Seminerin ardından

MAKALEYİ DİNLE

 

3 Haziran 2014 biz futbol emekçileri adına önemli bir gündü. Organizasyonu her zamanki gibi mükemmele yakın başarıyla yerine getiren Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD) Kocaeli Şube Başkanı değerli kardeşim Remzi Demirer ve ekibini canı yürekten kutluyorum. Ayrıca hayatta olan spor adamları adına seminerin adlandırılması da çok hoş düşünülmüş, tebrikler. Yılmaz Tuncel, Mustafa Özmet, Taner Develioğlu, Cengiz Dinar, Metin Şenses’e de şahsım adına bundan sonraki hayatlarında sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum.

Kendi adıma sitemde bulunmamı lütfen mazur görün! Futbol hayatını gözlerden uzak Erzurum Karagücü’nde 1960’lı yıllarda sürdürürken o yılların şahsım adına çok başarılı ve onur verici şekilde geçmesini bugüne değin bire bir arkadaşlarımla paylaşmadığıma da şimdi hayıflanıyorum. O yıllardaki heyecanı bu yazıyı kaleme alırken adeta yeniden yaşıyormuşçasına inanın heyecanlandım. Çünkü Erzurum Karagücü hep şampiyon, naçizane ben de o takımın en değerli forvetlerinden birisiydim. Kocaeli’de kendisinden şu anda haberim olmayan Talat kardeşimi de buradan anmadan geçemeyeceğim.

Sonraki yıllar Tuncay ve Kolordu futbol takımlarını çalıştırmakla görevlendirilmiş, Ordu Milli futbol takımında oynayan Altan Tetik’ler, Vural Yılmaz’lar, Altay’lı Necdet’ler (rahmetli olmuş) rabbim yardımcısı olsun, af ve mağfiretini ondan esirgemesin.

Bunları yazmamın nedenini siz okuyucular anlamışsınızdır. Lütfen kusuruma bakmayın, insanoğlu nefsine bazen kement atamıyor maalesef. O yıllarda Erzurum’un caddelerinde kasılmaktan yürüyemiyorduk! Bunları yazmam bir sitem değil, bir yerde de iz bırakabilmek adınadır.

Seminere gelince çok önemli bir işim olduğundan, öğlene kadar izleme, zaman zaman da müdahil olmama esile olan Cem hocaya ve değerli radyo program arkadaşın Prof. Dr. Yavuz Taşkıran hocama sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum benim dünya görüşümü, Fair Play adına fikirlerimi açıklamama neden oldukları için.

Şener Dal hocam, sen çok yaşa “Çocuklar biz bu evi soyamayız!  Çünkü içerde futbol konuşuyorlar” unutulmaz sözlerdi. O günler 1958’de başlayıp Erzurum’da yeşeren İzmit’te kendi halinde gençlere bir şeyler vermeye çalışan ve vakit saat gelinceye kadar bu manada geleceğe örnek olma mücadelesinde kalemiyle, yaşamıyla örnek olmak zorunda bir futbol adamıydı diyeler diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Elalem ne der değil, Allah ne der diye olayları analizlerle değerlendirmeli ve o yolda mücadele etmeliyiz diye düşünüyorum.

Necip Fazıl’ın deyimi ile “Sanat yalnız Allah’ı anlamakmış, gerisi yalnız çelik çomakmış.”

Gençliğin bu yönde eğitilmesi, onlara bu hasletlerle fırsat verilmesi en büyük dileğim.

Gerisi lafı güzaftır. Kalın sağlıcakla.

NOT: The Ness Otel’e de en içten tebrikler. Hizmetleri ve özellikle yemekleri harikaydı.

 

 

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Yılmaz Kırlı - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR