• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 19 °C

Kutsal ayımız Ramazan

Bilal Dündar

İnsanoğlunun yaşamında her günün, her ayın ayrı bir önemi vardır. Ama gerek İslam aleminde, gerekse ülkemizde "On bir ayın sultanı" olarak nitelendirilen Ramazan ayının bambaşka önemi vardır. Oruç tutsun veya tutmasın herkeste bir hareketlilik, bir farklılık göze çarpar. Bu ayda özellikle hoşgörü ön plana çıkar. Bu ay ibadet ayı olduğu kadar arınma ve toparlanma ayıdır da.

Dinimize ve geleneklerimize göre bu ayda insanlar daha hassas olmaya sevgi, saygı ve hoşgörü içinde davranmaya, sabırlı olmaya çalışırlar. Daha doğrusu çalışmaları gerekir. Oruç tutanlara karşı oruç tutmayanlar saygılı olur, onların yanında bir şeyler yememeye, bir şeyler içmemeye özen gösterirler. Aynı şekilde oruç tutanlarda tutmayan veya tutamayanlara karşı hoşgörülü ve saygılı davranırlar. Zaten doğal olanı da budur. Bunun dışındaki düşünce ve davranış doğal değildir. Ramazan ayının bir başka özelliği ise paylaşımcılığı öne çıkarmasıdır. Ekonomik anlamda gücü, kuvveti iyi olanlar daima yoksullara, güçsüzlere karşı yardımlaşma niyeti ve gayreti içinde olurlar.

Bu ayın bir özelliği de merhametli davranmak ve daha dürüst olmaktır. Gazetelerden okuyor televizyon haberlerinden duyuyorsunuz. Ramazan ayının gelişiyle birlikte şekere, pastırmaya, zeytine neredeyse iğneden ipliğe herşeye bir zam fırtınasıdır gidiyor. Aslında ortada zamları gerektirecek gerekçe yoktur. Bu düpedüz fırsatı ganimete dönüştürmektir. Daha ileri bir tabir ile aleni soygundur.

Hem oruç tutacak ve ibadet edecek görüneceksin hem de fakirin fukaranın bir kaşık çorbasına el uzatacak ve tüyü bitmemiş yetim hakkı yiyeceksin. İnsanı kandırabilirsiniz ama Allah’ı kandıramazsınız ki! Bu durumdan herkes şikâyetçidir ama bir tedbir ve kesin çözümde ortada yok gibidir.


Özellikle Türk Milleti olarak geçmişten bugüne dek yoksullara, öksüzlere karşı özellikle Ramazanda daha fazla kucak açılır. Yurdumuzun hemen hemen her yerinde çeşitli kurum ve kuruluşların yahut hayırsever vatandaşlarımızın desteği sayesinde aşevleri kanalı ile her akşam oruçların açılması, karınlarının doyurulması sağlanır. Ayrıca bu durumda olanlara sahur içinde yemek ve erzak verilir. Kısacası bu tip sosyal dayanışmalar toplum içindeki farklılığı, kıskançlığa hatta kötülüklere dönüşmesini engeller. Bu dengelemeyi, bu koruma ve kollamayı öncelikle devletin yapması gerekir. Anayasamızda mevcut “ sosyal devlet “ anlayışı ve ilkesi bunu gerektirir.

 Oysa ki, bugünkü pozisyonda devletimizin bu görevini yeterince yapmadığını ve yapamadığını görmekteyiz. Milli gelirin paylaşımı uçurum denecek kadar ürkütücü ve farklıdır. Milli gelirin % 80’nini nüfusun % 20’sinin alması bu ürkütücü durumu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Üstüne üstlük birde işsizliğin had safhada olması endişeleri hızla artırmaktadır. Bir de buna yatırımın yapılmadığı bir durum eklenince, doğal sonuç olarak üretimde azalmaktadır.
Bütün ekonomik sıkıntılara rağmen Türk Milletinin genel de yapısında yardımlaşma ve paylaşım mevcuttur. Devletin ulaşamadığı yerlerde yardımsever şahısların, kurum ve kuruluşların az veya çok fakir kişilere elinden geleni yaptığını da görmekte ve yaşamaktayız. Dinimizde mevcut fitre ve zekât müessesi de az çok bu boşluğu doldurmaktadır.

Bu ayda sıcak ve uzun günler içindeyiz. Bir anda mutat alışkanlıklarımızı değiştiriyoruz. Yeme ve içmelerimizi terk ediyoruz. Alışkanlığı birden bire değiştirmek zordur. Özellikle iftar vakitlerinde sabırlı olma mecburiyetindeyiz.

İftara yetişeceğim duygusu ile trafik karmaşası ve anarşisi yaşatmamalı ve yaşamamalıyız.  Bir andaki acelecilik ve dikkatsizlik onarılmaz yaralar açıp başkasının malına ve hayatına zarar vermemelidir.
Bu ayda iftar yemeklerinde olsun, fakir fukara ve işsize yardımlarda olsun şovdan mutlaka kaçınılmalıdır. Yardım gizli ve Allah için yapılmalıdır. İnsanların onuru incitilmemelidir. Birilerinin reklamı ve siyasi rantı için yardım yapılmamalıdır. Bunu desinler diye yapanlar bilsinler ki yaptıkları boşa gidip günah işlemekteler.

Her zaman olması gereken sevgi, saygı ve hoşgörüyü elden bırakmamalıyız. Bu duygu ve düşünce ile Ramazan Ayı hepimize kutlu olsun.

Bu yazı toplam 892 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim