Dünya Barış Günü

MAKALEYİ DİNLE

21 Eylül bildiğiniz gibi Dünya Barış Günü olarak anılmakta ve kutlanmaktadır.

Egoist bireyler ve toplumlar her daim barışa darbe vurmuşlardır. İkinci Dünya Harbi Hitler ve gibilerinin acımasız, egoist, basiretsiz duygu ve düşünceleri yüzünden çıkmıştır. Bu kirli savaşta 50 milyonun üzerinde insan ölmüştür. Bu savaşın tahribatı yıllarca onarılmamıştır.

Bu kirli savaş sonrası 1 Eylül Dünya Barış Günü kabul edilmiştir.

Barışın anlamını ve önemini en iyi kavrayan, bilen Mustafa Kemal Atatürk’tür. Söz konusu vatan olmayınca savaş bir cinayettir diyor.

Barışmasını bilmeyenler savaşmasını da bilemez demiştir. Nitekim Yunanistan ile savaştan sonra Atatürk, Yunan Başbakanı Venizeleosla barış için masaya oturmuştur. Savaşın anlamsızlığı ve barışın önemine dair onlarca örnek verilebilir.

Bugün içinde bulunduğumuz iğneli coğrafyada ne yazık ki savaş hüküm sürmektedir. Irak ile İran arasında sekiz yıl birbirlerini yok etmeğe yönelik savaş sürdü. Her iki ülkenin halkı birbirlerini öldürdüler. Halkın refahına harcanması gereken milyarlarca dolarlar silah tüccarlarının kasalarını doldurdu. Neticede acı, gözyaşı ve yıkım yıllarca etkisini gösterdi. Hala izlerini silemediler.

Orta doğuya demokrasi ve barış getiriliyor adına Ortadoğu kan gölüne çevrildi.

Libya lideri Kaddafi öldürüldü. Libya’da bölünmeler, parçalanmalar, huzursuzluklar hala devam ediyor.

Irak kanayan yara durumundadır. Saddam öldürüldü. Irak üçe bölünmüş vaziyette olup her gün onlarca insan öldürülüyor. Terör örgütleri cirit atıyor. Ne olacağı da belli değildir.

Mısır’ın darbe sonrası durumu ortadadır. Özetlersek Ortadoğu da anlamsız, tutarsız ve ilkesiz savaş olanca hızı ile devam ediyor.

Türkiye’nin 800 kilometre sınır komşusu olan Suriye’de her gün onlarca insan silah ve bombalarla öldürülüyor. Suriyeliler canlarını kurtarmak için ülkelerini terk ediyorlar. Nitekim dört milyona yakın Suriyeliler ülkemize sığınmış bulunmaktadırlar. Ne kadar ihtimam gösterirsek gösterelim bu insanları mutlu etmek mümkün değildir. Suriye’de kim ve kimler ne için savaşıyor anlamakta zorluk çekiyoruz. Amerika, Suriye, İran ve Türkiye direkt olayların içindeler. Terör örgütleri cirit atıyor.

Rusya ve İran merkezi hükümeti Başar Esad için savaşıyor. Yani Esad’ın can simidi durumundalar.

Amerika PKK ve yan kuruluşlarını alenen destekliyor. İŞİD ile savaşının ana nedeni de bunun içindir. Türkiye uzun müddet aradan sonra açık şekilde İŞİD, PKK ve PYD ile savaşa girmiş durumdayız.

Yazanı belli olan bir satranç oynanıyor. Türkiye olarak terör örgütlerini kucağımızda bulduk. Burada Amerika’nın planı bir Kürt devletinin kurulmasını sağlamaktır. İkinci bir İsrail yaratmaya çalışılıyor.

Türkiye’deki 15 Temmuz başarısız darbesinde batı ülkeleri yani dost bildiğimiz ve dostlarımız Türkiye’yi yalnız bıraktılar.  Elli yıldır Türkiye’yi AB Avrupa Birliğine almayanlar ne yazık ki ne sözlerinde ne de davranışlarında samimi değildirler.

Amerika’nın buradaki plan ve projelerini komşu ülkelerimizle el birliği ile bozabiliriz. Irak, Suriye, İran ile açık kartlarla el birliği şart gibi görünüyor. Bu girişime de Rusya destek vereceğine inanılmaktadır.

Atatürk’ün çizdiği rota olan Yurtta Barış, Dünyada Barış Türkiye’nin kuruluş felsefesidir. Bu duygu ve düşünce ile barış hayata geçirilir.

Sözün sonu olarak hakiki anlamda gerçekleşecek Dünya Barış Günü’nün özlemi içindeyiz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR