Yargı kararları uygulanmıyorsa hukuk devleti yoktur!..

MAKALEYİ DİNLE

Çok açık bir kuraldır;

Hukuk Devleti; “İdarenin (siyasi iktidarın) Yargısal denetiminin olduğu” devlet biçimidir.

Türkiye Cumhuriyeti, Anayasası’na göre; “Demokratik, Laik, Sosyal bir HUKUK DEVLETİ”dir! ( Madde 2)

İktidarı ve muhalefeti ile, bütün milletvekilleri bu Anayasa’ya uymaya, “namus ve şerefleri üzerine” yemin ederler.

Siyasi iktidarın mali işleri; SAYIŞTAY tarafından, İdari İşleri DANIŞTAY tarafından, çıkardığı yasaların Anayasa’ya uygunluğu Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenir.

Denetlenmeyen yönetim MEŞRU DEĞİLDİR!

Denetlenmeyen “dernek” ya da denetlenmeyen “şirket” olabilir mi?

Denetlenemeyen “SİYASİ İKTİDAR” da olmaz!

Bugün, bu ülkede siyasi iktidar denetlenememektedir!

Özel arşivimde, “YARGI KARARLARI” olmasına rağmen, bu yargı kararlarının AKP iktidarınca uygulanmadığına dair pek çok örnek vardır.

Özellikle, “Sit alanları” ve “Korunması gereken doğal çevre” konusunda son derece hoyrat ve pervasızdır AKP iktidarı.

“Ben yaptım oldu” anlayışı egemendir!

AKP iktidarı, “MİLLİ İRADE” diye, sadece kendisine oy verenleri düşünmektedir! Oysa, “Milli İrade”, ülkede yaşayan vatandaşların tümünün iradesidir. MUHALEFET’e oy verenler de Milli İrade’nin ta kendisidir. Elbette, en çok oyu alan “iktidar”, ötekiler “muhalefet” olurlar. Ama  “Milli İrade” kavramını kendi akıl ve çıkarınıza göre bölüp parçalayamazsınız!

Daha da ötesi; “Yargı da bir gün milli iradeye ram olacaktır” diyemezsiniz!..Derseniz, kendi “MEŞRUİYETİNİZİ” yok edersiniz.

DUBAİ PORT olayına geleceğim;

İstanbul’un liman yükü ve trafiğini azaltma kararı sonrası, İzmit Körfezi, “bir kurban” olarak seçilmiştir! Körfez’in en güzel yerleri, büyük ölçüde “DOLGU” alanlarıyla “Özel Limanlar” istilasına uğramıştır.

Ülkemizin gelişmesi, kalkınması her yurttaşın ortak istemi ve çabası olmalıdır. Ancak bu, doğayı tahrip ederek ve insan yaşamlarını tehlikeye atarak olmamalıdır.

Benim de içinde olduğum, bu kentin 7 insanı, Dubai Port Liman projesine karşı YARGI yoluyla itiraz ettik. Bunu, geçmişten bu güne İzmit ve çevresine yapılan hoyratlığı, doğa katliamlarını bilerek, görerek, yaşayarak, “bir yenisi olmasın, çocuklarımız bize küfretmesin, lanet okumasınlar” diye yaptık. Küçük bütçelerimizden, çoluk çocuğumuzun rızkından keserek bedelini de ödedik. Süreç sonunda YARGI itirazımızı haklı buldu ve onayladı.

Ama, bu kentte “Sorumlu Yöneticiler” olarak görev yapanlar, “Yasaları hiçe sayarak liman inşaatının sürdürülmesine göz yumdular!”

HUKUK DEVLETİ yok sayıldı!

Yerel ve Merkezi yönetim YARGI KARARLARINI yok saydı!

Liman inşaatı “KORSAN EYLEM” olarak sürdürüldü!

Siz, YARGI’yı hiçe sayarsanız, “kendi meşruiyetinizi” de yok edersiniz!

Geçtiğimiz hafta, Numan Gülşah ve bu mücadelede yer alan arkadaşlarımızın düzenledikleri basın toplantısında, KOCAELİ BAROSU da temsilcisi aracılığı ile itirazın haklılığı ve projenin iptali yönünde tavır koymuştur.

Türkiye, bir “Muz Cumhuriyeti” yani, “SÖMÜRGE” değilse, YARGI KARARI uygulanmalıdır.

Uygulanmazsa, be kentteki yerel yöneticilerden merkezi iktidara kadar, “sorumluluk mevkiindeki herkes” suç işlemiş ve kendi meşruiyetlerini yok etmiş olacaklardır!

Her siyasi iktidar bir gün biter!

Bir gün, “HAK DİVANI” mutlaka kurulur!

İnsanlık tarihi, HUKUKSUZLUĞU affetmez!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR