• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 14 °C

Madem Kurban Bayramı, biraz da “et”ten konuşalım!

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, bugün Kurban Bayramı’nın son günü.

Yarın “bayram molası” bitecek, yine koşturmaca başlayacak.

Siyaset kaldığı yerden…

Çalışma hayatı kaldığı yerden…

Bugün sizlerle Güngör Uras’ın bir yazısını paylaşmak istiyorum.

Bu yazıyı okuyunca, ülkemizde et fiyatlarının neden çok pahalı olduğunu anlayacaksınız.

Meraları yok ederek ayağımıza nasıl kurşun sıktığımızın farkına varacaksınız.

Konumuz, et.

Konumuz, hayvan yetiştiriciliği.

“Koyun dağda, çayırda ne bulursa yiyerek besleniyor. Büyükbaşların besleneceği çayır ve mera kalmadığından, büyükbaşlar hazır yem yiyor. Hazır yemin girdisi ise dolar. Dolar artınca büyükbaşların besleme maliyeti de artıyor.

Bizde çayır, mera alanı daraldı. 1990‘larda 24 milyar hektar, 2000’in başında 16 milyar hektar olan kullanılabilir çayır, mera alanı 9-10 milyar hektara geriledi. Buna karşılık, büyükbaş sayısı 14 milyona çıktı.
Çayır ve mera “bedava beslenme” imkânı verir. Çayır ve mera et ve süt maliyetini düşürür.
Hayvancılıkta öne çıkan ülkelerde toplam beslenmede çayır, meranın payı yüzde 50 dolayında.
Tarım kaynaklı kaba yemin payı yüzde 25 dolayında. İşte bu nedenle o ülkelerde büyükbaş fiyatları ucuz.
Biz ise çayır ve mera olmadan hazır yeme dayalı olarak hayvancılık yapmaya çalışıyoruz.
Yıllık 60 milyon ton dolayındaki kaba yem tüketiminde çayır ve meranın payı 12 milyon ton dolayında. Kaba yemin sadece yüzde 20’si, toplam yemin sadece yüzde 10’u çayır ve meradan karşılanıyor.
Çayır ve merada beslenen büyükbaşlar, küçük üreticilerce ve daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yetiştirilen hayvanlar.
Çayır ve meraya çıkamayan büyükbaş hayvanlar kapalı alanlarda kaba yem ve karma yem yiyor.
Kaba yem, yem bitkilerinden elde ediliyor. Bunlar yonca, fiğ, korunga, silajlık mısır, burçak, hayvan pancarı gibi yem bitkileri. Bizim kaba yem üretimimiz de talebi karşılayamıyor.
Karma yem veya fabrika yemi en az yüzde 50 ithal girdiyle üretiliyor. Ana girdisi soya, diğer yağlı tohumlar, mısır, arpa gibi tarım ürünleri.
Süt hayvanı yeminin tonu 2000 yılında 490 TL idi. Şimdilerde 820 TL. Besi yeminin fiyatı 480 TL idi. 807 TL oldu. Beş yılda süt ve besi hayvanı yemlerinin fiyatı yüzde 60 - yüzde 75 dolayında arttı.
Beş yıl önce besiciler 1 kg et satarak 32 kg besi yemi alabiliyordu. Şimdilerde 1 kg et karşılığı 22 kg besi yemi alabiliyorlar.
Yem fiyatları et fiyatlarından çok daha hızlı arttı. Dolara bağlı olarak büyükbaş hayvanların beslenme maliyetleri yükselince, fiyatları da artıyor.
Özetle, koyun fiyatı ile büyükbaş hayvan fiyatı arasındaki “göreceli” farkın nedeni yem fiyatıdır.
Koyun dağdaki, çayırdaki otu yiyor. Besi çiftliklerinde, kapalı alanlarda yetiştirilen büyükbaşlar ise dolar yiyor.”

***

Hayvancılık konusunda güzel bir değerlendirme değil mi?

Bu yazı toplam 902 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim