• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli : -2 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : -2 °C

Majör bir yaşam örneği; Hüseyin Çağlayan…

Majör bir yaşam örneği; Hüseyin Çağlayan…
“Majör” sözcüğü Fransızca kökenli ve “büyük” ve “seçtiği iş alanında uzmanlaşmak” anlamını içeriyor. İnsanların çoğu, “iddiasız, sıradan” bir yaşam tercihi içindedirler.

Kimileri buna “sade yaşamak” da deseler, kimi insanlar da, yaşamlarını zenginleştirmek, belli alanlarda “en iyi” olmak ve yaşam sonrası da bu yönleriyle anılmak isterler. Kentimizde de “majör bir yaşam” tercihiyle tanınan isimlerden biri Hüseyin Çağlayan’dır.

 

KADER ÇİZGİSİ

Hüseyin Çağlayan, 1939 yılında Tarsus’ta dünyaya gelir. Babası astsubaydır ve o daha birkaç aylıkken Sakarya’ya bağlı Yanık Köyü’ndeki askeri birliğe tayini çıkar. Hüseyin, ilkokul çağına kadar bu köyde yaşar. Unutamadığı bir anısı vardır; o henüz 5 buçuk yaşındayken, köyde anlı şanlı bir düğün olur. Başpehlivan Necmi Bey’in düğünüdür bu. Hüseyin, bu düğünü belleğinden hiç çıkaramamıştır. Kader çizgisinde, yıllar sonra, o düğünün kahramanı “Necmi Pehlivan’ın” damadı olmak vardır!..

 

ASKERİ LİSEDE BAŞLAYAN BÜYÜK AŞK!.

Küçük Hüseyin, babasının İstanbul’a tayini nedeniyle ilkokulu Çamlıca’da, ortaokulu Sarıyer’de okur. Ortaokul son sınıfta, o zamanki adıyla Mithatpaşa Stadı’nda yapılan 19 Mayıs gösterilerini izler. Gösterilerde bir Boru-Trampet Takımı’nın tören geçişinde, önde yürüyen ve süslü bir değneği tempolu şekilde sallayarak arkasındaki takımı yöneten ve arada bir o değneği havaya atıp tutan kişiye takılır gözü. O anda; “Ben de bu işi yapacağım” diye karar verir.

Eve dönüp bu isteminden babasına söz edince, babası; “Kuleli Askeri Lisesi’ne katıl” der. Hüseyin, tek başına gider ve okula kaydını yaptırır. O yıl Erzincan Askeri Lisesi açıldığı için, Marmara Bölgesi’ndeki tüm öğrencileri Erzincan’daki okula gönderirler. Daha sonra Genelkurmay Başkanı olan Yaşar Büyükanıt’la sınıf arkadaşı, Hurşit Tolon’la da okul arkadaşı olurlar.

Hüseyin, ilk kez Erzincan’da, o süslü asayı eline alır ve bir daha bırakmaz. Aslında, o anda asayı kullanmakta acemidir. Kuleli Askeri Lisesi’nden gelen ve Majör olan “Metin Ağabeyi” ona elini uzatır; “Gel, ben yaparken izle, ben de sana yardımcı olayım, benden sonra sen Majör olursun” der. Öyle de olur ve Hüseyin ilk kez Erzincan’da “Majör” olur.

 

ASIL OLAN ÖLÜMSÜZ OLMAK

Hüseyin Çağlayan, bir adım sonrası Kara Harp Okulu’ndadır. Orada da “Majörlüğü” sürmüştür. Ama, majörlük tutkusu onu ilginç bir serüvene sürüklemiştir.

1961 yılı Haziran başında Harp Okulu’ndan seçilen bir bölük İtalya-Napoli’ye gidecek ve gösteriler yapacaktır. Bölük Komutanı’nın hazırladığı listede Hüseyin Çağlayan’ın adı yoktur! Fakat Tabur Komuta’nı Çağlayan’ı çağırır ve Bölük Flaması’nı taşımakla görevlendirir. Çağlayan, Napoli’de de en öndedir! Buradaki başarılı gösteri üzerine zamanın Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in talimatıyla aynı ekip Hollanda’ya da gider ve gösteriler yapar.

Harp Okulu yılları bu ve benzeri seyahatler ve gösterilerle çok renkli geçer.

 

ÇAĞLAYAN’IN CESARETİ

Kara Harp Okulu Ankara’da bir gösteri yürüyüşü yapacaktır. Ancak, bandonun tamamı askerlerden oluşmaktadır. Çağlayan; “Bana bir askeri kıyafet verin, majörlüğü ben yapayım” der. Bando Bölük Komutanı önce; “Evladım hem kendini hem beni yakarsın” dese de sonunda rıza gösterir. Bando takımı ve Harp Okulu öğrencileri büyük tezahürat altında yürüyüşlerini yaparlar.

Daha sonra, stadyumda yapılan gösteride, “ne olursa olsun” diyerek, Harp Okulu elbiseleriyle törene katılır. Komutanlar belki anlamışlardır ama sessiz kalmayı tercih etmişlerdir!

 

HARP OKULU BORU-TRAMPET TAKIMI’NIN KURULUŞU

19 Mayıs gösterilerine hazırlanılmaktadır. Hüseyin Çağlayan, tamamen Harp Okulu öğrencilerinden ve 80 kişiden oluşan bir Boru-Trampet takımı kurar. İşte, Hüseyin Çağlayan’ın hala onurla dile getirdiği ve Harp Okulu’na kazandırdığı eser budur. Harbiye tarihinde ilk Boru-Trampet Takımı’nın kurucusu olur. Kurulan ekibin majörü de doğal olarak kendisidir. Bu takımın üyelerinden biri Tümgeneralliğe kadar yükselen Rıza Küçükoğlu’dur.

 

KITA HİZMETLERİ

Harp Okulu’ndan sonra Teğmen Hüseyin Çağlayan’ın tayini Çorlu’daki 61. Tümen-176. Piyade Alayı’na çıkar. Komutanımız Suat Aktulga idi. Benden haberdar olmuş, odasına çağırdı, gittim. Güzel sözler söyledi ve “Seni 61. Tümen Bandosu’nda, askerlerin başında “Majör” olarak görevlendiriyorum” dedi. 1962’den 1967’ye kadar bu görevi yaptım. Çorlu’dan sonra Babaeski’ye gittim. Orada “Müstakil Keşif Bölük Komutanı” olarak görev yaptım. Aynı yıl yine bir gösteri için Çorlu’ya bir gösteri için çağırdılar. Son olarak Korgeneral Hüseyin Doğan Özgöçmen’in daveti üzerine bir gösteride son olarak Majörlük yaptım, asa kullandım. Bu gösteriden sonra Majörlüğü bırakmak istediğimi söyledim, izin istedim. O da isteğimi onayladı ve bir de Kolordu Şilti ile ödüllendirdi. Kıdemli Üsteğmen rütbesinde iken sıhhi nedenlerle ordudan ayrıldım ve 1968 yılında, Eylül ayında İzmit’e geldim ve yerleştim. Daha bir buçuk ay geçmedi, Kolordu’dan davet ettiler ve zamanın komutanı; “Son bir kez elbiseni giy ve Kolordu Bandosu’na Majörlük yap, seni izleyelim” dedi. Bu gösteriyle bu işi noktaladık.

 

YARIM ASIRLIK BİR SIR!..

Ben, 5 buçuk yaşıma kadar Yanık Köyü’nde yaşadım. Babamın tayini çıkmadan önce bu köyde çok güzel bir düğüne şahit oldum. Bütün evlerin ahşaptan olduğu küçük bir Çerkes Köyüydü Yanık. Damat pehlivanmış ve düğününde de güreşecekmiş, diye duymuştum. Çisentili yağmurlu bir gündü. Kadere bakın, müstakbel kayınpederimin bu düğünün damadı olacağını nereden bilebilirdim.

Çorlu’da görev yaparken, “Misafir Majör” olarak İzmit’e 3 kez geldim, gösteri yaptım. Bu arada, anne tarafından İzmit’teki akrabalarımızda, sarışın, uzun boylu, güzel bir kızla karşılaştım. Ayrılırken, akrabamın kızına; “hayatta aradığım kız bu, bir konuş, o da beni beğenmişse benim niyetim ciddi” dedim. Baktım, o da beni beğenmiş. 1966 yılında evlendik. Kayınpederim; “Nişan-nikah-düğün birlikte olacak” demiş, Halkevi’nde evlendik.

 

ANILAR DENİZİ’NDEN ÇIKAN ALBÜM

Hüseyin Çağlayan, 1966 yılından bu yana bu kentte yaşıyor. Bu kent insanları O’nu, “İzmit Musiki Derneği Başkanlığı” ile tanıyor. Derneğin, güç koşullarda en güzel dönemini yaşadığı yıllarda Hüseyin Çağlayan’ın emeği vardır. Okul kardeşi Hurşit Tolon’un 15. Kolordu Komutanı olduğu zaman, Musiki Derneği olarak Diyarbakır ve Şırnak’ta konserler vermiştik.

Musiki Derneği’ndeki görevini noktaladıktan sonra Gölcük’te yaşamını sürdüren ve artık “torunlarının sevgisiyle” yaşamını güzelleyen Çağlayan, bir gün fotoğraf albümlerini gözden geçirirken, 55 yıl önceki anılarıyla karşılaşır. Gözleri dolu dolu olur. Sonra, Harp Okulu yıllarındaki bando, Boru-Trampet Takımlarının fotoğraflarını, açıklamalarıyla birlikte bir araya getirdiğinde güzel bir albüm ortaya çıkar. Çağlayan, bir gün, elinde bu albümle Harp Okulu’nu ziyarete gider. Okul Komutanı albümü görünce büyük bir şaşkınlık ve hayranlıkla; “Bu albümünüz Kara Harp Okulu Müzesi’nde yer alacak değerli bir belge olacaktır” diye karşılık verir.

Hüseyin Çağlayan, yaşadıklarıyla “ölümsüzlüğü” yakalamış bir insan olmanın müthiş huzuru içindedir bugün.

Yaşamının en değerli anılarının yer aldığı albümün bir eşini de torunları için hazırlayan Hüseyin Çağlayan’a sağlık içinde nice yıllar diliyorum. Mustafa KÜPÇÜ

ma1.jpg

ma2-001.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim