Diyarbakır’ı, Sur’u bırakın Suriyeli DİLENCİLERE bakın!

MAKALEYİ DİNLE

Hani,

Komşusu açken, tok yatmak yoktu?

Suriye’de “karışıklık (!)”

Var dedik açtık kapılarımızı.

Yardım sever milletiz ya…

Doldurduk güney illerimizi  SURİYELİ’lerle…

Acıdık onlara ESAD’ın yaptıklarına.

Dünyaya meydan okuduk...

Biz bakarız onlara diye.

Tam 2.5 milyon insanı aldık şehirlerimize;

Gaziantep’e, Urfa’ya…

Sonra…

Sonra mı?

Bakamadık bunca boğaza…

Tıpkı Yazar Abbas Sayar’ın 7 dile çevrilen  “YILKI ATI” kitabındaki,

Ölüme terk edilen yaşlı ATLAR gibi,

Saldık insanları kendi hallerine.

Sefere çıkacak Osmanlı Sultanı’nın Üsküdar’daki otağında vezirinden,

Memleketteki günlük vukuatları dinlerken, vezirin saydığı vukuatlar sırasında,

“Siirt ilinizde yangın çıkmış Sultanım (!)”

Dedikten sonra Sultan’ın:

-Dur hele dur bre (!)

Demesine,

-Hayrola Sultanım, bunca olaylara ses etmediniz, el kadar Siirt ilinin yanmasına neden bu kadar titiz oldunuz?

Diye sorar.

Padişah:

-Bre Vezir Efendi ben Siirt ilinin yandığına değil, Siirtlinin buralara gelmesinden korkarım” der.

İşte böyle olmadı mı?

Suriyelilerin gelmesinden değil,

Gaziantep’ten, Urfa’dan  Türkiye’nin özellikle batıdaki şehirlerine yayılmasından korkmadık mı?

Korkulan olmadı mı?

Suriyeliler, Türkiye’nin her şehrine kasabasına yayılmadı mı?

İşsizler ordusunun içine, işine dalmadı mı?

Olmadı…

Kaçak İŞÇİ olmadılar mı?

İş bulamayanlar, aç kalanlar,

DİLENCİ olmadılar mı?

Valilikler tamimler yayınlayıp Suriyelilere dilenciliği yasaklamadı mı?

Hani adamlara bakacaktık?

Madem bakamayacaktık, neden kabul ettik?

Ülkeyi rezil ettik!

Sözümüzü  tutmadık, tutamadı…

Hani,

Seçimlerden sonra,

Başbakan ne demişti;

“Artık şehit tabutları gelmeyecek…”

Her gün ardı arkası bitmeyen şehit tabutları geliyor…

Hani şehit tabutları gelmeyecekti?

Bu şehit tabutları,

Bu ülkeden, Diyarbakır’dan değil de,

Başka ülkeden mi geliyor?

Sözünden dönmeyen bir Devlet adamına hasret kaldık...

Sözün bittiği yere gelelim;

Kalkıp Diyarbakır’ın SUR ilçesine Kocaeli’den yardım götürenler,

Önce kendi kentinizde özellikle Cuma günleri cami önlerinde ekmek parası, çocuğuna süt parası için dilenen, nerede yatıp kalktıkları bilinmeyen SURİYELİ (yeni T.C.) vatandaşlara yardım edin!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdullah Karagöz - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR