AK Parti bu resti iyi görmeli

MAKALEYİ DİNLE

Türkiye, sabitlenmiş bir şekilde Meclis’in malum dört bakanla alakalı alacağı kararı bekliyordu. Sonuç aslında kimseyi şaşırtmasa da, en azından iktidar cephesinden verilecek firenin boyutları hesaplanıyordu.

Aslında tahminlerin biraz daha üzerinde bir durum var bu konu hakkında dikkatleri çeken. Çünkü en azından Egemen Bağış’ın durumu ele alındığında AK Parti sıralarından neredeyse 50 milletvekilinin parti kararına karşı durmaları çok ciddi bir tepki olarak yorumlanmalı.

Tamam, muhalefet bu adamları Yüce Divan’a göndermek için gerekli olan 276 oy durumunu bulamadı. Ancak unutulmamalı ki, iktidar da Erdoğan Bayraktar’ın dışında bu sayıya ulaşamadı. Yani sizin anlayacağınız bu malum dört bakan, tek kelime ile direkten döndü.

AK Parti’deki bu kadar fireyi sadece üç dönem kuralına bağlamak, bu şekliyle yorumlamak, 7 kişiler için ‘yeniden vekil olamayacaklarından parti içinde karışıklık istiyorlar’ mantığına sığınmak elbette anlamsızdır. Çünkü bu durum sadece vicdanla alakalıdır. Benim vicdanımda da bu dört ismin aklanabilmesi için meclis ya da komisyon kararlarının ötesinde Yüce Divan kararına ihtiyaçları vardır. Bunu elde edemedikleri müddetçe bu kişilerin aklandıklarını kimse söyleyemez, hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bile…

Bu durum ister istemez AK Parti’nin sorgulanmasına sebep olacaktır. Hatta özellikle Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Erdoğan’ın bakanlar kurulunu toplaması sırasında, Başbakan Davutoğlu’nun fiziki halini gören herkes de benimle aynı fikirdedir. Çünkü bir başbakan olarak bundan daha korkunç bir duruma düşülemeyebilirdi…

Peki, AK Parti’nin en büyük avantajı nedir…

Bu avantajlar sıralanabilir. O kadar çok ki…

Her şeyden önce bir rakip yok. Daha doğrusu ellerindeki potansiyeli güce çevirecek bir lider yok…

Bir dostumun söylediği gibi şayet bugünkü şartlarda ANAP mücadele ediyor olsaydı, iktidarı 50 yılı bulurdu. Çünkü bugün Erdoğan ya da Davutoğlu’nun karşısında bir muhalefet yok…

Bir Süleyman Demirel yok…

Bir Bülent Ecevit yok…

Bir Turgut Özal yok…

Hele ki bir Prof. Dr. Necmettin Erbakan yok…

Kim var, topun ne olduğunu bilmeden maça çıkan bir Kemal Kılıçdaroğlu ile “Madem yüzme bilmiyosun, ne işin var ağaca” mantığındaki bir Devlet Bahçeli var…

Doğal olarak ortadaki her türlü soruna, eksikliğe, üç beş kişi yüzünden dolayı sıçrayan çamura rağmen önlerinde süt liman bir deniz vardı AK Parti’nin. Ancak bu durgun suların üzerinde hafif hafif rüzgar esmeye başladı. Dahası geminin yakıtı da azalmaya başladı. Hatta geminin su alma ihtimali de vardır. Çünkü sadece bu Yüce Divan oylaması gösteriyor ki, AK Parti’de kopmalar yaşanabilir. Bu durum genel seçim öncesinde etkisini fazlaca hissettirebilir.

Bunun en büyük karşılığı olarak da iktidar cephesinde ekipsizlik baş gösterebilir. Çünkü cemaatin de desteği ile ciddi ölçüde devlet işinde ehil denilebilecek bir ekip vardı AK Parti’de. Ancak hem üç dönem muhabbetleri, hem de parti içindeki çalkalanmalar sebebiyle böylesine nitelikli ekip artık bir araya getirilemeyebilir.

Tabi bu söylediklerimiz dost acı söyler muhabbetinden küçük bir kesit. Ne olur, ne biter, bunların ardından ne tür sonuçlar ortaya çıkar, memleket bu sonuçlardan zarar mı görür, fayda mı, işte burasını önümüzdeki süreçte göreceğiz.

Ancak Yüce Divan yargılamasında çok sayıda AK Partili milletvekilinin kopması ve ihanetle suçlanmaları iktidar kazanının altına yakılmak üzere odunların atılmaya başladığını bizlere göstermiştir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR