Heyecansız seçim

MAKALEYİ DİNLE

Demokrasinin olmazsa olmaz kurallarından birisi de seçimdir. Toplum ve siyasi partiler için her seçim bir umuttur. Her seçimde iktidar olmak için siyasi partiler arasında kıyasıya bir yarış sürer. Birbirlerinin eksiklerini hatalarını gündemde tutarak toplumu bilgilendirerek puan toplamaya çalışırlar.

Ayrıca ülke idaresi için planladıkları projelerini anlatırlar. Bunun için de illerde, ilçelerde genel başkanları mitingler düzenlerler. Televizyon, radyo, gazeteler ve sosyal medyadan yararlanarak kendilerini anlatırlar.

Buraya kadar hepsi olması gerekenlerdir. Parti propagandaları yapıcı, yaratıcı ve de seviyeli olursa demokrasimizin gelişmesi ve yerleşmesi için önemli bir kazanç olur.

Ama ne yazık ki her seçimde olduğu gibi Haziran seçim döneminde de başta siyasi liderlerimizin üslubu oldukça sert geçti. Yarın sanki hiçbir surette birbirlerinin yüzüne hiç bakmayacaklarmış gibi hakaret, iftira ve belden aşağı vurmalar gırla gitti. Bu sert hakaret dolu üsluplar derece derece partilerin kademelerinde de sıkça görüldü. Ön teker nereden gider ise arka teker oradan geçer örneğini yaşadık.

Bu sert, hakaret dolu sözler ve gol atmalar seçmenler düzeyine inmesi herhalde çok korkunç bir şeydir. Bu sertlik ve hakaretler toplumda durumdan vazife çıkaranlar için kaçırılmaz fırsata dönüşüyor.

İnsanlar hiç olmadık yer ve zamanlarda kırmızı görmüş boğa gibi kavga, küfür, cinayet, gasp gibi toplumu sarsan olaylar ile tanışıp, kaynaşıyor.

 

BU SEÇİM DÖNEMİ

Haziran seçimi diğer seçim dönemlerine göre hem farklı hem de o derece de önemliydi.

-HDP o güne kadar çeşitli illerden bağımsız aday olarak parlamentoya girdikten sonra hedefledikleri parti çatısı altında toplanarak siyaset yapıyorlardı.

Haziran  seçimde ise parti amblemi altında seçime girdiler ve beklediklerinin çok üzerinde oy alarak parlamentoya girdiler..

-Yıllardır iktidarda olan AK Parti yaptıklarını referans göstererek bu seçimi kazanma beklentisi ile hareket etti. İki kanattan halkla buluşmaya devam ettiler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu aynı amaç ve hedef için halkla buluştular. Partinin iktidarını devam ettirmek yanında Cumhurbaşkanının “Başkanlık” arzusunu gerçekleştirmeyi öncelikli hedef olarak belirlediler.

-CHP bu dönem farklı siyaset izledi. Toplumu etkileme ve bilgilendirmeler yanında ekonomik ağırlıklı eylem ve söylemle işe başladırlar. Asgari ücreti 1.500 lira yapacaklarını, kredi kartları borçlarını ödemeleri için tahakkuk ettirilen faizin en az yüzde seksenini silecekleri sözünü verdiler. İlk kez siyasette noter onaylı örneklerle tanışıldı.

-MHP Milliyetçi söylemini somutlaştırarak mitinglerini sürdürdü. Asgari ücreti 1.400 lira yapacaklarını ilan ettiler. İktidarın açılım paketlerini her fırsatta eleştirip, bu alanda yapılan temasları kınayarak reddettiklerini açıkladılar. MHP ve CHP de hedef AK Parti politikalarını eleştirmek ağırlıklı oldu.

           

MİLLİ İRADEYİ DİNLEMEDİLER!

Siyasi liderlerimiz her attıkları adımlarda, her konuşmalarında MİLLİ İRADE sözünü dillerinden düşürmezler. Haziran seçimlerinde milli irade tecelli etti. Buna göre hiçbir partiye tek başına hükümet kurma yetkisi verilmedi.

Millet partilere bir araya geliniz, ülkeyi idare etmek için koalisyon kurunuz dedi.

Ama maalesef milli iradenin kararını tanıyan ve hazmeden olmadı. Daha ilk günden itibaren koalisyonun kurulmayacağı kendisini belli etti.

Şimdi 1 Kasım’da tekrar ikinci bir seçime gidiliyor.

Görünen o ki pek önemli bir değişiklik olmayacak. Yine ülke koalisyona muhtaç olacaktır. Bu saatten sonra kimsenin bahanesi de olamayacaktır.

Tekrar seçim ve kurulacak koalisyon siyasi partilerimize ve ülkemize şimdiden hayırlı, uğurlu olsun.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

İzmitli - Bunlarda İnsanlık ve Merhamet yok!...

Hepsi aynı kalıptan çıkmış bunların...Başbakanları bile kalpsiz merhametsiz;Taşeron çalışan başkana bu Teşeron sistemini bitirilmeli diye soru soruyor,Oda gülüyor adamı makaraya alıyor kaç çocuğun var falan,filan...Çocukları ara diyor gazetecilere bakın telefonuda var diyor...Adamcağızda 150 tl.'lik telefon demek zorunda kalıyor.Bu başbakan seçimlerde Tüsiad iş adAmlarıyla İstanbulda KİBAR HOLDİNG'in sahibinin evinde sakın ha ücretleri daha doğrusu ASGARİ ÜCRETİ'arttırmayın asgari ücretten—

ücretten maaş ücret vermeye devam edin diyor,yahu HOLDİNG gibi büyük ölçeklerde ve fabrikalarında ASGARİ ÜCRET'mi olur..Senin demen gereken sizler büyük ölçekli işletmelersiniz HOLDİNLERDE asgari ücret olmaz,KAMUDADA kaldıracağız.Asgari ücrette KATO koyacağız Asgari ücret;Esnaf,Küçük işletmeler,Kobiler içindir..Sizlerden isteğim insanlara REFAH düzeyinde maaş vermenizdir..Diyeceğine insanları MODERN KÖLELER haline getiren sistemi destekliyor,zaten ikitarları boyunca izledikleri politika bu oldu.

Yanıtla . 0Beğen 09 Ekim 17:45
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR