• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : -1 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : -1 °C

Mağdurlardan biri Cemalettin Tüysüz’ü İzmit'te yakaladı...

M.Tanzer Ünal

Önceki gün akşama doğru, saat 16.30…

Yer, İzmit Real AVM yanındaki İZGAZ Ofisi…

Bir kişi, sürekli etrafını kolaçan ederek tedirgin bir şekilde görevliye işlem yaptırıyor.

Bu kişi, iki yıl önce, yüzlerce kişinin parası ve altınını alarak ortadan kaybolan “Tüysüz kardeşler”den Cemalettin Tüysüz!

Hani hatırlarsınız, Sarraf Tüysüzler’in sahibi olan Tüysüz kardeşler, milyonlarca lira ve kilolarca altını alarak bir sabah ortadan kaybolmuşlardı…

636 alacaklı, dolandırıldık diye savcılığa başvurmuştu…

Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesi’nde haklarında dolandırıcılık dahil dört ayrı suçtan dava açılmıştı…

İşte o olay!

                                        

Tesadüfe bakın ki, aynı dakikalarda, Tüysüz kardeşlere yüklü para kaptıran bir “mağdur” da, İZGAZ ofisinde…

Mağdur, Cemalettin Tüysüz’ü tanır ve yanına gider.

Aralarında şu konuşma geçer:

“Hayırdır Cemalettin Bey, ne yapıyorsun burada?”

“Yukarıdaki evi sattık da, gazı kapattırıyorum…”

“Madem evi sattınız, benim paramı ver.”

“Valla parayı borçlara dağıttım… Kuruş kalmadı…”

“Bana olan borcun borç değil mi? Ben seni yakalamışım, paramı almadan bırakmam…”

“Şimdi izin ver gideyim, enişteden para alayım, seninle bir yerde buluşup konuşalım…”

                                        

Mağdur, Cemalettin Tüysüz’ün gitmesine izin verir, ama adamlarına takip ettirir.

Bir saat sonra, ikisinin de bildiği bir lokantada buluşacaklardır.

Cemalettin Tüysüz, eniştesinin evine gider, bir süre kaldıktan sonra çıkar, kararlaştırılan lokantaya gider.

Mağdur ile Cemalettin Tüysüz, otururlar baş başa yemek yerler.

Tüysüz, “Eniştede para yokmuş, bana bir hafta izin ver, bir hafta sonra senin paranı getireceğim” önerisinde bulunur.

Mağdur, kabul etmez.

Tartışmadan müşteriler rahatsız olmaya başlayınca, çıkarlar yakınlardaki bir emlak ofisine giderler.

Ofisin sahibini her ikisi de tanımaktadır.

Çaylar kahveler söylenir…

Cemalettin Tüysüz, bir ara tuvalete gider, döner gelir yerine oturur.

Aradan beş altı dakika geçer, içeri iki kişi girer, kiralık daire sorar.

Onlara da çay söylenir.

Alacak verecek tartışması yeniden başlamıştır.

Cemalettin Tüysüz ayağa kalkar, gelen iki kişiye dönerek “Bu adam beni ölümle tehdit ediyor, beni kurtarın” diye bağırır.

Gelenler, sivil polistir…

Tuvalete gittiğinde, bir yerlere telefon etmiş yardım istemiştir.

Emlak ofisi sahibi, konuşmalara şahittir, sivil polislere “tehdidin söz konusu olmadığını” söyler.

Ama bu arada sivil polislerin çağırdığı “ekip arabası” gelmiştir, Cemalettin Tüysüz’ü ve mağduru alır polis karakoluna götürür.

İkisinin de ifadesi alınacak, gerekli işlemler yapılacaktır.

Karakolda, önce Cemalettin Tüysüz’ün ifadesi alınır.

Sonra da Cemalettin Tüysüz’e para kaptıran mağdurun…

Cemalettin Tüysüz, ifadesini verdikten sonra otomobiline biner, polis ekip otosunun koruması altında TEM’e çıkar ve İstanbul yönüne doğru kendini kaybettirir.

Mağdur ise hâlâ karakoldadır.

                                          

Bütün bunları, ismi bende saklı mağdur, dün sabah telefonla anlattı.

Sonunda dedi ki, “Tanzer Bey, bizim altınlarımız ve paralarımız uçup gitti, biz mağdurlarla kimse ilgilenmiyor, milleti dolandıran Tüysüz kardeşler anlattığım olaydaki gibi korunuyor… Allah rızası için 636 Tüysüzzedenin sesine kulak veren biri çıksın!”

 

 

 

Meral Akşener ve Devlet Bahçeli arasındaki 10 fark

                                   

Gülse Birsel ne güzel yazmış…

*Akşener sıcak, Bahçeli buz.

*Akşener enerjik, Bahçeli durgun.

*Akşener iyi hatip, Bahçeli değil.

*Akşener günlük dilde konuşuyor, Bahçeli 40 yıl öncesinin siyaset diliyle.

*Akşener açık, samimi; Bahçeli kapalı kutu.

*Akşener hem CHP hem MHP hem AKP tabanından sempatizan bulur, Bahçeli ancak MHP’nin kemik kitlesinden.

*Akşener komşun olsun, çaya gelsin gitsin istersin, Bahçeli’yle ıssız adaya düşsen muhabbet açamazsın.

*Akşener meclis başkanlığındayken uzlaştırma, ortak müşterekte buluşturma peşindeydi, Bahçeli hazirandan beri “uzlaşmama”nın sembolü.

*Akşener’i yıllardır tanıyoruz, Bahçeli o kadar mesafeli ki, yıllardır tanıyamadık.

*Akşener “Perihan Abla”, Bahçeli “Issız Adam”!

 

 

Şu “taksi durağı ve cami avlusu siyaseti”nden gına geldi

                                              

Bizim siyasetçiler, yıllardır yeni bir “siyaset etme yöntemi” bulamadılar.

Halka ne kadar yakın olduklarını kanıtlamak mı istiyorlar, soluğu taksi duraklarında alıyorlar…

Ne kadar dindar olduklarını ispat etmek için de cami avlusunu kullanıyorlar…

Şimdiye kadar bu ikisi dışında yeni bir yöntem bulamadılar.

Artık bu yöntemler bayatladı.

Hiç kimse, “Aaa, bizim cumhurbaşkanı bizim başbakan veya bizim genel başkan taksi durağına uğramış, taksi şoförleriyle çay içmiş” diye ağzını açarak, ballandıra ballandıra anlatmıyor.

Aksine, sonradan gidenlere “taklitçi” gözüyle bakıyor.

Halkın içindeki lider, zaten halkın içindedir.

Yok halkın içinden gelmiyor da “halkın içindeymiş gibi” görünmek istiyorsa, kimse bu numaraları yutmuyor.

   

  

Bu yazı toplam 4430 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
tys mağduru
13 Mayıs 2016 Cuma 19:02
19:02
cemalettin allah biliyor bizim canımız çok yanıyor sen bunun hesabını vereceksin ya bu paralari vereceksın yada sen ve soyun hesabını verecek
Melih
13 Mayıs 2016 Cuma 07:21
07:21
O magdurlara söyleyin lütfen DEVLET bankaları dururken 3 kuruş fazla alacaklar diye TÜYSÜZlere para kaptirmak ne kadar dogru acaba
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim