İstenen “ileri demokrasi” mi, “modern diktatörlük” mü?

MAKALEYİ DİNLE

Bugün, 10 Kasım…
Devletimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşama veda edişinin 74’ncü yıldönümü.
Şöyle anılmış, böyle anılmış…
Başbakan Erdoğan, Uzakdoğu gezisini, “anma törenlerine katılmamak için” bir gün uzatmış…
Kentimizin belediye başkanları, yine Ata’nın huzuruna çıkmamak için, Makedonya gezisini tam 10 Kasım’a denk getirmiş…
Bunlar üzerinde durmayacağım.
Kasıtlıdır, değildir…
Severler, sevmezler…
Söyleyeceğim söz şu:
Herkes, kendisine yakışanı yapsın!
Yapıyor da…
Ben esas, başka bir konu üzerinde durmak istiyorum.
Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugün nasıl yönetiliyor?
Önümüzdeki günlerde nasıl bir “devlet yönetim modeli” düşünülüyor?
Yazıyı okuyunca göreceksiniz ki…
Devlet yönetimi bu hale getirildikten sonra…
Atatürk’ü ansan ne olur, anmasan ne olur?
Ve kendi kendinize şunu soracaksınız:
İstenen “ileri demokrasi” mi, “modern diktatörlük” mü?
*********
Hepimiz biliriz…
Bir devlet düzeninde “üç temel kuvvet” vardır.
Yasama, Yürütme ve Yargı…
Zamanında kim eklemişse eklemiş…
“Basın” da “dördüncü kuvvet” olarak tanımlanmış.
Hadi, biz de “üç” değil, “dört temel kuvvet” diyelim.
Bu “kuvvetler” var mı? Var…
Hukuken de var, fiilen de…
Ama “bağımsız” değiller.
Demokratik düzenin “olmazsa olmaz” şartı “güçler ayrılığı”, uygulanamıyor.
Dört “güç” de bugünkü uygulamayla bir kişiye bağlı.
Recep Tayyip Erdoğan’a…
“Yasama” organını oluşturan milletvekillerini O belirliyor.
“Yürütme”yi yapacak hükümeti yine O seçiyor.
“Yargı”, kim ne derse desin, O’nun emrinde…
Dördüncü kuvvet olan “basın” da yine O’nun hizmetinde…
“Dört güç” arasında, “güçler ayrılığı” yok.
“Dört güç” de Başbakan Erdoğan’ın kontrolünde…
Böyle bir “devlet düzeni”, böyle bir “demokrasi anlayışı” olur mu?
Erdoğan’ın, “ileri demokrasi” dediği sistem bu mudur?
Meclis’in, “yasa yapma” iradesi yok!
“Siyasi iktidarı denetleme” iradesi yok!
Özetle…
Ülkede ne olacaksa…
Hangi yasa çıkarılacaksa…
Kim hangi görevi yapacaksa…
Recep Tayyip Erdoğan karar veriyor.
Mevcut durum böyle…
Yani Başbakan Erdoğan, sisteme uymamış, sistemi kendisine uydurmuş.
Sistemi dejenere etmiş…
********
Şimdi de dejenere ettiği devlet sistemine “ad” koymak istiyor.
“Başkanlık sistemi”…
Bugün, Recep Tayyip Erdoğan’ın isteyip de yapamadığı bir şey var mı?
Ufak tefek şeyler dışında, yok…
İşte Erdoğan, yürüttüğü bu sistemi resmileştirmek istiyor.
Teklif, geçtiğimiz günlerde Meclis’e sunuldu.
Aman Allah’ım!
Neler var neler…
Okuyun, siz de şaşıracaksınız.
Başkan, ekibini kuracak, o ekibi beş yıl boyunca kimse denetleyemeyecek.
Başkan’ın “dediği dedik, çaldığı düdük” olacak…
Başkan, bakanları da, valileri de, kaymakamları da atayacak.
Büyükelçiler de…
Yüksek yargı üyeleri de…
Müsteşarlar ve genel müdürler de…
Emniyet müdürleri de…
İl daire müdürleri de…
Başkan tarafından atanacak.
Anlayacağınız, başkan, istediği gibi at koşturacak.
Yeni sistemde, hükümeti, TBMM değil, halk denetleyecek.
Ne zaman?
Beş yılda bir…
Böyle bir denetim mekanizması olur mu?
Meclis, tamamen devre dışı…
“Güçler ayrılığı” yok!
Recep Tayyip Erdoğan, “esas oyuncu”…
Diğer herkes, “figüran”…
Tekrar soruyorum:
İstenen “ileri demokrasi” mi, yoksa “modern diktatörlük” mü?
Siz karar verin!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR