• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 18 °C

Mahkemeden Bilişim Vadisi’ne 2 kırmızı kart!

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, ülkemizin bütün bu sıkıntılı günlerinde en çok neye seviniyorum biliyor musunuz?
Her şeye rağmen, “adalet”in yok edilememesine…
Bütün baskılara rağmen, hâlâ daha hâkimlerin var olmasına…
Doğruya doğru!
En azından kentimizde, “geç de olsa” adalet tecelli ediyor.
Bunu en son Kocaeli 2.İdare Mahkemesi’nin kararında gördük.
Kocaeli 2.İdare Mahkemesi, önceki gün açıklanan “yürütmeyi durdurma kararı”yla, Bilişim Vadisi’ne iki “kırmızı kart” gösterdi.
Aslında bu kartlar Bilişim Vadisi nezdinde; Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na idi, Kocaeli Valiliği’ne idi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne idi, Gebze Teknik Üniversitesi’ne idi…
Kırmızı kartlardan biri, Bilişim Vadisi sahasında daha önce 50 milyon dolar harcanarak yapılmış olan 3 bina ile ilgiliydi.
“Binalar yıkılamaz” diyordu.
Halbuki binalar, aralık ayı sonunda, “Aman mahkeme her an yürütmeyi durdurma kararı verebilir” endişesiyle bir gecede dinamitle yıkılmıştı.
Yargı bürokrasisi içinde karar gecikmişti, ama en nihayet karar karardı.
Dava açan Mimar Kent Bilimci Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp ile konuyu sürekli gündemde tutan gazetemizin haklılığını ortaya koyuyordu.
Binaları “uyduruk raporlar”la yıktıran yetkililerin, ileride dava sonuçlandığında, ceza almalarına ve tazminat ödemlerine neden olacaktı.
Bazı “muktedirler”e ders niteliğindeydi.
Kenti ve ülkeyi yönetenlerin “keyfi hareket edemeyeceğinin” altını çiziyordu.


İkinci “kırmızı kart”, imar planıyla ilgili
Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp, Bilişim Vadisi aleyhine iki dava açmıştı.
Birincisi “binaların yıkılmaması”, ikincisi “mevcut imar planının iptaliyle” ilgiliydi.
Mahkeme, imar planı konusunda da yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Karar taraflara tebliğ edilir edilmez, eğer yapımı devam eden binaların ruhsatı yoksa faaliyet hemen durdurulacak, ruhsatı varsa “ruhsat iptal davası” açılacak.
Özetle…
Kocaeli 2. İdare Mahkemesi, Bilişim Vadisi’ndeki haksızlığa, hukuksuzluğa, keyfi uygulamaya “dur” dedi.
“Bu projeyi yasa ve yönetmeliklere uyarak yapabilirsiniz” dedi…
İşin özeti bu!

Bundan sonra ne olacak?
Bilişim Vadisi, mahkeme kararına Sakarya Bölge İdare Mahkemesi’nde mutlaka itirazda bulunacaktır.
Olmadı Danıştay’a gidecektir.
Bütün gelişmeleri izleyeceğiz ve sizlere duyuracağız.
Bizim amacımız, Bilişim Vadisi’ni şaibelerden kurtarmaktır.
Bilişim Vadisi’nin “şeffaf” ve “hukuka uygun” yönetilmesine katkıda bulunmaktır…


Bilişim Vadisi’nde son durum ne idi?
Sevgili okurlarım, Bilişim Vadisi ile ilgili şimdiye kadar onlarca yazı yazdım.
Keyfi ihaleleri…
Usulsüzlükleri…
En son yazım, 16 Şubat 2016 tarihini taşıyordu.
Bilişim Vadisi’ndeki eski binaların ısmarlama raporlarla nasıl yıkıldığını anlatmıştım.
O yazının bir bölümünü tekrar yayınlıyorum.
Dönen dolapları iyi anlamanız için bu yazıyı bir kez daha okumanızda yarar var.
“Artık yaza yaza “Bilişim Vadisi uzmanı” oldum.
Daha önceki yazılarımı okumadıysanız, internete girin bir okuyun.
Okuyun ve benim güzel ülkemde, devasa bir proje, kimler tarafından nasıl yönetiliyor görün!
Daha önce dedim ki…
Bilişim Vadisi’ndeki ihaleler; kamu yararına, kamu vicdanına, yasa ve yönetmeliklere uygun yapılmıyor. Bütün ihaleler sorgusuz sualsiz AKP’li Macit Haldız’ın şirketine veriliyor. Rekabet şartları oluşturulmuyor…
Ben bunları defalarca yazmama rağmen, yazdıklarım doğru olduğu için tekzip edemediler, suç duyurusunda bulunamadılar, dava açamadılar.
Yine üzerine basa basa yazmıştım…
Bilişim Vadisi’nde, Yüksek Teknoloji Enstitüsü döneminde 50 milyon dolar harcanarak yapılan binaları yıkmayın! Yazıktır, günahtır, milli servettir! Bu binalardan biri Avrupa’da proje ödülü kazanmıştır. Daha üç yıl önceye kadar bu binalarda öğrenciler ders yapıyordu…    
Ne yaptılar?
Bilirkişi heyetinin “Yıkılmamalı” raporu mahkemeye ulaşmadan kısa bir süre önce, mahkeme “yürütmeyi durdurma kararı” verebilir endişesiyle, o güzelim binaları bir gecede dinamitle yıktılar.
Devletimizin 50 milyon doları uçup gitti.
Bu milletin vergilerinden toplanan 50 milyon dolar…
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan 50 milyon dolar…
Bütün bunları yazdım, yazdıklarımın adresi de belliydi, hiç biri “Yalan yazıyorsun” diyemedi.
Yazdıklarımı ne tekzip ettiler, ne de yazdıklarımla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundular.

İşte şimdi bir yazı daha yazıyorum… O binalar ısmarlama raporlarla yıkılmış!

Sevgili okurlarım, bugün sizlere Bilişim Vadisi’yle ilgili yeni bilgiler aktaracağım.
Önemli bilgiler…
Okuyunca, üzüleceksiniz.
Ülkemizin geleceği ile ilgili endişeye kapılacaksınız.
Şimdi aşağıda yazacaklarımı dikkatle okuyun!
Hani biraz önce, 50 milyon dolara yapılan 3 binanın bir gecede dinamitle yıkıldığını yazmıştım ya, o binaların nasıl “ısmarlama rapor”la yıkıldığına dair belgeler var elimde.
Siz gizli iş yaparsınız…
Siz usulsüz iş yaparsınız…
“Aman kimse duymasın” dersiniz…
Ama vicdanlı birileri sizin foyanızı ortaya çıkarıverir.

Önce o binalarla ilgili “bilirkişi heyeti”nin raporunu bir okuyalım

Rapor uzun.
Size önemli bölümlerini aktaracağım.
Rapor, Ankara Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyeleri tarafından yazılmış.
İsimlerini de vereyim…
Doç. Dr. Nilgün Görer Tamer, Doç. Dr. Kübra Cihangir Çamur, Doç Dr. Fatma Erdoğan Aras.
Rapor tarihi, 4 Aralık 2015.
Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’ne gönderilen rapor 3 sayfa.
Raporun ikinci sayfasının son paragrafı şöyle:
“Bu tür özgün ve hassas alanlarda, alana özgü mimari tutumların benimsenmesi önem arz etmektedir. Bilirkişi heyetimiz; alanda yapılmış olan ödüle değer bulunmuş nitelikli ve seçkin yapıların korunmasında, gerek yatırımların bu alanlara çekilmesinde fiziksel bir çekicilik oluşturacağı için gerekse harcanan emek ve mali kaynakların korunması açısından kamu yararı görmektedir.”   
Raporun sonuç bölümünde ise şu görüşe yer veriliyor:
“Mevcut yapılara ilişkin değerlendirmede, yapıların yeni olması, alanın planlama içeriğine aykırı yapılar olmamaları nedeniyle, TGB içinde korunarak yeniden işlevlendirilmelerinde kamu yararı olacağı kanaatine varılmıştır.”
Raporu gördünüz…
Bilirkişi heyetinin görüşü çok net:
“Binalar yeni, alanın planına aykırı değil, yıkılmamalı!”

Ve binaların yıkılması için düzenletilen ısmarlama raporlar…

Sevgili okurlarım, bilirkişi heyeti “binalar yıkılmasın” raporu düzenledi ya, bunu haber alan Kocaeli Valiliği hemen “aksi bir rapor” alabilme derdine düşmüş görünüyor.
Yani “binalar yıkılabilir” raporu alacak ve binaları yıkacak…
Diyeceksiniz ki, “Kocaeli Valiliği’nin Bilişim Vadisi A.Ş. ile ne ilgisi olabilir?”
Söyleyeyim…
Bilişim Vadisi A.Ş. bir kamu şirketi ve şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Vali Hasan Basri Güzeloğlu, başkan yardımcısı Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu…
Tabii hepsinin ötesinde, Bilişim Vadisi’nde bütün işler, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın kontrol ve himayesinde yürütülüyor.
Bu nedenle, Kocaeli Valiliği, o 3 binanın yıkılıp yıkılmamasına karışıyor.
Şimdi devam edelim…
Elimde iki rapor incelemesi, daha doğrusu nihai rapor ve bu raporları Bilişim Vadisi’ne “gereğinin yapılması için” gönderen valilik yazısı var.
Raporların içeriği hemen hemen aynı.
Biri Elektrik Elektronik Fakültesi, diğeri Çevre Fakültesi için düzenlenmiş.
 Raporlar, İzmit’te üç yıl önce kurulan Arsata İnşaat Turizm ve Gıda Sanayi ve Ticaret Şirketi tarafından hazırlanmış.
Hazırlanan bu raporlarla ilgili de İnşaat Yüksek Mühendisi Koray Kondakçı nihai rapor vermiş.
Şirketin düzenlediği raporun tarihi 7 Aralık tarihini taşıyor.
Yani bilirkişi heyeti 4 Aralık’ta “yıkmayın” raporu vermiş, üç gün sonra da diğer rapor düzenletilmiş.
İnşaat Yüksek Mühendisi Koray Kondakçı’nın düzenlediği nihai raporun biri 11 Aralık, diğer ise 30 Aralık tarihli.
Nihai raporların özü şu:
“Sözü edilen binalar, 2007 deprem yönetmeliğine uymamaktadır.”
Sonra ne olmuş?
Sonra bu raporlar, bir ön yazı ile Bilişim Vadisi’ne, yani resmi unvanıyla Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş.’ye gönderilmiş.
Yazılarda Vali Yardımcısı Osman Sarı’nın imzası var.
Yazıların sonu şu ifadelerle bitiyor:
“………binalarıyla ilgili hazırlanan rapor yazımız ekinde olup, bahse konu binaların yıkılması hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim.”
Yazılarda bir şey dikkatimi çekti…
Yazıların biri 15 Aralık 2015 tarihini taşıyor, ama diğer talimat yazısında tarih yok.
Daha da ötesi, valilik yazılarında mühür de bulunmuyor.

2007 Deprem Yönetmeliği’ni esas alacak olursak…

Sevgili okurlarım, size olup biteni belgeleriyle anlatmaya çalıştım.
10-12 yıl önce 50 milyon dolar harcanarak yapılan binalar, 2007 Deprem Yönetmeliği’ne uymadığı için dinamitle yıkılıp yerle bir edildi.
Şu gülünçlüğe bakar mısınız?
Acaba Kocaeli’deki, ülkemizdeki binaların yüzde kaçı 2007 Deprem Yönetmeliği’ne uygun?
Bu yönetmeliği uygulamaya kalksak, 2007 yılından önce yapılan bütün binaları yıkmamız gerekir.
Yani mevcut bina stokunun yüzde 90’nını…
Belki yüzde 95’ini…
Ben söyleyeceğimi söyledim.
Artık söyleyecek bir şey bulamıyorum.
Bundan sonra söylenebilecek sözleri size bırakıyorum.
    


   
 
    

Bu yazı toplam 2178 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim