Başımızın derdi ekonomi

MAKALEYİ DİNLE

Pazartesi sabahı telefonuma gelen ilk bildirim doların haftaya yükselişle başladığı oldu. Bismillah!

Saat 08.40…

Daha kimsenin afyonu patlamamış, haftanın ilk günü v.s. Doğrusu aklıma ilk gelen şey dış güçlerin üzerimizde psikolojik ve ekonomik harp yürüttüğü oldu. Bir saat sonra aklım başıma geldiğinde ise “Ne hale geldik, resmen paranoyak olmuşum. Aldığım her haberi dış güçlere bağlıyorum” diyerek kendi kendime söylenmeye başladım.

Peki, gerçek nedir?

Çok sevip saygı duyduğum, dünya ekonomisine karşı çok farklı bir bakış acısı olan İzmitli Ekonomi Profesörü Erinç Yeldan’ın bir yazısından alıntılarla bu soruya cevap bulmaya çalışacağım.

“Küresel ekonomide dünya çapında kriz yaşanıyor!”

Kişi başı gelirlerdeki artış 2009’dan bu yana ABD’de toplamda yüzde 5; Japonya’da yüzde 4.4; Avro bölgesinde ise sadece yüzde 0.3 oranında olmuş.

Veriler 2017 itibarıyla Amerika’da enflasyondan arındırılmış reel ücretlerin 1973’e göre sadece yüzde 10 artmış olduğunu söylüyormuş.

Nasıl, inanılır gibi değil değil mi?

Ekonomi Profesörü Yeldan, Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşesinde şöyle diyor; “Ücretlerdeki baskılanma, ücret maliyetine (artışına) dayalı enflasyonist baskıların hafifletilmesinde etkili. Bunun sonucunda da küresel enflasyon düşük düzeyde gerçekleşiyor.”

Düşük enflasyon ne getirir ne götürür diye bakarsak; düşük enflasyon temposu en büyük maliyet unsuru olan ücretleri baskıladığında kişi başı gelir azalmaktadır.

Gelir düzeyi düşük olduğunda ise malum, bu kez piyasada harcamalar kısıtlanmaktadır. Yani talep düşmekte ve para hareketi, alışveriş azalmaktadır.

Artmayan gelirlerin sistemin dengelerini etkilememesi ve ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilmesi içinse devreye borçlanma olanağı sokularak kapitalizm oyununun, oynanmaya devam edilmesi sağlanıyor.

Dünyamızda toplam özel sektör borcunun küresel gelire oranı 2017 itibarıyla yüzde 220’ye ulaştığı tespit edilmiş.

Yani, özel sektör, dünya mal ve hizmet üretim gelirlerinin iki misli fazlasına ulaşan bir borç batağındadır. Sizin anlayacağınız yiğidin sırtında kamçı vurulacak çok az yer kalmış.

Borçlanma, yatırıma değil de ithalata dayalı olduğu zaman yurtiçinde istihdam ve gelir yaratma kapasitesi tesadüfi olur. Çoğunlukla istihdam yaratmaz ve gelir dağılımındaki adaletsizliklerin derinleşmesi bir yana sosyal patlamaların, göç dalgalarının ve ırkçı söylemlerin zeminini oluşturur.

Çaresi nedir?

Geçmişte bu gibi durumlarda tek çare savaşlar olmuştur. Borçlar ödenemeyecek duruma geldiğinde kapitalizm alacağını tahsil etmek için ülkelerin topraklarına ve o toprakların zenginliklerine göz diker.

Sonunda çıkmaz yola girilir, ya egemenlik için savaşırsınız ya da esaret için teslim olursunuz.

Başka çaresi var mıdır?

Elbette vardır. Toplumsal ekonomik hedefler konulmalı, beyin göçü engellenmeli, ‘üretim, üretim ve üretim’, ‘teknoloji, teknoloji ve teknoloji’ denilerek toplum ikna edilmeli. Hedef odaklı çalışılmalı. Üretilen ürünler mutlaka ihraç edilmeli, ihracat için komşular ve dünya ile sulh edilmeli. İhracatçılara her türlü destek verilmeli ve her halükarda hedef döviz girişi olmalıdır.

Taşıt vergilerine zam yapmakla elde edilecek gelirin günü kurtarmaktan gayri hiç kimseye bir faydası yoktur. Bunu benim kadar ekonomi ve maliye bakanlığı da elbette biliyordur.

Ammaaaa, şu anda yöneticiler çıkış bulmak için koşturdukları ve iç politikada BEKA peşine düştükleri için yarınlarımız ekonomik olarak pek aydınlık görünmüyor. İşte ispatı; 2002 Ocak 1 dolar =1,44 TL / 2017 Kasım 1 dolar= 3,74 TL.

Bu gidişat, gidişat değil. Yakın da büyük sıkıntı yaşamaya başlayacak olan bir sürü iş adamı ve şirket olduğundan eminim.

 

Bugün ülkemiz için yeni bir gün

Bugün Türkiye’de yeni bir siyasi oluşum başlıyor. Sayın Meral Akşener’in liderliğinde  bugün kurulacak olan Merkez partiye şu ana kadar, yani daha kurulmadan gösterilen ilgi ve teveccühün çok fazla olduğu gözleniyor. Tüm kesimlerin ilgi gösterdiği bu hareketin programı ve hedefleri heyecan ile beklenmekte.

Umuyorum ki ülkemiz için hayırlı olur. Değerli hemşerimiz Sayın Akşener’e bu zorlu yolda başarılar diliyor, kutluyorum.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Haluk Ulusoy - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR