• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 10 °C

Kurtuluştan tutsaklığa İZMİT!..

Mustafa Küpçü

Bugün, İzmit’in Kurtuluş Günü.

Sıradan etkinliler ve birkaç hamasi söylemle Kurtuluş Bayramı kutlanmış olacak!

Şöyle bir düşünelim; ilköğretim ya da lise düzeyinde kaç öğrenci İzmit’in “İşgal ve Kurtuluş” tarihini biliyor?

Okullarımızda bu konu üzerine ders yapılıyor mu? Sanmıyorum!..

Bu kentte yaşayan, bu kentte ekmeğini kazanan ve bu kentte yaşamını sürdürecek olan kaç insanımız bu konuda bilgi sahibidir?

Binlerce Sivil Toplum Kuruluşu içinde “İzmit Tarihi” üzerine araştıran, kaynak karıştıran ve bilgileri üyeleriyle paylaşan kaç STK var?

Bu kentin “İşgal Yılları ve Kurtuluş Mücadelesinde” emeği ve kahramanlıkları olan, bu uğurda bedel ödeyen insanlarımızı kaç İzmitli tanıyor?

Daha da ötesi; bu kentte “BEN İZMİTLİYİM” diyebilen insan sayısı kaç? Bunun için bu kentte “doğmak, birkaç kuşak buralı olmak” değil, “Ben ekmeğimi bu kentte kazanıyorum, burada yaşıyorum, o halde ben İzmitliyim” duygusunu taşımak yeterlidir!

İzmit ve yakın çevresi, 1327’de Akçakoca Bey’in kumandasındaki Osmanlı Ordusu’nun mücadelesi ile Osmanlı toprağı oldu. İzmit, 1337’de “Osmanlı Sancağı” oldu.

 Birinci Dünya Savaşı sonrası İzmit, SEVR Antlaşması sonucu 20 Kasım 1918’de İngilizler tarafından işgal edildi. 27 Ekim 1920’de ise, İngilizler çekilirken, İzmit’i Yunan Ordusu işgaline bıraktılar. Babaannem, Büyükbabam ve Büyük Dayımdan, “İşgal Yılları İzmit’i” hakkında çok ilginç öyküler dinledim.

Bir büyük amcamız, o dönemin kurbanlarından biri olarak Bağçeşme’deki “Şehitlikte” yatıyor.

O işgal döneminde, komşuları “Bakkal Hristo” Yunanca “Burası Atinalı Hristonun evidir” diye yazarak, ailemizi olası bir katliamdan koruyor. İzmitli bir adam, (sonradan kasaplıkla geçiniyor) bir çift büyükbaş hayvanımızı, o sırada 13-14 yaşlarında olan babannem ve kardeşi büyük dayının gözleri önünde alıp götürüyor!  

O kargaşa ortamında bakkal dükkanlarını soyan biri, sonra İzmit’in en zengin insanlarından biri oluyor!..

Cepheye gidenlerin, sahip oldukları mülklerini ve ailelerini emanetine  bıtaktıkları bir kişi, cepheden dönemeyenlerin mülklerine konuyor!

Bir düşünürün söylediği gibi; “En büyük zenginlikler savaş ortamında elde ediliyor!”

İzmit, 1921 yılında, 27 Haziran’ı 28 Haziran’a bağlayan gece Türk Ordusu tarafından yeniden özgürlüğüne kavuşuyor. Yunanlılar kaçarken, İzmit’i bir yandan yakıyorlar, bir yandan da karşılarına çıkan sivil vatandaşları süngüleyerek ya da kurşunla öldürüyorlar. Bu katliamın daha çok can kaybına neden olmasının karşısına çıkan iki yürekli insan var. Biri, Fransız Papaz Pierre, diğeri Tercüman Ahmet…

İlginçtir ki, Tercüman Ahmet, kimi kötü niyetli alçakların sahte iddiaları ile “İstiklal Mahkemesi’nde” yargılanır ve O’nun gerçek  kişiliğine tanık olan İzmitlilerin tanıklığı ile beraat eder…

Kurtuluş Bayramları, o kentte yaşayan insanların bilgi ve bilinçlerini artırmaya yönelik ciddi etkinliklerle kutlanmalıdır.

Yalap şap, göstermelik ve hatta “zoraki etkinlikler” ile değil!

Ama, gerçek kahramanları “tü kaka” edildiği, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bile yok edilmeye çalışıldığı bir kaos döneminden geçiyoruz! Elbet bir gün, bu dönemin de “gerçek kahramanları” ile “gerçek işbirlikçileri” layık oldukları şekilde tarihteki yerlerini alacaklardır!

İzmit’in kurtuluşu için emek veren, bedel ödeyen tüm atalarımıza ve Mustafa Kemal’e saygı ve minnetle…

Bu yazı toplam 2930 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mustafa Küpçü
29 Haziran 2016 Çarşamba 12:17
12:17
Gerçek adını yazmaktan bile kaçınan "İzmitien" rumuzu ile yazıma yanıt veren kişiye yanıttır!
Art Nikomedia derneğinden bu güne kadar hiç bir bigi ve ileti almadım. Böyle bir belgesel yaptıklarından da bilgim yok. Olsaydı, yazımda yer verirdim. Bunu, sanki bir kasıt varmış gibi düşünüp "incileriniz mi dökülürdü" gibi düzeysiz bir sitemle yanıtlamayı da hiç kabul edemiyorum! Önce haddinizi bilin! Hiç değilse, kimliğinizi saklamayın!
İzmitien
28 Haziran 2016 Salı 00:26
00:26
Mesela, yıllardır kimsenin cesaret edemediği/uğraşmadığı ve Art Nicomedia Derneği tarafından prodüksiyonu gerçekleştirilen "28 Haziran" belgeselinden bahsetseydiniz incileriniz mi dökülürdü Sayın Mustafa Bey?
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim