Serpil adlı romanım çıktı

MAKALEYİ DİNLE

Bugün, gazetedeki bu köşemi kendime ayırıyorum.

Kendimden söz etmeyi hiç sevmem.

Elimdeki olanakları kendi çıkarlarım için hiç kullanmam.

Bulunduğu makamları, sahip oldukları değerleri kendi çıkarları için kullanan insanlardan da nefret ederim.

***

Ancak, benim bu köşeyi bugün kendim için kullanmam kimseye bir zarar vermediği için çok rahatım.

Bu gazeteyi izleyenler, okuyanlar geçen yıl yazmış ve yayınlamış olduğum Esey ile Haydar Çavuş adlı romanımın tanıtılmasında, okurlarıma duyurulmasında çeşitli haberler yapılmıştır.

Bunun yanında gazetenin köşe yazarları da benimle ilgili güzel yazılar yazmışlardır.

Kendilerine burada teşekkür etmek istiyorum.

***

İnsanlar yazdıkça okuyor, okudukça yazıyor.

Yazı yazmak biz eğitimciler, edebiyat sevenler için ekmek su gibidir.

Biz romanlardan, şiirlerden, öykülerden besleniriz.

İnsan beslendikçe de yazmak istiyor.

İşte ben de yıllardır yazmadıklarımı şimdi yazmak için zamanla yarışıyorum.

***

Esey ile Haydar Çavuş adlı romanımdan sonra Serpil adlı romanımı siz okuyucularım hizmetine sundum.

Kitabım yayınlandı ve şu anda piyasada.

Gerek Esey ile Haydar Çavuş, gerekse yeni romanım Serpil’de olayları toplumsal zemine oturtmayı görev bildim.

***

Şöyle ki; Esey ile Haydar Çavuş adlı romanımda, ağanın zulmüne, baskısına dayanamayan bir köy delikanlısının ağaya başkaldırmasını işledim.

Serpil adlı romanımda ise öğretmeninden kitap okuma alışkanlığını alan bir ilkokul öğrencisinin sonraki yıllarda başına gelen felaketlere karşı nasıl direndiğini işledim.

***

Her iki romanımda da insanların aynaya bakmaları için çalıştım.

İnsanlar aynaya baktıklarında toplumda olan olayları rahatlıkla göreceklerdir. Kendisini aynada görmeyen birinin etrafında olup bitenden haberi olmaz.

***

Ayrıca romanlarımda kadınlara ayrı bir yer verdim.

Benim için her zaman ve her yerde kadının ayrı bir değeri vardır.

Anadolu kadınının çektiğini yazarak toplumun dikkatini bu yöne çekmek istedim.

Serpil adlı romanı okuduğunuzda Anadolu’nun dağlarında nergis kokusunu, Ada’nın narenciye kokusunu alacaksınız.

Çukurova’nın buram buram toprak kokusunu içinize doyasıya çekeceksiniz.

***

Emeğe saygılı olan tüm dostlarımı 21 Nisan Perşembe günü 17.00 ile 19.00 saatleri arası Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği (KYÖD) Salonunda bekliyorum. Bu yerde ve saatte kitaplarımı siz dostlarım için imzalamaktan onur ve gurur duyacağım. 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Kamil Çöpür - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR