Hemşirelerimiz, siyasete kurban!..

MAKALEYİ DİNLE

“Hemşirelerin atası” Florance Nightingale’in doğum günü olan 12 Mayıs, tüm dünyada “Hemşireler Günü” ve  “Hemşirelik Haftası“ başlangıcı olarak kabul ediliyor.

Nightingale, ilk kez Kırım Savaşı’nda askerlerin tedavisinde “gönüllü” olarak hizmet vermiş. Ve, bir kutsal mesleğin temelini atmış…

Pek çok genç kızımızın hayallerini süsleyen bu mesleğe nasıl girilir? Hangi koşullar altında çalışır Hemşireler? Sorunları nelerdir? Mutlu mudurlar?

Yazımızda bu sorulara yanıt arayacağız…

Hemşire olmak için “farklı düzeylerde eğitim” seçenekleri var; 4 yıllık lisans öğretimi bu seçeneklerden biri. İki yıllık “ön lisans” ikinci seçenek. Üçüncü seçenek “Açık Öğretim.” Veya, “Lise sonrası 18 aylık bir kurs sonunda Hemşire olabilirsiniz!.. Ortaokul sonrası 4 yıllık lise öğretimi de son seçenek!..

Elbette, her seçeneğin maddi ve manevi karşılığı da farklı!..

Eğitim düzeyleri “farklı” olunca, çalışma yaşamındaki “yetki ve sorumlulukları” da farklı oluyor.

1954 tarihli “Hemşirelik Yasası” son derece yetersiz kalıyor. Avrupa Birliği Uyum Yasaları çıkarılırken, Hemşirelik Yasası’nı güncellemek akla gelmemiş! Ama, AB’ye uyum için; “Domuz kasaplık hayvan” olmuş, “Zina suç olmaktan çıkmış!”

Hemşirelerin çalışma koşulları ise hayli zor. Hemşirelerimiz, güvencesiz bir sistem içinde, uluslar arası meslek normlarına uymayan saatler, zamanlar ve zeminlerde çalıştırılıyorlar. Ücretleri yetersiz ve “iş güvenceleri” yok!.. Hemşire sayısı, OECD ülkelerinin ortalamasının 6’da biri kadar…

 Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre 16 bin işsiz Hemşire var. Oysa, gerçek bu değil. İş bekleyen hemşire sayısı 30 binin üzerinde!

Hemşirelikte uzmanlaşma olanağı sınırlı. Yalnızca 4 yıllık Lisans öğretimi görenler için Ameliyathane Hemşireliği, Yoğun Bakım Hemşireliği, Onkoloji Hemşireliği gibi uzmanlık olanakları sözkonusu.

Bir meslekte kıdem, çalışma ve yetenek ile ilerleme olanağı yoksa o mesleğin insanlarında görev ve hizmet heyecanı kalır mı?

Mesleki tatmin kaybolur, hizmet kalitesi de düşer.

Bizler, hasta ya da hasta yakınları olarak işini kusursuz yapan, yüzleri hep gülen, çok anlayışlı, ek bahşiş beklemeyen Hemşireler görmek isteriz, öyle değil mi? Gelin, empati yapalım ve onlardan birinin yerine koyalım kendimizi! Yüzümüz güler mi?

2000 yılında yapılan bir araştırma sonucu, hemşirelerin yüzde 58.1’nin mesleğinden mutlu olmadığı görülüyor!

Hemşirelerin bir bir başka sorunu da, cinsiyetten kaynaklanıyor! Bu ülke  erkeklerinin büyük kesimi Hemşirelere ablası, kız kardeşi gibi bakamıyor!..

Hemşirelerimiz, mesleklerini severek yapmak istiyorlar.

Çok şey mi istiyorlar?

Hemşirelerimizin mutluluğu için tek çıkar yol; Sosyal Devlet anlayışını gerçek anlamıyla hayata geçirebilecek bir siyasal iktidardır!

“Sadaka Devleti” anlayışıyla hem halkını hem de sağlık emekçilerini sömüren bir iktidar değil!

Hemşirelerimiz, ÖNCE SINIF BİLİNCİNE sahip olmalıdırlar!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR