Temizlik kültürümüz!

MAKALEYİ DİNLE

Bir arkadaşım anlatıyor;

“Marmaris’te düzenlenen bir etkinlik nedeniyle 5 yıldızlı bir otelde konuk olduk.  Bu otelde konaklamak herkesin harcı değil! Otelde kalanlara bakıyorum, son derece şık giysiler içindeler. Otoparktaki araçların hemen hepsi lüks ve pahalı araçlar. Yabancı konuklar da var.

Restoran bölümündeki tuvalete girdim, tam o sırada bir kabinden bir adam çıktı. Ben de oraya yöneldim. Kabine girdiğimde ağır bir dışkı kokusu ile karşılaştım! Bir de baktım ki, çıkan adam sifonu çekmeden çıkmış! ‘Beyefendi bir şey unutmuşsunuz!” diye arkasından seslendim. Adam, ceplerini yokladı, son model “akıllı cep telefonunu” çıkardı tekrar cebine koydu, şaşkın bir bakışla yüzüme bakarken; “içeri girin görürsünüz” dedim! Adam içeri girdi ve sifonu çekerek çıktı, yürüdü gitti!”

Arkadaşım, yaklaşık 2 metrelik boyu ve iri cüssesiyle “tepki almadan” sorunu çözmüş! Bu iletişimi benim gibi ufak tefek biri kursa, belki de başı derde girerdi!

“Temizlik kültürü” zengin olmak ve lüks mekanlarda yaşamakla ilgili bir edinim değil! İnsanın, çocukluğundan itibaren ailesinden, sosyal çevresinden ve eğitim-öğretim düzeninden aldığı bir eğitim, kültür ve görgü işidir.

Özellikle, bizim ülkemiz gibi; “kolay ve gıllı gışlı yollardan kısa sürede zenginleşen kimileri için temiz yaşamak hayli zordur!”

Yine, böylesi lüks otellerde “açık büfe yemek” düzeninde de ilginç tablolarla karşılaşıyoruz! Kimileri, tabaklarını lebalep dolduruyor! Yiyecekler birbirine karışıyor. Sonra, hemen bütün masa örtüleri kir ve leke içinde kalıyor.

Turistik Ege, Akdeniz kıyıları boyunca yol kenarlarına bakın; pet su şişeleri, teneke ve cam bira şişeleri, kağıt ve naylon atıklarla dolu!

“Kuşadası Milli Parkı” cennet misali müthiş bir doğal zenginlik. Binlerce insan, çoluk çocuk piknik yapıyor, denize giriyor. Ama, akşam saatlerinde bütün çevre çeşitli atıklarla cehenneme dönüyor!

İki yıl önceydi sanırım; “Trafoya işerken elektrik çarpması sonucu öldü!” haberini gazetelerde okurken, henüz 21 yaşındaki genç adamın anne-babasını, yaşadığı çevreyi ve okuduğu okulları düşündüm!

Ne yazık ki, bizim toplumumuzda kız-erkek çocuk ayrımı “temizlik kültüründe” de ortaya çıkıyor. “Sen erkeksin, çıkar şu köşeye işe” anlayışıyla büyütülen erkek, bütün her yeri tuvalet olarak görüyor!

Bu kirliliğin, bu cehaletin, bu hoyratlığın nedeni, “temizlik kültürü özürlü bir toplum” oluşumuzdan kaynaklanıyor. Oysa, inandığımız dinin temeli “temizlik” değil mi?

Din dışı hurafelerle toplumun beynini yıkayan hoca efendiler neden temizlik üzerine konuşmazlar?

Diyanet İşleri Başkanlığı, Cuma Namazı Hutbelerinde temizlik konusunu neden işlemez?

İlkokulda “Temizlik Kolu” vardı.

Göğüs cebimizde beyaz bir mendil. Öğretmenimiz, mendille burun temizlemeyi, her teneffüs sonrası ellerimizi yıkayarak sınıfa girmemizi tembihlerdi.

Yeni eğitim-öğretim yılı açılırken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın tüm okullarda “Temizlik Kültürü” dersi koymasını öneriyorum. Yoksa, ülkemizin dört bir yanı çöplüğe dönecek!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR