Ramazan’da spor

MAKALEYİ DİNLE

Bu konu her Ramazan öncesi tartışılır. Gazeteciler, muhabirler ve medya mensupları hemen bir uzman aramaya başlar. Konuşma yapmak isteyen sayısı beklenenin aksine çok azdır. Hatta cesaret bile edemezler.

Eninde sonunda bu satırların yazarına gelirler ve bir soru sonrasında ikinciyi sormadan çekimler ya da röportaj sona erer. Çünkü, iş o kadar çok detaylıdır ki anlatırken başka bir soru akıllarına gelmez.

Şimdi sorusuz şekilde Oruç ve egzersizi kısaca tartışalım istiyorum: Çok profesyonel düzeyde spor yapanların oruç tutması tavsiye edilmiyor. Onlar yüksek performans sporcuları olduğu için antrenman programlarını harfiyen uygulamak zorundadırlar. Bu sporcular günde birkaç defa antrenman yapıyorlar. Çalışmalarda aşırı enerji tüketimi yanında dikkatli, dengeli ve düzenli bir beslenme önemli rol oynar. Burada denge sözcüğü çok önemlidir. Yüklenmeler ve diyette dengedir bu önemlilik..

Antrenmanlar,  içinde bulunulan yıllık planın periyotları gereği düzenlenir. Bu dönem bazı sporlar için ‘Geçiş Periyodu’ dur. Yüklenmelerin şiddeti düşüktür. Birkaç antrenman yerine ‘koruyucu idman’ diyebileceğimiz egzersizlerle değerlendirilir. Bunun anlamı sezonda kazanılan özelliklerin düzeyinin korunması ve geriye düşmemesidir. Dayanıklılık, kuvvet, sürat gibi motorsal özellikler, eğer antrenmanlara ara verilirse, ulaştıkları düzeyden aşağılara doğru inmektedirler. Bunu korumanın yolu günde en az 45 dakika civarında jogging denilen hafif şiddette koşuları uygulamaktır. Bunun yanında haftada bir kez en az 45 dk civarından genel kuvvet geliştirici egzersizlerdir.

Oruç tutulacak ve aynı zamanda egzersiz yapılacaksa, bunun için yine uzman önerisi dersek gündelik antrenman sayısı teke indirilir ve yüklenmelerdeki şiddet en az % 30 düşürülür. Antrenman süresi olarak 60 dakikayı geçmesi önerilmez. Günlük zaman diliminde ne zaman yapılır sorusu için ise akşam, iftar sonrası ama bu yemeğin üzerinden en az 3 saat geçtikten sonra antrenman uygulaması doğru cevaptır. Yaz günlerinde aşırı ısı ve yüksek sıvı gereksinimi nedeni ile su içilmesi önerilir.

Aşırı yükleme ve bununla ortaya çıkan terleme ile birlikte madensel tuz kaybı meydana gelir. Burada içilecek su ile birlikte içinde madensel tuzların bulunduğu sporcu içecekleri kullanılmalıdır. Bunun yanında içinde magnezyum, potasyum, sodyum gibi mineral ve çeşitli vitamin içeren meyveler de tavsiye edilir.

Özetlemek gerekirse, elit düzeyde yani profesyonelce yapılan sporlarda oruç tavsiye edilmiyor. Günlük spor yapanlar için günde bir kez ama iftar sonrası egzersiz öneriliyor. Olimpik sporcular eğer oruç tutuyorlarsa günde en fazla 2 kez ama yüklenme şiddeti oldukça düşük antrenman yapmalıdırlar. Burada birinci antrenman sabah 8-10 arası, ikinci antrenman iftar sonrası olmalıdır. Bazen iftar öncesi antrenman yapılıp ardından yemeğe geçilmesi önerilse de, önceki antrenman nedeni ile kaybedilen sıvının yerine konmadığı için egzersizler esnasında krampların girebileceği, sinir-kas sisteminin düzenli çalışmamasına yol açabilecektir.

Bunların yanı sıra, iftarda ve sahurdaki beslenme şekli önemlidir. Sporcuların, yaptıkları spora dönük çok özel bir diyetle beslenmeleri gereklidir. Gıdaların yağ, protein ve karbonhidrat oranları önemlidir. Günlük kalori miktarları ve bunların karşılanacağı yemekler diyet uzmanları gözetiminde belirlenmelidir. Egzersizle beraber beslenme ve bunun dönemlendirilmesi ayrı bir çalışma konusudur. Ama bu konu Ramazan’a gelirse çok daha önemli hale gelmektedir. Bu yüzden hem teknik adamlar, federasyonlar ve spor uzmanları ortaklaşa çalışarak sorunları birlikte çözmeyi planlamalıdırlar.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Yavuz Taşkıran - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR