Başkanlık uğruna!..

MAKALEYİ DİNLE

Bu ülke son 30 yılını terör ve “kardeş kavgası” ile helak etti.

Sözde, “Analar ağlaması” diye,  “Barış Süreci” başlatıldı.

Sürecin ne olduğunu AKP milletvekilleri bile bilmiyordu!

Ama, “ulu şef” böyle buyurmuştu!

PKK lideri APO “diplomatik misyon” üstlendi!

Hükümetin izni ile İmralı’ya heyetler gitti geldi.

OSLO’da özel görüşmeler yapıldı!

Bu görüşmeler önce halktan saklandı. Açığa çıkınca da içeriği açıklanmadı!

Sonra, 7 Haziran seçimleri öncesi “Dolmabahçe Mutabakatı” ilan edildi!

Seçmenin oyunu avlamak için “Kalıcı barış geliyor” havası verildi!

HDP’nin “parti olarak seçime girmesi” için de gereken yapıldı!

Özellikle, Dolmabahçe Mutabakatında” AKP temsilcisi olan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan “HDP’nin barajı geçmemesi için”  dualar etti!

Bütün hesaplar, AKP’nin 400 milletvekili çıkararak Erdoğan’a “Başkanlık yolunu açmak” üzerine yapıldı.

Cumhurbaşkanı yeminini hiçe sayan Erdoğan,  “AKP lideri” gibi kent kent dolaşarak propaganda yaptı.

Cumhurbaşkanlığı bütçesinden inanılmaz harcamalar yapıldı. Yetmedi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez Cumhurbaşkanlığı’na “ÖRTÜLÜ ÖDENEK” kondu!

Ama o da ne? HDP lideri Demirtaş ve arkadaşları; “Seni Başkan yaptırmayacağız” diyorlardı!

“Ulu Şef”, “Dünya Lideri” çok öfkelendi!

Seçim sonuçları da düşlerini yıkınca “öfke patlaması” yaşadı ve karar verdi; “Ben de sana barış yaptırmayacağın” diye düşündü!

Pek çok insan, böyle bir “kişisel ihtiras” uğruna barışın feda edilemeyeceğini düşünüyordu. Ama, yine Yalçın Akdoğan açıkladı ki; “Seni Başkan Yaptırmayacağız” söylemine bir tepkiydi Erdoğan’ın barış sürecine takoz koyması!

Suruç katliamı başta olmak üzere yaşadığımız kitlesel olayların hesabını veremeyen ve Cumhurbaşkanının; “O benim sır küpüm” diyerek milletvekili olmasını engellediği MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dan çıt çıkmıyordu!

Oysa, TIR’larla Suriye’ye ilah sevkiyatının hesabını vermeyen Fidan’ın  Dış İşleri Bakanlığı’ndaki bir toplantıda söyledikleri ve savaşı kışkırtmaya yönelik sözleri bile araştırılmamıştı!

Suruç’ta, ne polis araması yapılmış ne de çevrede polis bırakılmamıştı!? Oysa, bu tür kitlesel olaylarda titizlikle arama yapılır, eylem yapanların arasına sivil polisler sokulması “olağan uygulama” değil miydi?

Suruç Katliamı İŞİD’e maledildi ama İŞİD’den bunu kabul eden bir açıklama yoktu!

TERÖR, kanalık planlar ve olaylarla beslenir!

Her terör olayının “Siyasal bir amacı” vardır!

Suruç Katliamının siyasal amacı netleşmedi!

CHP ve HDP, “Meclis terör olaylarını incelemeli” dedi, AKP ve MHP oylarıyla bu öneri reddedildi!?

CHP, HDP’nin “destekçisi” olmakla yaftalandı!

Oysa, düne kadar HDP ile sarmaş dolaş olan, Kuzey Irak Kürt Yönetimi liderini kucaklayanlar başta Erdoğan ve AKP kurmayları değil miydi?

Başbakan, kendisine “Şerok Ahmet” denilmesinden gurur duyduğunu açıklamadı mı?

Unutmayalım; Her terör olayının SİYASAL BİR AMACI vardır!

Sizce, yaşadığımız ve her gün kurbanlar verdiğimiz terör olaylarının “SİYASAL AMACI” nedir?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR