NEREDE YANLIŞ YAPTIK?

MAKALEYİ DİNLE

Yaşadığımız “Darbe Girişimi” sonrası, başta siyasi iktidar olmak üzere, muhalefet partilerimiz, çeşitli toplumsal kesimler, siyaset bilimciler ve sosyologlar, “ciddi bir DURUM DEĞERLENDİRMESİ” yapmalıdırlar.

Çünkü, bütün bir ulus olarak ağır bir faturayı birlikte ödeyeceğiz!

Faturada neler var?

  • 200’ün üzerinde insanımızı kaybettik,
  • 1500 civarında insanımız yaralı,
  • 7500 kişi gözaltına alındı, bir kısmı tutuklandı,
  • Ordumuz, “kumpas davaları” ile ağır bir darbe yemişti, şimdi de yeni bir darbe daha aldı!
  • “Toplumsal Güven” duygularımız ve “ruh sağlığımız” sarsıldı,
  • Ekonomimiz büyük zarar gördü ve daha da görecek,
  • Ordu’da, Emniyette ve Mülki yönetimde binlerce insan işini yitirdi.

Şimdi, yaraları sarma zamanı.

Siyasi partilerimizin “Darbelere karşı ortak tavrı” ve demokratik düzene sahip çıkmaları güzel bir ilk adımdır. Bu adımın devamını “samimiyetle” getirmek gerek. Çünkü toplum, adeta ikiye bölünmüştür!

İlk ve en önemli adımın Cumhurbaşkanı’ndan gelmesi gerek! “Beni halk seçti, yüzde 52 oyla geldim. İlla ki Başkan olmalı ve her şeye ben karar vermeliyim” inadından vazgeçmeli; “Bütün bir ulusun Cumhurbaşkanı” olmalıdır! Kendisi gibi düşünmeyenlere “kindar” bir yaklaşım göstermek yerine, “empati ve hoşgörü” ile yaklaşmalıdır! Demokrasinin en önemli özelliği; “uzlaşma” değil midir?

Meclis’te, “ulusa güven verecek bir saygı kültürü” egemen olmalı, “Meclis’in denetim görevi” yok sayılmamalıdır!

YARGI’nın yakası bırakılmalı, “Yargı bağımsızlığı ve yansızlığı” egemen kılınmalıdır. Bugün, vatandaşın Yargı’ya güveni hızla yok olmaktadır!

 Ordu, Emniyet Güçleri siyasetin dışında tutulmalı, “tüm ulusun  Ordusu ve Emniyeti” olmalıdır! Bugün, geçmişte yapılan bu yanlışların, Ordu’yu ve Emniyet’i ele geçirme ahlaksızlığının bedelini çok ağır ödedik!

Valiler ve Kaymakamlar da, öncelikle “tüm ulusun hizmetinde” olmalar gerektiğini unutmamalıdırlar! Elbette, siyasi iktidarın “yasal talimatları” öncelikli görevleri olacaktır ama “siyasi iktidarın militanı” olmak gibi bir “onursuzluğu” da yaşamamalıdırlar!

Bu ülkede, “Müslüman-Kafir” önyargılarına son verilmelidir! Şinto dinine bağlı Japon Mühendisin, kimse onu suçlamadığı halde, “kabahat benim” diye düşünerek, kendi eliyle yaşamına son vermesi eylemi, tüm insanlık için “ibret” olmalıdır! İnancı ne olursa olsun, her toplumda “onurlu-onursuz” ya da; “Özgür insan-köle ruhlu insan” örnekleri vardır! Müslüman insan, inandığı Allah’ın yarattığı hiçbir canlıya kıyamaz! Allah’ın verdiği canı ancak Allah alır!

Tüm ulusumuza, “Allah aşkı ile yanan” Yunus Emre, Mevlana ve Hacıbektaş-ı Veli örnek olmalıdır.

Yaşadığımız tüm sorunları, ancak “insan sevgisi” ve “bilinçle” aşabiliriz…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR