Helal olsun Burhan Kuzu’ya!

MAKALEYİ DİNLE


******
Demek, AKP’liler arasında böyle “vatansever” insanlar da var.
Demek, AKP’liler arasında böyle “yürekli” insanlar da var.
Burhan Kuzu, “Anadilde eğitim ülkeyi böler” diyerek partisinde isyan bayrağını çekti.
Burhan Kuzu, sıradan bir milletvekili değil.
Anayasa profesörü…
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı…
Türkiye’yi tanır, dünyayı tanır…
Hem de çok iyi tanır.
Endişesi de bundan.
Geçmişte “günahları” yok değil…
Recep Tayyip Erdoğan için “başkanlık sistemini” Türkiye’ye uyarlamaya çalışan kişiydi.
Ama görüyoruz ki, kendisinin “tahammül bardağı” taşmış.
Bıçak gelmiş kemiğe dayanmış.
Milliyetçilik duygusu, vatanseverliği “pik” yapmış.
Ülkenin çıkarı, kişisel çıkarının önüne geçmiş.
Burhan Kuzu’nun, TRT Türk’te yayınlanan “Görüş Farkı” isimli programda söyledikleri aynen şöyle:
“Anadilde eğitim doğru olmaz. Bu, ülkeyi de huzuru da bozar. Bölünmek iyi bir şeyse bölünelim. Bu ülkede 28 etnik grubun olduğu varsayılır. Bu coğrafyada bu kadar ders kitabı basılacak, bu kadar hoca derslere girecek ve bu memlekette huzur bulacaksınız… Bu mümkün mü? ABD’de 72 millet, 51 eyalet var. Hepsinde İngilizce eğitim yapılır. Bir tek eyalette İspanyolca eğitim yapıldı, baktılar işler kötüye gidiyor, hemen vazgeçtiler. Bir tek Kürdün anası yok ki! 28 tane etnik grup anasını alıp gelirse ne yapacağız? Sonra diyorlar ki, “Biz bölünmek istemiyoruz, böyle bir niyetimiz yok…” Yahu yok da sonu oraya gider.”
Burhan Kuzu’nun bu “çarpıcı çıkışı” isyan değil de ne?
Bana sorarsanız, Kuzu, Anayasa Komisyonu Başkanı olarak “tarihi görevini” yapıyor.
Bir AKP’li olarak partisini uyarıyor…
Aslında bu beyan, bir “ihbar”dır.
Kuzu, bu sözlerle partisini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbar ediyor.
**********
Buhan Kuzu, bu çıkışıyla AKP’de bir “delik” açtı.
Bu delik her geçen gün büyüyecektir.
AKP, “su tutmaz” hale gelecektir.
Ben, tüm AKP’lilerin “evetçi” olduğunu sanmıyorum.
Gün gelecek, vatan sevgileri parti sevgisinin önüne geçecektir.
AKP’li olmakla elde ettikleri çıkarlarını bir tarafa bırakacaklar, milletin, memleketin birlik, beraberlik ve dirliğini düşünmeye başlayacaklardır.
“Tek adam”a itirazlar her geçen gün artacaktır.
Bugün Burhan Kuzu…
Yarın Köksal Toptan…
Öbür gün Vecdi Gönül…
Yüreği vatan sevgisiyle dolu diğer AKP’lilerin de isyan bayrağını çekmesi yakındır.
********
Burhan Kuzu’yu kutluyorum.
Önemli bir görev yerine getirdi, tarihe not düştü, vicdanı rahat olsun!


OKUR GÖRÜŞÜ
“Bundan sonra gazetenizin ve köşenizin takipçisi olacağım…”

Tanzer Bey,
Daha önce hiç yazınızı okumadım, yerel gazeteleri de takip etmiyorum, aslında isminizi de duymadım. Bunların benim kabahatim olduğunu 2 Ekim tarihli Kocaeli Gazetesi’ndeki yazınızı okuyunca anladım. "Demokratikleşme paketi" ile ilgili bu yazıyı çok beğendim. Son derece yerinde bulgular yalın bir dille okuyucuya aktarılmış. Paketi açıklayanın demokrat olmadığının kanıtları, açıklama sırasındaki örneklemelerle verilmiş, pakete torba dolsun diye eklenen maddeler diğerlerinden ayrıştırılmış , çelişkiler gösterilmiş vs..

Diyeceğim şu; bu konuyla ilgili ulusal basında dahi bu yalınlıkta ve net analizler bulamazken bir yerel gazetede bu yazıyı okuyunca son derece memnun oldum. Ellerinize sağlık. Bundan sonra gazetenizin ve köşenizin takipçisi olacağım.
İyi çalışmalar.
Saygılarımla,
Devrim ÖZAYDIN
Kimya Mühendisi


Türklüğe karşı, doğruluğa karşı…
********
Cumhuriyetle ilgili, Türklükle ilgili ne varsa birer birer ortadan kaldırılıyor.
Önce “TC” hedef alınmıştı…
Valiliklerin tabelalarındaki TC’leri kaldırdılar, tepki olunca bazılarını yerine tekrar koydular.
Şimdi bazılarında var, bazılarında yok.
Sonra “Türküm, doğruyum, çalışkanım…” diye başlayan okul andını yasakladılar.
Son paketten çıktı bu yasaklama kararı…
“Demokratikleşme paketi”nden…
Demek, “Türküm, doğruyum, çalışkanım” dememekle “demokrat” olacağız!
Türklüğü inkâr ederek…
Doğruluğu inkâr ederek…
Çalışmayı inkâr ederek…
Memlekete “demokrasi” getireceğiz.
Bizim demokrasi anlayışımız bu!
Bizim özgürlük anlayışımız bu!
*******
Milletlerin simgeleri vardır.
Bu, bayraktır…
Bu, okul andıdır…
Bu, ulusal marştır…
Bunları yok ederseniz, geriye bir şey kalmaz.
Osmanlı, “çok milletli” bir devletti.
Türkiye Cumhuriyeti, “tek milletli” bir devlet olarak kuruldu.
Ulus devlet…
Görüyoruz ki, AKP iktidarı “tek milletli” devleti yok ediyor.
*Okul andını kaldırdı. Artık kimse Türk olmakla övünemeyecek…
*Anadille eğitime izin verildiğine göre, Türkiye’deki tüm etnik gruplar kendi dillerinde eğitim yapabilecekler. Bunun sonu bölünmedir…
*Artık “çok milletli” olacağımızdan, ulusal marşın da, yani İstiklal Marşı’nın da kaldırılması veya değiştirilmesi gündemde. Adı üstünde istiklal… İstiklal için yazılan marşın ne önemi kaldı ki?İstiklal ortadan kaldırıldıktan sonra…



# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR