Yürüsen suç, dursan suç…

MAKALEYİ DİNLE

Başbakan Erdoğan, kendilerinden olmayan herkesi “çapulcu” ilan ettiğine göre…
Çapulcuların haberi olsun, bundan böyle işleri çok zor!
“Nefes alacakları alan” gittikçe daralıyor.
Yaptıkları her şey “suç kapsamına” giriyor.
*Panellerde slogan atmak, suç…
*Parasız eğitim için pankart açmak, suç.
*Bakanları ve başbakanı protesto etmek, suç…
*Atatürk anıtına çelenk koymak, suç…
*23 Nisan’a, 19 Mayıs’a katılmak, suç…
*Cumhuriyet’i savunmak, suç…
*Hükümeti eleştirmek, suç…
*Gericiliğe ve bölücülüğe karşı olmak, suç…
*Ergenekon yoktur demek, suç…
*AKP’ye yandaşlık ve yalakalık” yapmamak”, suç…
*Dönek, işbirlikçi ve hain olmamak, suç…
*Twitter’den yorum yapmak, suç…
*Gezi’ye gitmek, suç…
*Taksim’de dolaşmak, suç…
*Atatürklü Türk Bayrağı asmak, suç…
*Düdük öttürmek, suç…
*Tencere tava çalmak, suç…
Özetlersek…
*Düşünmek, suç.
*Konuşmak, suç.
*Yazmak, suç.
*Oturmak, suç.
*Yürümek, suç.
*Dikilmek, suç.
*Diklenmek, suç.
Türkiye’nin geldiği nokta işte burası…
“Oturamazsın!”
“Yürüyemezsin!”
“Peki durayım…”
“Duramazsın da…”
Bu memlekette “yürümek” de suç, “durmak” da…
“Durma” eyleminin ilk yapıldığı gün, yanımda bulunan bir arkadaşım espriyi patlattı:
“Bu genç, başbakanımızın ‘Durmak yok, yola devam’ talimatına karşı geliyor…”
***********
Bana kalırsa, Erdoğan bu milletin zekâsıyla başa çıkamaz.
Önümüzdeki her gün yeni bir “protesto yöntemine” hazırlıklı olun!
Akla hayale gelmeyen ne yöntemler çıkacak, göreceksiniz.
Artık ülkeyi yönetenlerin sinirleri bozuldu ya, bundan sonra halkın yapacağı her hareket batacak.
Tıpkı “durma” da olduğu gibi…
“Durmayı”, durdurabilirsen durdur bakalım da görelim!
Veya “susmayı” yasakla…
Bu millet…
“Susarak” da konuşur, haykırır…
“Durarak” da yürür ve koşar.
“Çığlık”, tehlikeli değildir.
Esas tehlikeli olan, “sessiz çığlık” tır…
Hiçbir güç, “sessiz çığlığın” önünde duramaz.
“Adam gibi adamların”, yapacak mutlaka bir şeyleri vardır.
Önemli olan, “adam gibi adam” olabilmek, “adam gibi adam” durabilmek…
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Selahattin Demirtaş, yerden göğe kadar haklı!
*********
Biliyorsunuz…
“PKK” denince…
“PKK’nın dağdaki, kentteki ve TBMM’deki temsilcileri” denince, tüylerim diken diken olur.
Tırnağım kadar sevmem…
Varlıkları, devletimiz ve milletimiz için tehlikedir.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, salı günü meclis grubunda yaptığı konuşma hoşuma gitti.
Başbakan Erdoğan’a yüklendiği için değil, doğru söylediği için…
Demirtaş, dedi ki:
“Öcalan ile açık görüşme yapacaksın, sonra çıkıp kürsülerden teröristbaşı diyeceksin. Sen neyin başısın o zaman? Bu dil, bu üslup barış getirebilir mi? Adaletiniz de batsın, hukukunuz da batsın, vicdanınız da batsın. Bu üslupla bu süreç işler mi?”
Dedim ya…
Bölücülere tırnağımı vermem.
Ama Selahattin Demirtaş, haklı…
Başbakan Erdoğan, bir taraftan İmralı canisi Öcalan’la el sıkışıyor, diğer taraftan sanki “görüşen ve anlaşan” kendisi değilmiş gibi, Öcalan’ı “teröristbaşı” olmakla suçluyor.
Tek başına bu olay bile, Erdoğan’ın son “ruh halini” ortaya koymaya yeter.
Terörist başıysa neden el sıkıştın?
Madem el sıkıştın, neden el sıkıştığın kişiye “teröristbaşı” diyorsun?
Hatırlayın!
Başbakan, aynı çelişkiyi daha önce de yaşattı.
Apo’yu idam etmekten söz ediyordu, baktık ki, üç gün sonra “barış ve kardeşlik” projesini uygulamaya koymuş…
Recep Tayyip Erdoğan’ın kafası karışık…
Bakalım daha neler yaşayacağız?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR