Kurbanı düşünmek!..

MAKALEYİ DİNLE

Dini bayramlarımız, Yüce Yaradan’a ibadet ve yakınlaşma vesileleridir.

Oruç İbadeti sonrası yaşanan Şeker Bayramı da, Hac İbadeti sonrası

Yaşanan Kurban Bayramı da, “insanın insana ve kendisine tuttuğu bir ayna” gibidir. Bunun içindir ki; birine “Ramazan Bayramı” ikincisine de “Hac Bayramı” olarak bakılır.

İnanç, her insan ve toplum için temel bir ihtiyaçtır. İnançsız insan pusulasız bir gemi gibidir. İnançtan yoksun insan,  “İnsanlık Rotasını şaşırabilir!”

Öte yandan, “İnanç, AKIL ile bir bütündür.”

Yaradan’ın insana verdiği en büyük hazine olan “aklı” kullanamayan insanın “inanç rotası” yanlışlarla doludur.

Ramazan Bayramı’nda insan, “nefis sınavından” geçer. Aç kalmanın insan bedeni ve ruhunda oluşturduğu sarsıntıyı yaşar. Fitre ve zekat, yoksul insanların da doyması için maddi olanağı olanların katkı vermeleridir. Buna “İnanç Vergisi” de denebilir!

Ya Kurban Bayramı?

Müslüman ve maddi olanakları yerinde olan kişiler için farz olan “Hac İbadeti” ni yerine getirmek, bu kutsal görevi yerine getirmenin mutluluğu ile Yaradan’a yakınlaşmak için kurban kesmek ve o kurban etinden yoksulların yararlanmalarını sağlamaktır.

İslam dini helal kazanç” emreder.

Alın teri ve helal kazanç ile büyük zenginlikler sağlanamaz!

Çünkü; helal kazançta “KUL HAKKI YEMEMEK” gerek!

Yüce Yaradan da Kur’an’da, “affedici” olduğunu sık sık vurgularken; “Bana kul hakkı ile gelmeyin” der!

Bugün dünyada ve ülkemizde de egemen olan ve “insanın insanı ütmesi” temeline dayanan KAPİTALİST DÜZEN içinde “kul hakkı yememek” kolay mı?

Bir insan, başkasından  ucuza aldığı  “tarla” niteliğindeki bir araziyi “yandaş belediyenin Meclis Kararı ile “AVM, İş Merkezi, fabrika, toplu konut yapılabilir” hale çevirtirse, dün aldığı arazinin bedeli onlarca ve belki de binlerce katlanacaktır. “Hiçbir emek harcamadan elde edilen bu kazanç HELAL midir?”

Öte yandan, komşularımız başta olmak üzere “halkının büyük kısmı Müslüman olan Ortadoğu, Kuzey Afrika ve kimi Asya ülkelerinde kan gövdeyi götürüyor! Etnik köken ve mezhep ayrımı ile birbirine “düşman” olan topluluklar birbirini boğazlıyor!  Terör ve savaşlarda günahsız insanlar öldürülüyor. Ülkeler bölünüp parçalanıyor.

Çünkü, bu ülkelerde CEHALET egemen!

Bu ülkelerde, insanı ayrım yapmaksızın “insanca yaşatacak” siyasal düzenler yok! Bu ülkelerin yöneticileri, dünyanın güçlü petrol, silah, ilaç ve inşaat tekelleriyle kol kola, çıkar ilişkisi içinde!

Ya bizim ülkemiz?

  • Öncelikle terör ve “kardeş kavgası” ile büyük acılar yaşıyoruz.
  • Ekonomik varlığımızı bu kirli yolda tüketiyoruz.
  • Ülke ve birey olarak sürekli borçlanıyor ve yoksullaşıyoruz.
  • İşsizlik, geçim sıkıntısı, gelecek kaygıları ile mutsuz oluyoruz.
  • Bu koşullarda bile, içimizden birileri “arsa ve konut rantı ile köşe dönüyor!”
  • Gelir adaletsizliği en büyük sorunumuz! Yani, “KUL HAKKI” yiyor birileri!
  • Kimi, “sakat raporu” ile kimi “parasal bedelini” ödeyerek askerlik yapmıyor! Ama “YOKSUL HALK ÇOCUKLARI” terör kurbanı oluyor!

Şimdi, bu Kurban Bayramı’nda elimizi vicdanımıza koyarak ve Yüce dinimizin bize emrettiği temel değerler ışığında ve Allah’ın bize verdiği AKIL ile düşünelim; KURBAN KİM, KASAP  KİM?

 

*Tüm okuyucularımın bayramını kutlarım…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR