“Asics”

MAKALEYİ DİNLE

Haydi bakalım söyleyin, şu başlığın açılımı nedir ve bunun Türkçesi ne anlama gelir? Uzun yıllar öncesi bu konuya ilişkin yazdığımı hatırlıyorum. Bugünkü gazete haberlerini okuyup bir faaliyet haberi gözüme çarpınca tekrar aklıma geldi.

 

Bildiğiniz gibi, Büyükşehir Belediyemiz her yıl çocuklar için çeşitli içerikte aktiviteler düzenliyor. İki yıl öncesinde spor, bu faaliyetin en önemli ayağını oluşturuyordu. Bu defa “Beyin Olimpiyatları” şeklinde bilim ağırlıklı bir tema öne yerleşmiş durumda. Kötü mü, değil ama sporun, hareketin, egzersizin olmadığı bir yerde beyin ne kadar çalışabilir?

 

Aslına bakılırsa içeriğinde spor olan bir aktiviteyi düzenlemek gerçekte o kadar kolay değil. Çünkü konuyu bilen insanlarla çalışmak zorundasınız ve çeşitli gerçekler ve bilgi gündeme gelince kimlerle çalışacağınız konusunda tereddütler yaşayacaksınız. Bilmeyenlerle çalışmak işinize gelebilir kuşkusuz. O zaman doğru bilgiler kaybolup gidecek ve yapılan faaliyet amacına ulaşamayacak. Sonuçta ki, en iyisidir, o alanda bir faaliyet yerine başka bir şey yapmak herkesin işine gelecektir.

 

Neredeyse tüm sporcularımızın dopingli çıkarak cezalı duruma düşmesi, her sporda alabildiğine bolca devşirmelerle iş yapılmaya çalışılması, yeteneklilerin seçilmesinin bir başka bahara bırakılması, hala yabancı oyuncu ve yabancı çalıştırıcılardan medet umulması gibi onlarca yanlışın için yüzen sporumuz, sporu sevdiğini söyleyen bir belediye tarafından göz ardı edilmesi anlamlıdır.

 

Geleceğimizi onlara emanet ettiğimizi söylediğimiz çocuklar için yapılan bir aktivitede sporun olmayışı şahsen beni rahatsız etmiştir. Bilim, bilgi, beyin… Bunlar önemli ama hareket eden bir bedende olursa anlamlıdır. Einstein, oğluna “Oğlum bu bisiklete binersen gider ama durursan düşersin” diyerek hareketin önemini anlatmaya çalışmıştır. Sanıyorum tanıdığımız en önemli bilim adamlarından biri olan Einstein bile hareketin önemini kavramış ve bunu bisiklet örneği ile bize aktarmaya çalışmıştır.

 

Biz ne yapıyoruz? Bilim diyerek sporu yaşamımızın dışına çıkarmaya çalışıyoruz…

Gelelim yazımızın başlığına: “ASICS” sözcüğü Latinceden gelmektedir ve “anima sana in corpore sano”’nun kısaltılmışıdır.  Aranızda Voleybol oynayanlarımız varsa veya spor ayakkabıları konusunda bilgisi olanlarımız bunu bir ayakkabı markası olarak hatırlamışlardır. Bir Japon şirketi ürettiği ayakkabılarını bu kısaltma ile marka haline getirmiştir. Bunu Türkçeye çevirdiğimizde “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” şekline gelmektedir. Şimdi anladınız umarım neden bu yazıya “asics” başlığını koydum?

 

Değerli okurlarım, kuşkusuz sporu yönetmek, spor aktivitesi düzenlemek o kadar kolay bir iş değildir. Son zamanlarda yaşadıklarımız, bunun giderek daha büyük boyutlarda olduğunu göstermektedir. İnsanlarımızın, çocuklarımızın sporla, hareketle, egzersizle olan bağları koparılmaya çalışılmaktadır.

 

Bunun kasten yapıldığını düşünüyorum. Koşmayan, zıplamayan, hareket etmeyen bir obez jenerasyonun ayak sesleri oldukça yakınımıza kadar gelmiş durumdadır. Çok önemli dediğimiz tarihlerde spor, özellikle çocuklar için daha önemli olmalıdır. Bu defa böyle yapılmış olsa bile gelecek defa bu yanlıştan dönülmelidir. Çocukların var olduğu yerde oyun, hareket ve spor ilk sıralarda yer almalıdır. Eğer bu konuda daha fazla bilgi edinmek isteyen varsa bu şehrin seçilmiş başkanının sporla ilgili yaptığı konuşmalardan herhangi birini dinlemesi yeterli olacaktır. Benden hatırlatması…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Yavuz Taşkıran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR