Yargıdaki atamalar ne anlama geliyor?

MAKALEYİ DİNLE

Gecikmiş bir yazı.
Sıcağı sıcağına Salı günü yazılması gerekenler bugüne kaldı.
Dikkat ettiniz değil mi?
Daha seçimin mürekkebi kurumadan, yargıdaki operasyon tamamlandı.
12 Eylül referandumundan sonra Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi’ndeki yapılanma AKP’nin isteği doğrultusunda tamamlanmış, sıra alt kademe mahkemelerine gelmişti.
2 bin küsur hakim ve savcının yerleri değiştirilerek, sanırım, “yargıdaki işlem” büyük oranda bitirildi.
Beklenen bir kararnameydi, beklendiği biçimde çıktı.
Sadece Kocaeli’de değil, tüm illerde AKP yargıya “dokundu”.
Hem de ne “dokunma”…
***
Kocaeli’deki atamaları biliyorsunuz.
Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Özdemir İstanbul Sultanbeyli İlçesi Cumhuriyet Başsavcılığına atandı.
Başsavcı Vekili İsmet Acar İstanbul Kartal’a “savcı” olarak tayin edildi.
Adalet Komisyonu Başkanlığı görevini de yürüten Ticaret Mahkemesi Başkanı Ferhan Arıkan, yine İstanbul Kartal’a “hakim” oldu.
İdare Mahkemesi Başkanı Ramazan Özdemir ise İstanbul İdare Mahkemesi’ne “üye” olarak gönderildi.
Bu dört isim, Kocaeli Adliyesi’nin temel direğiydi.
Dördü de “tenzil-i rütbe” ile İstanbul’da görevlendirildi.
11 yıldır Konya, Kocaeli gibi büyük illerde başsavcılık yapan, hukuk doktoru unvanı bulunan Fatih Özdemir, artık bir ilçenin başsavcısı…
Üstelik hakkında hiçbir soruşturma yokken…
Yıllardır başsavcı vekilliği görevini düzgün bir şekilde yürüten İsmet Acar ise artık Kartal’da düz “savcı”…
Ya Adalet Komisyonu Başkanı Ferhan Arıkan’ın durumuna ne dersiniz?
15 yıldır şehrimizde.
Çeşitli mahkemelerde görev yaptı.
Kocaeli Ticaret Mahkemesi’nin kuruluşunu başarıyla gerçekleştirdi.
Bir süredir de diğer görevlerinin yanı sıra Adalet Komisyonu Başkanlığı’nı yürütüyordu.
Herkesin sevip saydığı bir kişiydi.
Son kararnameyle Kartal’a düz “hakim” yaptılar.
İdare Mahkemesi Başkanı Ramazan Özdemir’in “kişilik çizgisi” de diğerlerinin aynı.
O da artık başkan değil, İstanbul İdare Mahkemesi’nde üye…
***
Dördünü de “gazetecilik ilişkileri çerçevesi”nde tanıyorum.
Görev süreleri içinde, bize kendileriyle ilgili en ufak bir şikayet ulaşmadı.
Ama öyle sanıyorum, kentimizin AKP’lileri ve cemaat çevreleri kendilerinden pek memnun değildi.
Şikayetleri değerlendirerek belediyeler aleyhine dava açıyorlardı.
Veya…
Bu çevreler, mahkemelerden istedikleri yönde karar çıkartamıyorlardı.
Şunu net olarak söyleyeyim.
Eğer belediyeler aleyhine dava açıldıysa, başkanlar AKP’li olduğu için açılmamıştır.
O belediyeler, CHP veya MHP’li olsalardı da, o davalar açılırdı.
Çünkü Başsavcı Özdemir’in de, Başsavcı Vekili Acar’ın da önlerinde tek kıstas var: Hukuk…
Bunun dışında hiçbir şeyin kendilerini etkilemesi mümkün değil.
Ne iktidar gücü, ne de başka bir güç…
***
Sözünü ettiğim 4 savcı ve yargıcın tayini, “Bunlar bizden değil” varsayımıyla çıkarılmış olabilir.
Bakın, buna bir şey söyleyemem.
Fatih Özdemir, İsmet Acar, Ferhan Arıkan ve Ramazan Özdemir evet AKP’ye yakın değillerdi.
Ama CHP veya MHP’ye yakın olduklarını da kimse söyleyemez.
Onlar için bir şey söylenebilir:
“İşlerini düzgün yapan, hukukun üstünlüğünü savunan, başka hiçbir gücün etkisinde kalmayan yargı mensupları…”
Eğer bu özellikler, günümüz Türkiye’sinde “kıstas” değilse (ki öyle görünüyor), söylenecek fazla bir şey yok.
“Tenzil-i rütbe” olarak yeni görev yerlerine gidecekler, alınları ak, başları dik devlete hizmet etmeye devam edecekler.
Gerisi onların sorunu değil.
Bu şekilde tasarrufta bulunanların sorunu…
Bence…
Fatih Özdemir, İsmet Acar, Ferhan Arıkan ve Ramazan Özdemir’in “tenzil-i rütbe” ile tayinleri, ülkemizin bugünkü şartlarında, kendilerine verilen birer “onur belgesi”.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR