Kanada’da yaşayan bir prof’un yanan yüreği

MAKALEYİ DİNLE

Adı,Prof.Dr.Ali Polat.
Avrupa ,ABD derken Kanada’ya yerleşmiş bir öğretim üyesi.
Uzun yıllardır yurt dışında yaşıyor,ama yüreği Türklük’le,memleket hasretiyle yanıp tutuşuyor.
Çok duygulu bir mektup kaleme almış.
Sizlerle paylaşmak istedim.
İçeride her Allah’ın günü Türklük’le ilgili hainlikler sergilenirken…
Dışarıda yaşayan Türkler,bakın nasıl duygular içinde.
Hep birlikte okuyalım:
“Bilimsel çalışmalar nedeniyle Avrupa, ABD ve Kanada’da yasadım. En sonunda Kanada’ya yerleştim. Dünyanın birçok ülkesinde jeolojik araştırmalarda bulundum. Gittiğim her ülkede Türk izini aradım. Grönland’da Türk adlarına rastladım. Mısır’da Türk kalesini ziyaret ettim. Çin’de Uygur Türkleri ile tanıştım. Çin’e yaptığım bilimsel geziler sırasında Uygur Türkleriyle karşılaştım. Beni görünce heyecanla gelip elimi tuttular, kendi dillerinde konuştular benimle. Ben de onlara kendimi Uygur Türkü olarak tanıttım; atalarımın bin yıl önce Altaylardan Türkiye’ye göç ettiğini söyledim. Onlar da gözleri yaşararak beni dinlediler. Uygurlar sevinçle gözlerimin içine bakınca müthiş bir milli heyecan sardı beni. Benim de gözlerim doldu. Bin yıllık bir aradan sonra yeniden buluşmanın, kaynaşmanın heyecanını yaşadım. Karşımda bin yıl önceki akrabalarım duruyordu sanki. Dünyada başka hiç bir millete nasip olmayacak bir heyecandı bu. Bu buluşma karşısında, yanımızdaki Çinli meslektaşım şaşkın şaşkın bakıyordu bize. Bizim kendi aramızda Türkçe konuşmamız onları şok etmişti. Yanımdaki Amerikalı meslektaşım da benim Uygurlarla Çince konuştuğumu sandı ve “Ali, ben senin bu kadar akıcı Çince konuştuğunu hiç tahmin edemezdim; Çinceyi nerede öğrendin?” dedi. Ben de Türkçe konuştuğumuzu söyleyince. Amerikalı arkadaşım iyice şaşkına döndü.. Kendisine biraz tarihi bilgi verip, Türkiye Türklerinin Orta Asya’dan göç ettiklerini, benim atalarımın karşımdaki insanlar olduğunu söyledim.
Gurbette de olsak yüreğimiz hep Türkiye’de, Anıtkabir’de ve Türk dünyasında atıyor. En büyük hayalim bütün Türkleri bir arada, aynı çatı altında görmek. Bu nedenle buralarda bir Türk görsem hemen tanışıp arkadaşlık kuruyorum. Eşim ve ben burada küçük bir Türk dünyası. Tanıdığımız Uygur, Azeri, Kazak, Irak ve Özbek Türkleri ile bir araya gelip, kendi dilimizde sohbetler ediyor, milli ve dini bayramlarımızı birlikte kutluyoruz. Özellikle Uygur Türkleri ile çok yakından tanışıyoruz.. Uygurların Türklüğe olan düşkünlüklerine, milli kimliklerine olan bağlılıklarına, misafir severliklerine ve sağlam Türk karakterlerine hayran kaldım. Anadolu Alevi gelenekleri ile Uygur gelenekleri arasındaki büyük benzerlikler, bizi onlara daha çok yakınlaştırdı.
Aleviler sadece gelenekleri ile değil, fiziksel görünümleri ile de Uygurlara çok benziyorlar. Erzurum’un, Erzincan’ın, Elazığ’ın, Tunceli’nin, Sivas’ın, Kahramanmaraş’ın ve Çorum’un Alevilerini Uygurlarla yan yana koyarsanız aradaki fiziksel benzerliği çok daha iyi görebilirsiniz: Kan aynı kan, gen aynı gen. Milli birliğimizi güçlendirmemiz için milletimizi bu konularda aydınlatmak, bilgilendirmek zorundayız. Türk kimliğini gelecek nesillere aktarmak istiyorsak, mezhep ayrılıklarını bir kenara bırakıp, bizi biz yapan ortak değerlere tutunmamız gerekli.
Allah yardımcınız olsun.”
******
Mektubu dikkatle okudunuz mu?
Ülkemizde,”Türküm “ demenin neredeyse suç sayılacağı günlerde,taa Kanada’dan gelen bu mektup,insanın yüreğine su serpiyor.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR