“Namus” ve “şeref” bu kadar ucuz mu?

MAKALEYİ DİNLE

Sadece bizde değil…
Sadece doğu toplumlarında değil…
“Namus” ve “şeref” her ülkede ciddiye alınan kavramlardır.
“Namus” ve “şeref” yüzünden insanlar çoğu kez kavga ederler.
Bazen cinayet bile işlerler…
Bir kişinin namus ve şerefine hakaret etmenin “cezai yaptırımları” vardır.
Hapis cezası…
Para cezası…
Özetle, bir kişinin namus ve şerefine dil uzatmak, o kişiye yapılan en büyük hakarettir.
*********
Tamam da…
Biz, bu ülkede yaşayan insanlar olarak, bu kavramlar konusunda ne kadar ciddiyiz?
Namus ve şerefimize dil uzatıldığı zaman, öfkelenip tepki koyuyoruz da…
“Namusumuz ve şerefimiz üzerine yaptığımız yeminler” e ne kadar bağlı kalıyoruz?
“Sen şerefsizsin!” dendiğinde, söyleyenin üzerine yürüyoruz da…
Namusumuz ve şerefimiz üzerine yaptığımız yeminleri çoğu kez neden tutmuyoruz?
“Namus ve şeref üzerine yapılan yeminlerin tutulmadığını da nereden çıkarıyorsunuz?” demeyin!
Demeyin, çünkü bu yazıyı “tutulmadığını” kanıtlamak için yazıyorum…
Tamamen demiyorum, çoğu kez…
Bazı kişiler, sıfat ve makam sahibi olabilmek için namusları ve şerefleri üzerine yemin ediyorlar, ama o makama oturup o sıfata sahip olduktan sonra, yaptıkları yemini unutuyorlar.
Akıllarına bile getirmiyorlar…
Yapılan uyarılara kulaklarını tıkıyorlar…
Milletvekili andını biliyorsunuz değil mi?
“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim.”
Her genel seçimden sonra, seçimi kazananlar, bu yemini ederek “milletvekili” sıfatını kazanıyorlar.
Yemin etmeyen, “milletvekili” olamıyor…
Şimdi, milletvekillerin hangi konularda neyin üzerine yemin ettiklerine bakın, bir de vatanımızın ve devletimizin içinde bulunduğu duruma…
*Devletin varlığı ve bağımsızlığı…
*Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü…
*Milletin kayıtsız ve şartsız egemenliği…
*Hukukun üstünlüğü…
*Demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlılık…
*Toplumun huzur ve refahı…
*Milli dayanışma…
*Adalet anlayışı…
*İnsan hakları ve temel hürriyetlerden yararlanma…
*Anayasaya sadakat…
Milletvekilleri, göreve başlarken, yukarıda sıraladığım “değerler” konusunda, “namusları ve şerefleri üzerine” yemin ediyorlar.
Yemin ediyorlar da, çektiğimiz bu sıkıntılar ne?
Vatanın ve milletin bu hali ne?
*Nerede devletin bağımsızlığı?
*Nerede vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü?
*Nerede hukukun üstünlüğü?
*Nerede Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlılık?
*Nerede toplumun huzuru?
*Nerede milli dayanışma?
*Nerede adalet?
*Nerede insan hakları?
*Ve nerede Anayasa’ya sadakat?
Sizce, son dönem milletvekilleri “namusları ve şerefleri üzerine” yaptıkları yemine sadık kalmışlar mı?
Veya şöyle sorayım…
550 milletvekilinden kaçı, yaptığı yemine bağlı kalmış olabilir?
Bir sayı söyleyin bakalım, kaçı?
Elli altmış…
Hadi bilemediniz doksan yüz…
Peki o halde, nerede o “namus”, nerede o “şeref”?
Alınıp satılabilen şeyler mi bu kavramlar?
*Yemin ediyorsun, Anayasayı değiştirmeye kalkıyorsun.
*Yemin ediyorsun, hukuku yok sayıyorsun.
*Yemin ediyorsun, toplumda huzur bırakmıyorsun.
*Yemin ediyorsun, adaleti rafa kaldırıyorsun.
*Yemin ediyorsun, bırakın milli dayanışmayı, milliyetçiliği ayaklar altına alıyorsun.
*Yemin ediyorsun, vatanın ve milletin bölünmezliğini tehlikeye atıyorsun.
Demek, milletvekillerimizin “namus ve şereflerine” verdikleri değer bu kadar!
*******
Sorun sadece milletvekillerimizde mi?
Devlet memurları da göreve başlarken yemin ediyorlar.
Daha doğrusu “Yemin Belgesi”ni imzalıyorlar…
Onların yemin metni de “namusum ve şerefim üzerine” diye bitiyor.
İşte o memur yemini!
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, Atatürk inkılâp ve ilkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk milletinin milli ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilerek bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”
Ülkemizde 2. 5 milyon civarında devlet memuru var.
Değerlerimizi koruyacaklarına dair yemin etmişler…
Bu yeminlerine sadıklar mı?
Memurlarımızın…
*Kaçı Anayasamızı savunuyor?
*Kaçı Atatürk devrim ve ilkelerini korumak için mücadele ediyor?
* Kaçı Türk milliyetçiliğini ve milli devleti savunuyor?
*Kaçı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne sahip çıkıyor?
Baksanıza, tüm değerlerimiz tehdit altında!
Bundan dolayı diyorum ki, “namus” ve “şeref” bu kadar ucuz mu?
Kaç milletvekili, kaç memur “namus” ve “şeref”ine sahip çıkıyor?
Çevrenize bakın ve bu soruyu cevaplamaya çalışın!
Bir şey daha…
Namusları ve şerefleri üzerine yemin edip de, yeminlerini tutmayanlara ne denir biliyorsunuz.
“Namussuz!”
“Şerefsiz!”

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR