkaç limanı var, en önemlileri de Kırım bölgesinde.

Kırım bu nedenle çok önemli.

Rusya, yaklaşık 230 yıldır en büyük donanmasını Kırım’da tutuyor.

Yaptığı anlaşmalarla, donanmasının daha 2040 yılına kadar Kırım’da kalmasını garanti altına almış.

Bu tarih yaklaşmak üzere…

Rusya, bunun sıkıntısını şimdiden hissediyor, bu nedenle Kırım’ın işini kökten halletmek istiyor.

Rusya’nın Kırım’dan vazgeçmesi zor görünüyor.

   

 

Geçmişte yaşanan sıkıntılar…

                                               *******

Kırım’ın bugününü iyi anlayabilmek için geçmişine de bakmak gerekir.

Bu yarımada, yüzyıllar boyunca neler yaşamış?

Kırım, stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca hep “büyük güçler” arasında el değiştirmiş.

Kırım’ın, 1774 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkisi kesilmiş.

Bu tarihte Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Osmanlı Kırım’dan çekilmiş.

Kırım, bağımsız olmuş…

Çok geçmemiş, 1783 yılında Rusya Kırım’ı ilhak etmiş.

Çariçe Katerina, Kırım’a Rus nüfus yerleştirmeye başlamış, Tatarlar ülkenin iç kesimlerine sürülmüş.

Böylece Kırım’da nüfus yapısı değişmeye başlamış.

Kırım’da asıl sürgün 1942’de yaşanmış.

Alman orduları Kırım’a girdiklerinde, 20 bin kadar Tatar, Rus zulmünden bıktıkları için Almanlara destek vermiş.

Stalin, bunun intikamını ağır şekilde almış.

Tatarlar, kitleler halinde Orta Asya’ya sürülmüş.

Sürgün sırasında 200 bin Tatar’ın öldüğü biliniyor.

Bu yıllarda Türkiye’ye de pek çok Tatar kaçmış.

1944-1989 yılları arasında Kırım’da neredeyse Tatar nüfus kalmamış.

1989’da Sovyetler Birliği dağıldığında tekrar topraklarına dönebilmişler.

Bu arada Kırım’ın Ukrayna’ya verilmesinden de söz etmeliyiz.

Yıl, 1954…

Sovyetler Birliği’nin başında Krusçev var.

Krusçev, Ukrayna kökenli…

Kırım’ı Ukrayna’ya devrediyor.

Kırım, Ukrayna’ya bağlı, ama Rus nüfus daha fazla.

Daha önce de belirttiğim gibi, Rusya’nın en büyük deniz filosu da Kırım’da konuşlanmaya devam ediyor.

İşte size anlatmaya çalıştığım Kırım’ın böyle bir geçmişi var.

 

 

Şimdi ne olacak?

                               ******

Kırım’da yaşayanlar da, yıllar önce Türkiye’ye göç etmiş Tatarlar da gelişmeleri endişeyle izliyor.

Ülkemizde, Kırım kökenli 5 milyon vatandaşımız olduğu tahmin ediliyor.

Üniversitelerimizde öğrenim görenler, çalışmaya gelenler, evlenip yerleşenler…

 “Şimdi ne olacak?” diye herkes birbirine soruyor.

Sahi, şimdi ne olacak?

Kırımlı soydaşlarımız, yine sıkıntı içinde…

Ukrayna’yı vatanları olarak kabul ediyorlar, ama bir taraftan da yeniden “korkulu rüya” görmeye başladılar.

Toprakları yeniden işgal altında…

Görünen o ki, Rusya’nın Kırım’dan vazgeçmesi mümkün değil!

Gelinen noktada Kırım Tatarları, Türkiye’nin gelişmelerle ilgili tutumunu merak ediyor.

Öyle ya, Türkiye’yi “büyük abi” bellemişler, “büyük abi”nin ne yapacağını merak ediyorlar.

Kırım konusuna yarın da devam edeceğim.

Bu yazı toplam 1879 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim