Doktorlar, başınız sağ olsun!

MAKALEYİ DİNLE

Olayı biliyorsunuz…
Gaziantep’te, göğüs cerrahisi uzmanı genç bir doktor, bir hasta yakınının bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetti.
Dr. Ersin Arslan, geçen hafta, 80 yaşında akciğer kanseri olan bir hastayı ameliyat etti.
Durumu ümitsizdi, ama ameliyatla az da olsa kurtulma şansı vardı.
Tüm çabalara rağmen hastayı kurtaramadı.
Hasta gömüldü…
Aradan bir hafta geçti…
17 yaşındaki bir “aile ferdi”, servisteki odasında doktoru göğsünden ve karnından bıçakladı.
Doktor, meslektaşlarının tüm müdahalelerine rağmen kan kaybından öldü.
İntikam alınmış, hain(!) doktor cezasını görmüştü…
******
Olayı ilk duyduğumdan bu yana tüylerim diken diken…
İlk değil, bu kaçıncı?
Cerrahlar ve acil serviste çalışan doktorlar, bir terslik olabilir diye, korku içinde çalışıyorlar.
Bu şartlarda doktorluk yapılmaz ki!
Bu kutsal mesleğin itibarını iki paralık ettiler.
Acil serviste veya ameliyatta bir hasta öldüğünde, görevli doktora “katil” gözüyle bakıyorlar.
Ameliyatta ve acil serviste hasta hayatını kaybetmez diye bir kural yok.
Hasta, evinde ölürse bir şey yok, kurtulma ümidi için gittiği hastanede ölürse, vay doktorların haline!
İnsafsızlık değil mi bu?
İnsanlar bu kadar şeyi düşünemiyorlar mı?
Hastanelerde duvarlara “Hasta hakları”nı asmışlar.
Madde madde…
Doktor seçme hakkı…
Ne bileyim ne hakkı…
Hak, tek taraflı değildir.
Doktorların da hakları olmalı.
Hastaların “doktor” seçme hakkı varsa, doktorların da “hasta” seçme hakkı olmalı.
Doktor, hastasını tedavi için getirenlerden, kendisini korumak için psikolojik rapor istemeli.
Yok, olmaz!
Hastanın hakkı var, doktorun hakkı yok.
Çünkü doktor, mesleğe başlarken Hipokrat yemini etti.
Hangi şartta olursa olsun, kendisine getirilen hastaya bakacağına dair.
Tamam da…
Doktorları, toplumdaki psikopatlardan kim koruyacak?
Tedaviden sonra sağlığına kavuşan insanların duaları, doktorları korumaya yetmiyor.
Gelinen bu noktada, hepimizin kusuru var.
Bu cinayetleri, “cahillik” olarak geçiştiremeyiz.
Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı gibi, “basit ve münferit” bir olay da değildir…
Özeleştiri yapsınlar…
Özeleştiri yapalım…
Doktorlar da suçlu…
Medya olarak bizler de suçluyuz.
Doktorlar suçlu…
Çünkü her fırsatta birbirlerini kötüleyen huyları var…
Hasta kapabilmek için meslektaşlarının yaptığı basit bir hatayı göklere çıkarırlar.
Bilirkişi olarak atandıkları olaylarda, yine meslektaşlarından intikam almak için ellerinden geleni yaparlar.
Bizler, medya kuruluşları olarak bizler de suçluyuz.
Doktor hatalarını manşetten vermeye bayılırız.
Başarılarını da veririz, ama hatalarını daha fazla yazarız.
Başka?
Siyasetçiler…
Gidin Anadolu’ya, doktorlar, yerel siyasetçilerin elinde oyuncaktır.
Sürekli tayin korkusu içinde yaşarlar.
*******
Dün, bu yazıyı tamamlarken Kocaeli Sağlık Müdürü Dr. Hasan Aydınlık’ın açıklaması geldi.
“Son olaydan sonra, cerrahlar ameliyat yapmaya korkuyor. Ameliyat yapacak doktor bulmakta zorlanıyoruz…”
Olacağı buydu…
Türkiye, doktor-hasta ilişkilerinde psikolojik bir ortama girdi.
Çok kötü bir ortam…
Bu ortamdan hızla çıkmalıyız.
Aksi taktirde, hepimizin sağlığı tehlikeye girer.
Yazımı bitirirken, tüm doktorlara başsağlığı diliyorum.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR