En büyük asker bizim asker!..

MAKALEYİ DİNLE

Geçtiğimiz Cumartesi gecesi, İzmit Otogarındaydım.

Büyük çoğunluğu gençlerden oluşan gruplar akın akın otogara geliyordu. Ellerinde bayraklar, dillerinde sloganlar;

  • En büyük asker bizim asker.
  • Bu asker gidecek, geri gelecek…

Davulları, zurnaları ile gelmişler. Asker aileleri ve askere giden gençlerin arkadaşları coşku içinde oynuyorlar…

Otobüsün hareket saati geliyor, asker adayı arkadaşlarının elleri üzerinde kaydırılarak otobüse bindiriliyor. Renkli meşaleler yakılıyor. Son olarak, otobüsün önünde toplanıyor ve İstiklal Marşı’nı okuyorlar… Otobüsün kornası ile gençlerin çığlıkları birbirine karışıyor.

Hangi ülkede “askerlik” görevine bu kadar önem verilir?

Asker uğurlayanlara bakıyorum, kılık kıyafetleri ve aralarındaki konuşmaları ile anlaşılıyor ki, “alt gelir grubundan” yoksul insanlar.

İnançları tam; askerlik “kutsal bir vatan görevi” ve askerde ölüm, “şehitlik” mertebesine ulaşmak ve cennete bir yolculuk.

Ertesi günkü gazetelere bakıyorum; yine şehitlerimiz var!

Hemen her gün bir çatışmada, yollara kurulan bombalı tuzaklarda henüz hayatının baharında çocuklarımızı kaybediyoruz.

1984’den bu yana bu kahrolası mücadele, bu kan ve gözyaşı dinmiyor.

NEDEN? Diye soruyoruz.

Bu ülkeden, Irak ve Suriye’den koparılacak toprak parçaları üzerinde  bir  “Kürt Devleti” kurulursa, Kürt halkı daha özgür ve daha refah içinde mi yaşayacak? Emperyalist devletlerin bu büyük oyundaki rolleri ve çıkarları nedir? ABD neden Suriye’deki PYD ile işbirliği içinde? Ortadoğu’yu ve Türkiye neden ve nasıl kan gölüne döndü?

Birbiri ardına ortaya çıkan terör örgütleri en gelişmiş silahları, araçları ve maddi gücü nereden, kimlerden sağlıyor?

Irak’taki petrol kaynakları kimlerin eline geçiyor?

Kimler hızla zengin oluyor?

Güneydoğu’daki “Aşiret Ağalarının” büyük zenginliklerinin kaynağı nedir? Uyuşturucu ticaretinin merkezi haline gelen Güneydoğu’da “gerçek bir devlet düzeni” olabilse, bu kirli ticaretten büyük zenginliklere ulaşanlar ne olur?

AKP’nin yıllar yılı sürdürdüğü, içeriğini AKP’li milletvekilleri ve hatta Bakanların bile bilemediği, anlatamadığı, “Barış Süreci” neydi? O süreç içinde, Güneydoğu’daki kentlerin içinde gizli geçitler yapılırken, bombalı tuzaklar hazırlanırken, en etkili silahlarla donatılırken, bu ülkenin istihbaratı, askeri, polisi, valisi, kaymakamı ne yaptılar?

Hiç mi görmediler olup biteni?

Sonra ne oldu da; “köklerini kazıyacağız” siyasetine geldik?

ABD emperyalizminin Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Kafkaslar’da “sınırları değiştirme” ve “enerji kaynaklarına el koyma” amacını taşıyan Büyük Ortadoğu Projesi’ni nasıl oldu da “Ortadoğu’ya demokrasi getirme projesi” olarak kabul ettik!?

Artık uyanmanın, emperyalizmin kanlı tuzağından ve bu kanlı ve kirli oyuna maşa olan işbirlikçi siyasetçilerden kurtulma zamanı gelmedi mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR