Federasyon da özerklik de “çok iyi” bir şeymiş…

MAKALEYİ DİNLE

Başbakan Erdoğan, davet etti…
Havaalanında İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Aydın, Kürtçe “Hoş geldiniz” diye karşıladı…
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, sosyal paylaşım sitesinden mesaj yayınladı, “Şimdi bizim büyük şair, bu ülkenin yetiştirdiği en önemli aydınlardan biri olan Kemal Burkay’dan beklentimiz, bu güzel ülkenin güzel insanları arasındaki kardeş kavgasının sona ermesi için bir aydın sorumluluğu ile çaba göstermesidir” dedi…
Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, İstanbul’daki AB ofisinde ağırladı…
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, kaldığı otelde kendisini ziyaret etti…
Devlet, dört koruma tahsis etti…
Bir dediği iki edilmiyor…
Yandaş ve yalaka gazeteciler, röportaj yapmak için sırada…
Yine her akşam, bir yandaş ve yalaka televizyon kanalında söyleşide…
Tahmin ettiğiniz gibi, iktidarın yeni “Kürt kurtarıcısı” Kemal Burkay’dan söz ediyorum.
Gazetelerdeki röportajları, televizyonlardaki söyleşileri kaçırmamaya çalışıyorum.
Dikkat ediyorum…
Kemal Burkay, toplumu “federasyon” ve “özerkliğe” hazırlamak için kullanılıyor.
Önceki günkü televizyon söyleşisini dikkatle izledim.
Sözü döndürdü dolaştırdı, federasyon ve özerkliğin “ne kadar iyi bir şey” olduğuna getirdi.
Defalarca tekrarladı…
Belki 15-20 kez…
Sessiz, sakin ve çelebi tavırlarıyla toplumu etkilemeye çalıştığı belli.
Söylediği sözlere bakın!
“Federasyon da özerklik de ülkeyi bölmez, aksine birleştirir. Ne var bunda? Dünyada pek çok ülkede uygulanıyor. Türkiye için de en doğru yönetim şekli bu. Benim 31 yıldır yaşadığım İsveç küçücük bir ülke, sistemi federasyon… Dört resmi dili var…”
Anlatıyor da anlatıyor…
Bunlar, “toplumun beynini yıkama” çalışmaları…
Yandaş ve yalaka basın, “koro” halinde sabahtan akşama “federasyon” şarkısı söylemeye başladı.
Zamanlaması da mükemmel.
Millet orucunu açıp televizyon karşısında tam mayışmışken, Kürtçü Kemal Burkay, “federasyonun nimetleri”nden söz etmeye başlıyor.
Bu “Kürt Federasyonu “propagandası”, daha günlerce, aylarca sürecek.
Buna emin olun!
Ta ki, toplumun bu konuda beyni yıkanıncaya kadar.
***
Bu konunun üzerinde önemle durmak gerekir.
Kemal Burkay, kim?
Türkiye’ye neden davet edildi?
Türkiye’de neden “önemli şahsiyet” muamelesi görüyor?
Abdullah Öcalan’dan farkı ne?
AKP, neyin peşinde?
***
Kemal Burkay, “Kürtçü” bir kişi.
Geçmişte ülkemizi bölme faaliyetlerinde bulunduğundan, cezalandırılacağını anlayınca, yurt dışına kaçmış.
31 yıldır İsveç’te yaşıyordu.
Türkiye’yi bölme gayretlerini orada sürdürüyordu…
Yani 31 yıl önceki Kemal Burkay’ın düşünceleri ile bugünkü Kemal Burkay’ın düşünceleri arasında hiçbir fark yok.
Kemal Burkay değişmemiş, ama Türkiye değişmiş.
Dün Türkiye’de “ülkeyi bölmek” suç, hem de büyük suç idi…
Günümüzde, AKP iktidarında ise ülkeyi bölmeye çalışmak artık suç değil.
Şimdi bu görüşüme AKP’liler yine kızacaklar.
“Ne demek ülkeyi bölmek suç olmaz mı?” diye.
Eğer “ülkeyi bölmeye çalışmak” AKP iktidarında suç kabul edilseydi, Başbakan Erdoğan, bölücü Kemal Burkay’ı Türkiye’ye davet etmezdi…
Kemal Burkay’ı havaalanında Vali Yardımcısı karşılamazdı…
Çünkü valilikler, illerde Cumhurbaşkanı’nın temsilcisidir.
Böylece Burkay, İstanbul’da cumhurbaşkanlığı makamı tarafından karşılanmış oldu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, Kemal Burkay’ın dönüşüyle ilgili söylediği şu sözlere bakar mısınız?
“Burkay’ı yurt dışında yaşamaya mahkum eden yok sayma, reddetme, inkar ve baskı politikaları, düşünce önündeki yasaklar, artık geçmişte kaldı. Ülkemiz bugün demokrasi çıtasını her geçen gün daha yukarılara taşımaktadır.”
Gördünüz mü?
Arınç’ın bu sözleri de, Türkiye’de “ülkeyi bölme çalışmalarının” suç olmadığını göstermiyor mu?
Muhtereme bakın!
“Demokrasinin çıtasını yükselttiğimiz için, ülkeyi bölmeye çalışmak artık suç değildir” demeye getiriyor.
Demek öyle…
İktidardakiler, her konuşmalarında kendilerini ele veriyorlar.
***
Başbakan Erdoğan’ın, Kemal Burkay’ı Türkiye’ye davet etmesinden benim anladığım şu:
İktidar, baktı ki, Türkiye’nin silah kullanılarak bölünmesinden çok ses çıkıyor…
Kemal Burkay’ı çağırarak, “Türkiye acaba silah kullanmadan nasıl bölünür?” sorusunun cevabını aramaya başladı.
Biliyorsunuz…
Yıllardır, Abdullah Öcalan “silahla”, Kemal Burkay ise “silahsız” ülkemizi bölmeye gayret ediyorlar.
Son gelişmelere göre, iktidar, Kemal Burkay’dan yana görünüyor.
Bakalım sonuç nasıl olacak?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR