Çevre, Atatürk ve “yürüyen köşk”…

MAKALEYİ DİNLE

Tarih, 25 Temmuz 1930.
Atatürk, Yalova’daki Millet çiftliğine gittiğinde, köşkün hemen yanındaki ulu şınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvanla karşılaşır.
Hemen bahçıvanı yanına çağırarak ağacın dallarını neden kestiğini sorar.
Bahçıvanın cevabı şöyle olur:
“Ağacın dalları uzamış, köşkün duvarına dayanmıştır.”
Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkansız olan şu emri verir:
“A€aç kesilmeyecek, bina kayd›r›lacak.”
Görevi ‹stanbul Belediyesi Fen ‹&#64258leri Yollar ve Köprüler &#64257ubesi üstlenir.
Ba&#64258mühendis Ali Galip Anlar, yan›na ald›€› teknik elemanlarla Yalova’ya giderek çal›&#64258malara ba&#64258lar.
***
Tarih, 8 Ağustos 1930.
Köşk çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılır, yapının temel seviyesine inilir.
İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir.
Bina, santim santim çalışılarak, yapı altına sokulan raylar üzerine oturtulur.
Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.
Tarih, 10 Ağustos 1930.
Güzel ve sıcak bir yaz akşamı…
Atatürk, kardeşi Makbule Atakan, Valivekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya Bey ve Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı Yunus Nadi ile birlikte çiftliğe gelir.
Köşk, Atatürk ve beraberindekilerin nezaretinde 4 metre 80 santim kaydırılır.
Böylelikle ulu çınar kesilmekten kurtulur.
Köşk kaydırılması olayı, iki gün sonra, 10 Ağustos 1930 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde şu şekilde yer alır:
“Gazi hazretlerinin köşkü nakledildi. Gazi hazretlerinin Yalova’daki köşkünün yürütme ameliyesi dün muvaffakiyetle icra ve ihmal edilmiştir. Kendileri de bu ameliyeye bizzat nezaret etmişlerdir.”
***
Atatürk’ün çevre ve doğa sevgisini anlatan bu anı, inanılması güç bir olay.
O tarihte bu haberi okuyanlar, Türkiye’nin içinde bulunduğu onca sorun arasında, köşkün kaydırılmasının ne anlama geldiğini belki kavrayamadılar.
Bir ağaç dalı yüzünden bunca zahmeti hayretle karşıladılar.
Çünkü o dönemde “çevre”, dünyanın gündeminde değildi.
Ama Atatürk, 70’li yıllarda dünyanın gündemine gelen çevre sorunlarını 30’lu yıllarda benimsemişti.
“Çevreyi korumak aklın gereğidir.” özdeyişi, Atatürk’ün Türk insanına ve tüm dünyaya verdiği bir mesajdır.
Mustafa Kemal, Yalova’daki bir çınar dalını bahane ederek, “çevre”nin önemini anlatmak istemiştir.
Yalova – Termal yolu 9 kilometredir ve dünyanın en uzun çınarlı yoludur.
Atatürk buraya 1011 adet çınar ağacı diktirmiştir.
Dünya Çevre Günü’nde, Atatürk’ün çevre anlayışını sizlerle paylaşmak istedim.
İyi pazarlar!





Raif Kandemir’den
Yazık adama!
Zaman zaman evdeki gelip gitmelerden fazla bir şey anlayamayan küçük Tom, annesine sordu “Anneciğim, babamın sana, her zaman çok iyi adam olduğunu söylediği Sam Amca’yı, bazen neden dolaba kilitleyip, babama göstermiyorsun!? Adama yazık değil mi?”

Tuzruhu
Bir gün Dursun, Temel’e gelerek:
- Ula Temel geçen gün senin inek hastalandığında ne yaptın?
Temel’de
- Benum ineğe tuzruhu içuttum
der.
Bu sözlerden sonra Dursun evine gider ve ertesi gün yine çıkar gelir ve Temel’e
- Ula Temel benum ineğe tuzruhi içirttum öldi.
Temel’de Dursun’a doğru dönerek
- Biliyrum benum inekte ölmişti..

Kadına söylenebilecek en kötü şeyler
*Seni aldattım
*Kilo mu aldın sen?
*Sana hissettiğim şey sadece fiziksel..
*Seni annem gibi seviyorum.
*Karşılıksız sevgine saygı duyuyuorum.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR