Türkiye’nin bugünkü hali, Erdoğan’ın eseri…

MAKALEYİ DİNLE

Eeee, ne ekersen onu biçersin!

AKP ve değişmez lideri Erdoğan, 12 yıl boyunca ne ektiyse, şimdi onu biçiyor.

Etme-bulma dünyası!

***

Ülkemizin yaşadığı şu olaylara bakın!

Her taraf “kan gölü”!

Şehirlerimiz “savaş alanı”!

Biz “Ortadoğu bataklığı” nın sınırlarımız dışında olduğunu sanıyorduk.

“Bataklık” büyüdü, ülkemizi de işgal etti.

Biz gitmekte nazlanınca, bataklık bize geldi.

Yazın şuraya, bunlar daha iyi günlerimiz.

Ateş yakıldı, yangın büyüyor.

***

Doğu ve Güneydoğu ile büyük kentlerimizdeki görüntüler, dehşet verici!

Bu satırlar yazılırken ölü sayısı 22 idi.

Yüzlerce yaralı…

Halk korku içinde!

Bayrağımız ve Atatürk heykelleri yakıldı.

Onlarca okulumuz ateşe verildi.

İşyerleri ve bankamatikler yağmalandı.

Otomobiller, otobüsler, iş makineleri haşat edildi.

Devlet binaları kundaklandı.

Hükümet baktı olacak gibi değil, 6 il ve bu illerin çoğu ilçesinde “sokağa çıkma yasağı” ilan etti.

 

Türkiye yine “12 Eylül noktası” nda

Tam 34 yıl sonra…

Bazı kentlerimizde bir defa daha “sokağa çıkma yasağı” ilan edildi.

Tıpkı 12 Eylül darbesi sonrasında olduğu gibi.

Demek ki, ülkemizi yeniden 12 Eylül şartlarına getirmek AKP’ye kısmetmiş.

12 Eylül’ü yapanları eleştiriyordu…

Sıkıyönetimi eleştiriyordu…

“Olağanüstü hal” uygulamasını eleştiriyordu…

Döndü dolaştı, kendisi de “12 Eylül uygulamaları” na sarıldı.

Artık olay çıkan kentlerimizin sokaklarında “asker” var.

O, beğenilmeyen asker!

O, itibarsızlaştırılan asker!

O, apoletleri sökülen asker!

O, uydurma belgelerle zindana atılan asker!

O, terörle mücadele etmesi yasaklanan asker!

O, “görev yapma yetkisi” elinden alınan asker!

Şimdi hükümet, “tu kaka” yaptığı o askerlere “Görev sizin, bizi teröristlerden koru” diyor.

***

Ülkemizin güvenliğinden kim sorumlu?

Ülkemizi terör belasından kim koruyacak?

Asker ve polis…

Asker ve poliste “görev yapacak” hal mi bıraktılar?

“Ergenekon” ve “Balyoz” deyip, askeri sindirdiler.

“Paralelci” ve “Haşhaşi” deyip, polisin görev yapma şevkini kırdılar.

Dahası var…

Toplumdaki “vatan, millet, bayrak sevgisi” ni törpülediler.

Türklüğü aşağıladılar…

“TC” yi silmeye kalktılar…

Bayramlarımızı kaldırdılar…

Milli değerlerimizi yok ettiler…

Bizi biz yapan, devletimizi devlet yapan, milletimizi millet yapan ne varsa ortadan kaldırdılar.

Özetle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kimyasını bozdular.

Devleti ayakta tutan sütunları kestiler.

“Korku imparatorluğu” kurdular.

Medyayı ele geçirdiler.

“Yasama, yürütme ve yargı erkleri” ni tek kişide topladılar.

Üniversiteleri sindirdiler.

Üreten, ülke ekonomisini ayakta tutan işadamlarına gözdağı verdiler.

Sivil toplum örgütlerini baskı altına aldılar.

Milli eğitim sistemini, imam hatipleştirdiler.

Her türlü terörist grupla içlidışlı oldular.

Masaya oturup, devletimizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini müzakere ettiler.

Bir sahte“açılım balı” ürettiler, ağzını açanın ağzına sürmeye başladılar.

Çoğu kişi, AKP’nin bu “ülkeyi yıkma kervanı” na katıldı.

Kimi korkudan…

Kimi geçim derdinden…

Kimi “özgürlük” adına…

Kimi yalakalıktan…

Kimi satılmışlıktan…

Kimi onursuzluktan…

Kimi omurgasızlıktan…

Kimi “akil” olabilmek için…

AKP destek aldıkça, seçim kazandı.

Seçim kazandıkça, “millet adına” deyip tahribatını daha da artırdı.

Ülkemizi idare etmeyi bırakıp, diğer ülkelere “ayar vermeye” kalktı.

Emperyalist ülkelere kendini kullandırdı.

Onların maşası olup, komşularımızı dövmeye kalktı.

Ve sonuç, yeni bir “Ortadoğu bataklığı”!

Bugün Ortadoğu’da yaşananların tamamında AKP’nin, Erdoğan’ın ve de Ahmet Davutoğlu’nun “vebali” vardır.

Dün Şam’da namaz kılma hayali kuranların, bugün İstanbul’da ve Ankara’da camiye giderken ayakları titriyor.

“Stratejik derinlik” miş…

O derinliğe öyle daldılar ki, çıkamıyorlar.

 

İşte size “açılım”!

Ve işte size ”barış süreci”!

Yağma, yıkma, yakma!

Tehdit, işgal!

AKP’nin ülkemizi getirdiği nokta tam burası!

Kentlerde “ölüm ve vahşet” kol geziyor.

IŞİD bahane.

Asıl amaçları, vatanı parçalamak.

Sonra…

Madem Kobani’deki akrabalarını çok düşünüyorlar, gidip savaşsalar ya!

Kobani’nin erkekleri neden kaçıp Türkiye’ye sığınıyorlar, kalıp savaşsalar ya!

Amaçları o değil, amaçları AKP iktidarıyla başlattıkları pazarlığı kaosla, silahla, terörle bitirmek.

AKP, PKK’ya elini verdi şimdi kolunu kurtaramıyor.

Türkiye’nin bugünkü hali, AKP’nin ve Erdoğan’ın eseri!

Nasıl bu “eser”i beğendiniz mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR