Nedir bu ülkenin hali?

MAKALEYİ DİNLE

En başında ifade etmek istediğim bir durum var. Bugünkü yazımdan dolayı kimse kalkıp da beni cemaatçilikle, Fethullah Gülen’ci olmakla itham etmesin.

Zira beni biraz olsun tanıyan herkes bilir ki, ben ülkedeki tüm cemaat yapılanmalarını İslam’ın ortasına bırakılmış bombalar olarak nitelendirmişimdir.

***

Bu ülkede çok, ama çok garip hadiseler yaşanmaya başladı. Daha düne kadar aynı güce tutunarak ülkede taş üstünde taş bırakmayanlar, bugün aynı güç ile birbirlerinin üzerine yürümeye başladı.

17-25 Aralık da böyle bir hesaplaşmaydı, bugün yaşananlar da aynı türden bir karşı ataktır bana göre. Bu çok basit bir hadise.

Daha önce Samanyolu Yayın Grubu’na yönelik yapılan operasyonu da eleştirmiştim, hükümetin, dahası devletin, din üzerinden yapılanmasını tamamlamış bir oluşumu karşısına almaması gerektiğini söylemiştim…

Zira medya üzerine yapılacak her türlü operasyon bir tecavüz ve hak ihlali anlamını taşıyacaktır.

Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’deki bir ayetinde şöyle buyuruyor:

“Bir topluluğa karşı olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin...”

Zaman Gazetesi’ne yönelik yapılan operasyonun doğruluğunu yanlışlığını tartışmıyorum. Ancak daha önce yapılanların da etkisi ile bu çalışmanın toplumun ayarını bozmaya başladığını söylemeliyim.

Zaman Gazetesi ile ilgili eylemi, sonrasında başörtülü bir kızcağızı kan revan içinde bırakmanın hangi yaklaşımla izahının yapılabileceğini açıklayabilecek bir mantık varsa beri gelsin…

Bu ve sadece bir gün öncesindeki Boydak Holding’in yöneticilerine yönelik yapılan operasyonun mantığını çözebilmek bana göre ihtimal dışı bir hadise. Para kazanmayı başardığı için herkesi terörist ilan etmek normal şartlarda değerlendirilemeyecek bir hadisedir.

***

Yukarıdaki fotoğrafa iyice bakın ve aklınıza gelen ilk şeyi bir kenara yazın. Hatta isteyen yorumda da bulunabilir. Cemaatlerin tamamına karşı önyargı ile yaklaşmış bir birey olarak görüntünün beni bile rahatsız ettiğini söylemeliyim.

Eğer bugünkü devlet otoritesinde düşüncesini savunduğu için bir başörtülü kızcağızın yüzü gözü emniyet birimlerinin müdahalesi sonrasında kan içinde bırakılıyorsa, bu yalnızca “çıldırmışlık” kelimesi ile izah edilebilir.

Düşünsenize, böyle bir “çıldırmışlık” PKK’ya açık bir şekilde destek veren o sözde aydın geçinen akademisyenlere bile uygulanmamıştı. Bu durum açıkçası meseleye böyle bir yaklaşım getirmek isteyen herkesin gerçek manada “Milli Görüş gömleğini çıkardıkları” şeklinde yorumlanacaktır.

Hatta o gömleği hiç giymediklerini dahi düşünebiliriz.

Artık şapkamızı önümüze koyup düşünmenin zamanı gelmiştir. Artık radikallikten kurtulmalı, gerçek kimliğimizle yeniden buluşmalıyız, Yoksa iş gerçekten işten geçmiş olacak.

Çünkü Türkiye coğrafi ve siyasal politikalar anlamında büyük tehlikelerle karşı karşıya olan bir ülke.

Bu duruma karşı birlik ve bütünlüğün sağlanabilmesi için öncelikle kendimizle çelişmekten kurtulacağız, sonra da her türlü olumsuzluklara karşı sağduyulu yaklaşmayı öğreneceğiz…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR