Karın sessizliği

MAKALEYİ DİNLE

Erken uyandım...
Her günden daha erken...
Saat 6 civarında...
Dışarıda kar aydınlığı...
Saatlerce yağan kar, çevreyi kuvvetli bir ampul gibi aydınlatmış.
Yanan sokak lambaları cılız mı cılız...
Birazdan onlar da sönüyor.
Kar, kendi ışığı ile başbaşa...
Akşamdan okuyamadığım gazeteleri önüme koyup, cam kenarına oturuyorum.
Günün gazeteleri gelmeden, bir gün önceki gazeteleri okumalıyım.
Okumazsam, huzursuz oluyorum.
Görevini yapmamış insanların huzursuzluğu...
Şöminede akşamdan ateş kalmış.
Tıs tıs diye ara sıra sesler geliyor.
Üzerine, bir iki parça odun parçası atmalıyım.
Yanmaya devam etsin...
Yağan karın şerefine...
Kar, ateş ve sessizlik...
***
Bakalım, gazetelerde neler var?
“Basın özgürlüğü kirlenirse, hiçbir şey görünmez.”
Kim söylemiş bu lafı?
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül...
Allah Allah!
Devam edelim...
“Genel tavrımı biliyorsunuz. Türkiye’nin en titiz korunması gereken alanı budur. O alan kirlenirse, düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü, diğer alanlarda ne yaparsnız yapın, hiç biri gözükmez. Bütün Türkiye’nin çok dikkat etmesi gerekir.”
Bu pişkinliğe...
Bu davranış biçimine bayılıyorum.
Sanki iktidarda başka bir zihniyet var...
Sanki kendisi, olup bitenlerden sorumlu değil...
Yaşananları eleştiriyor.
***
Bir başka haber...
“Yandaş medya, siyasi baskıyla ilan alıyor.”
Bunu söyleyen kim?
STAR Gazetesi’nden kovulan başyazarı Mehmet Altan...
Altan sülalesinin mümtaz evladı...
Bir zamanlar AKP’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı yere göğe sığdıramayan kişi...
Erdoğan’ı ucundan köşesinden eleştirmeye kalkınca, bir sabah kapının önüne koyuluverdi.
Yandaşlığı bitti...
Anında eleştirilere başladı...
“Başlıklara kadar her şeye karışılıyor. Eleştirel bakanlar işten atılıyor. Dostane eleştiriler dahi kabul edilmiyor. Oto sansür var. Hükümet buna kızar, buna kızmaz, anlayışı hakim. Pek çok gazetede, gazetecilik ilkeleri değil, siyaset geçerli. Siyasetçiye biat edenler, yönetime geliyor. Bütün ilanları siyasi baskıyla alıyorlar.”
Nasıl itiraf ama?
AKP iktidarı...
Yandaş gazete...
Yandaş gazeteci...
Ve gerçekler...
***
CHP’deki malum gündem...
Gazetenin başlığı şöyle:
“Genel merkezle muhalifler birbirine girdi...
CHP’de kazan kaynıyor.
Merkez, “Tüzük kurultayı 26 Şubat’ta olacak, gündemi ben belirlerim” dedi.
Muhalifler, “Gündemi biz belirleyeceğiz” diyerek ihtar çekti, işler karıştı...”
Dün de yazdım...
CHP, iflah ve ıslah olmaz bir parti...
Kurultay hastalığı yine nüksetti...
Ne diyelim, Allah kurtarsın!
HHH
“Katar Emiri, TELEKOM’a talip.”
Bir başka haber başlığı...
Türk Telekom,Türkiye’nin değil ki!
Lübnanlı bir ailenin...
Katar Emiri alsa ne olur, Suudi Kralı alsa ne olur?
Bizden çıktıktan sonra, elbette kucaktan kucağa dolaşacak.
***
Gazetelerden kafamı kaldırdım.
Kar, daha yoğun yağıyor.
Yine yanan odunun çıtırtısı...
Karın şerefine, ateşe bir odun daha attım.
Kar, ateş ve sessizlik...
Ve yalnızlık...
Kar yalnızlığı...
Bugün kente inmek yok.
Köyde mahsur kaldık...
İyi ki, kar yağdı...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR