Sözün bittiği yer!...

MAKALEYİ DİNLE

Daha Özgecan'ın cinayetinin acısı yüreklerde yanarken bir başka vahşi cinayet haberi ile sarsıldık...

Saklamayı "kar"ın dahi kabul etmediği bir cinayet...

Yetmedi...

"Kar topu" oynamanın da cinayet sebebi olabileceğini öğrendik!...

Bu bilginin bedeli Nuh Köklü'nün hayatı oldu!

O da yetmedi...

Ege Üniversitesi'nde gencecik bir fidanın, Fırat'ın hayatına kıyıldı!...

Sadece bir haftada medyaya yansıyanlar bunlar.

Terörün hemen her çeşidinin "normalleşme"ye başladığı bir topluma hızla dönüşüyoruz!

Üstelik hem bundan şikayet ediyor hem de bizzat bu dönüşüme zemin hazırlıyoruz!

Nasıl mı?

Bu gidişata dair endişelerimizi ifade ederken dahi "şiddet"e başvuruyoruz!

Mesela hakaret ediyoruz!

Küfür artık konuşma biçimimiz olmuş!

Bir acı nasıl paylaşılır bundan haberimiz yok adeta!

"Taraf" gözetmek "adaleti" gözetmekten önce geliyor!

Ve yürekler "adalet" gibi "herkese lazım" olan bir kavram üzerinde bile birleşemeyecek kadar bölünmüş!

Hal böyle iken "nasıl tedbir alalım da bu şiddeti durduralım" diye soruyoruz ya...

İşte buna güleyim mi ağlayayım mı bilemiyorum...

Zira insan hayatının "ucuz"ladığı bir toplumda şiddeti durdurmaya çalışmak deveye hendek atlatmak demektir!  

"İnsan" olmayı unutmaya başlayan bir toplumda hangi tedbir şiddetin önüne geçebilir?

Ya da hangi tedbir kalıcı bir düzen ve huzur tesis edebilir?

Peki, "insan olmak" nedir?

Daha doğrusu bu soruya "sizin" cevabınız nedir?

Lütfen yazın...

Ki bu kadar bölünmüşlüğün içinde böylesi temel bir soruya "ortak" cevabımız var mı tartışalım...

Bekliyorum...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR