Kırmızı çizgiler kalkacak gibi

MAKALEYİ DİNLE

Bizim siyasilerimizin genel bir tavrı vardır sık sık tekrarladıkları. Kendilerince hesap kitap yapmadan prensipler edinirler, sonra da o düşüncelerinin peşinden giderek herkesin kendileri gibi irade ortaya koymasını beklerler.

Ancak yukarıda belirttiğim üzere bütün bunları hesapsız kitapsız yaptıklarından ortaya çıkacak olumsuz sonuçlarına da katlanmak zorunda kalırlar. Günümüzdeki siyasi gelişmeler de bu gibi zamansız ve anlamsız prensipler edinen muhalif partilerimiz nedeniyle sonuçsuz kalmak üzereydi.

Bu yersiz prensiplerin modern lügattaki ismi ise “Kırmızı Çizgi” oldu…

Herkes kendilerince Kırmızı Çizgi’lerini ortaya koymaya başladı. Açıkçası çoğu da bana mantıklı gelmeyen ve günümüz Türkiye’sine uygun olmadığını düşündüğüm yaklaşımlardı.

Biri hariç…

O da memleketin tepe noktası ile ilgili…

***

Fakat özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni başkanının belirlendiği seçimlerin ardından başlayan süreçte açıkçası bu Kırmızı Çizgi’lerin yerini daha ılımlı bir siyaset modeline bıraktığını görüyoruz. Özellikle CHP’de, meclis başkanlığında Baykal’ın arkasında durmayan MHP’ye yönelik kinle hareket edilir tarzda bir yaklaşım var. Bu da ister istemez CHP’yi, AK Parti ile koalisyona yaklaştırabilir.

Çünkü ortada artık bir inat söz konusu. MHP’nin Baykal tavrı belli ki muhalefetin inat krizinin sona ermesini sağlamış. Mevcut gelinen noktada sokaktaki insanlarımız “Artık bu meclisten hükümet çıkmaz” demiyor. Olaya biraz daha pozitif bakıyor. Çünkü mecliste yer alan partiler, iktidarı bir kenara bırakarak kendileri ile uğraşmaya başladılar.

Hesaplaşacağı partiler olarak muhalefetin birbirlerini görmesi, haliyle en çok AK Parti’yi rahatlatıyor. Bu durum ister istemez koalisyonun kurulabileceği mantığının da ağır basmasına sebep oluyor.

Evet, bence de olabilir. Yani Türkiye, AK Parti’nin içinde olduğu bir siyasi oluşumla, yapılacak bir koalisyon ile yönetilebilir. Fakat bu birliktelik ne kadar sürer açıkçası net bir zaman veremiyorum. Çünkü her ne kadar muhalefetin, özellikle de CHP’nin şartları kabul edilebilir nitelikte olsa da, ileriye dönük hesap ve kitapların bir yerde fikirsel ayrılıklara sebep olabileceğini, bunun da beraberinde fiziki ayrılığı getirebileceğini düşünüyorum.

O yüzden her halükarda erken seçim ihtimalini çok radikal bir şekilde düşünüyor ve iddia ediyorum.

Hala aynı görüşteyim. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bugünkü yapısından bir hükümet çıkmaz.

Çıksa da çıkmaz.

Yani kurulacak bir koalisyon hükümeti uzun soluklu olmaz. Özellikle dönüşümlü başbakanlık gibi beklentiler mümkün değil kabul görmez.

Etki doğurmaz.

Sonuç vermez.

İşte bunun sebebi, en başta izahını yapmak istediğim ve zamansızca belirlenen o prensipler gölgesindeki Kırmızı Çizgi’lerdir.

Zira bizim Türkiye’mizde öyle bir muhalefet yığını oluşmuş ki, daha ortada fol ve yumurta yokken, “Onu kabul etmem, bunu istemem” tarzında yaklaşımlar ortaya konulmaya başladı.

Yahu hele bir durun, hükümeti kurma yetkisi verildikten sonra kim neyi istiyorsa söylesin.

AK Parti dışındaki bütün partilerin genel başkanları gece gördükleri rüyanın etkisi ile uyanıyor, sonra bütün gün hayal aleminde dolanıp duruyor.

Bir ara Kılıçdaroğlu uyanır gibi oldu, orada da başbakanlığı Bahçeli’ye vermek isteyerek, yani ateşin üzerine toprak atacakken benzini dökerek alevlerin büyümesine neden oldu.

Muhalefet partilerimiz kendileri ile çelişiyor. Bu çelişki de özellikle aralarında inatlaşmalara sebep oluyor. Çünkü bildiğimiz kadarıyla CHP’de genel merkezdeki birçok etkin isim, Baykal’ı desteklemeyen MHP’ye ders vermek için AK Parti ile koalisyona girilmesi için Kılıçdaroğlu ve ekibine baskı kurmaya başladı. Bu karşılık da bulmaya başladı.

En iyi koalisyon biçimi olarak AK Parti-CHP ikilisini daha önceki yorumlarımda göstermiştim.

Fakat yine de ben erken seçimin olabileceğini, bunun faydalı sonuçlar doğurabileceğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye gibi bir ülke, artık koalisyon zemini üzerine –BANA GÖRE- büyüyemez…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR